Güneş açtığında daha bir gram uyumamıştım. Balkondan içeri geçip taehyung un yatağının yanına oturdum.
"Bana bu kadar kötü davranırken seni tatlı bulmam normal mi?" Elimi saçlarının arasında gezdirip başına bir öpücük kondurdum.
Üstümdekileri çıkarıp banyoya doğru ilerledim. Suyun altında, kafamı duvara yaslayarak duruyordum.
Aklıma o kızın cansız bedeni geldikçe içim titremeden edemiyordum. Düşündükçe nefesim hızlanıyor, hızlandıkça daha çok düşünüyordum. Sıcak su bedenime vurdukça nefes alamaz hâle gelmiştim.
Duvarın dibine çöküp yere oturdum su hâla bedenime vuruyordu ve ben gittikçe nefes alamaz hâla geliyordum.
"Taehyung..." Sesim benim kulaklarıma bile ulaşmamışken onun beni hissedip kurtarmasını istiyordum.
Ya panik atağım tutmuştu yine yada tansiyonum düşmüştü. Duşa kabinin camlarına vurmaya çalışsamda kolum sanki kalkmıyordu. Son gücümü toplayıp yumruğumu duvara geçirdim.
"Jungkook..." gözlerim kapanıyordu ve nefes alamıyordum. Boğaz hırıltılarım ta dipten geliyordu.
"Jungkook cevap ver n'oluyor? 2 saatir içerdesin." O kadar olmuşmuydu... Konuşmaya çalışsamda kelimeler boğazımdan çıkmıyordu. Vücudumun yavaş yavaş titremeye başladığını hissedebiliyordum.
Camlara vurmaya devam ettim. Taehyung kapıyı açmaya çalıştığında kilitlediğim için giremedi.
" Kapıyı neden kilitliyorsun ki!!!" Omzuyla kapıyı tekme attığında çokda sağlam olmadığı için hemen açılmıştı.
"Siktir ne oluyor?" Yanına çöküp suyu kapatır sana tokat atar.
"Jungkook ne oldu? Cevap ver hadi!!"
"Benim ne yapmam gerekiyor seni sakinleştirmek için." Koşa koşa içeri gidip ikimizin telefonlarını getirdi. Kendi telefonundan müziği son ses açtığında ben kendimi iyice kaybetmeye devam ediyordum.
Benim telefonumu açıp j-hopeyi aradı.
"Jungkook panik atak krizi geçiriyor ne yapmam lazım?!" Sesi olduğundan daha korku dolu çıkıyordu. Birşeyler daha dedikten sonra telefonu kenara fırlatıp yüzümü avuçlarının içine aldı.
"Ben burdayım jungkook sakin ol." O benimle konuşmaya devam ettikçe benim nefesim düzene giriyordu.
"Sakin ol hiç birşey olmayacak."
"T-tae-taehyung..." sonunda kelimeler boğazımdan düşmüştü.
"Seni sakinleştirebileceğim bir şey söyle jungkook!" Bana iyice yaklaşmıştı. Gözlerine bakmaya çalışsamda ince dudakları dikkatimi dağıtıyordu.
Gözlerini, gözlerimden ayırıp yavaşca aşağı indirdi. Gözleri dudaklarımda dururken kalbimin yine hızlandığını hissettim.
" Bana o kadar pür dikkat bakma jungkook. Seni sakinleştireyim derken kendi kalbim hızlanıyor."