Hyunjin: lütfen öğrendiklerimin gerçek olmadığını söyle bana yıldızım
Felix: sana da günaydın sevgilim Ne öğrendin ne bileyim ya
Hyunjin: okuldan kaydını aldırmışsın Neden Yıldızım bölümün en başarılı öğrencisi sensin biliyorsun değil mi?
Felix: sevgilim şu an bu konuyu konuşmak istemiyorum Okuldan ne zaman geleceksin
Hyunjin: bugün geç kalıcam ne oldu ki
Felix: doktora gitmemiz gerekiyordu bugün
Hyunjin: eyvah ben onu nasıl unuttum bekle geliyorum
Felix: bekle... Gelme Ben giderim sevgilim Merak etme başıma bir şey gelmez Hatta her yaptığım şeyde sana mesaj atarım ve nasıl olduğumu öğrenmiş merak etmemiş olursun. Olur mu?
Hyunjin: offf bilmiyorum Seni tek başına bir yere gönderme fikri hiç iyi gelmiyor nedense
Felix: HYUNJİN 3 YAŞINDA DEĞİLİM BEN
Hyunjin: tamam ya kızma dersim olmasa arar ve her yaptığını dinlerdim ama dersim var. Dediğin gibi her yaptığın şeyi yazıyorsun bana
Felix: tamam sevgilim Seni seviyorum
Hyunjin: bende seni seviyorum yıldızım kendine dikkat et (13.56)
Felix: evden çıktım şu an (14.21)
Felix: otobüs durağında otobüs bekliyorum (14.26)
Felix: otobüse bindim (14.38)
Felix: kliniğin önünde indim ve içeri giriyorum şimdi çıkınca yazarım (15:03)
Hyunjin: sen çıkmadan sana yetişirim yıldızım
Yaklaşık bir saat sonra hyunjin'in dersleri bitmiş ve apar topar okuldan çıkıp doktorun kliğine doğru koşmuştu. Okul ile kliniğin arası yakındı.
Kliğine gelene kadar hiç dinlenmeden koşmuştu. Yıldızını görmek için can atıyordu. Gördüğü gibi ona sarılıp sımsıkı saracak.
Aklına bir anda takılmıştı. Felix bu aralar fazla kilo vermişti. Akşam yemeklerinide pek yemiyordu zaten. Hyunjin biraz bir şeyler yemesi için dışarı çıkarmaya kadar vermişti.
Kliğinin tam karşısına gelince dueup derin derin nefesler almaya başlamıştı. Tam o sırada Kliğinin kapısından yıldızının çıktıpını gördü. Bir kaç kere seslendi fakat kulağında kulaklık vardı ve hyunjin'i duymuyordu. Hyunjin karşıya geçeceği sırada arabaların geldiğini görüp durmuştu. Tekrardan yoldızına baktı. Etrafına bakmadan caddeye doğru yürüyordu.
Seslenmesine rağmen duymuyordu. Hyunjin onu kurtarmak için karşıya dopru koşmaya başlamış ve arabalar felix'e ulaşmadan onu durdırmayı başarmıştı. Eee tabiki yere düşmüşlerdi. Felix yaşadığı ani hareketten dolayı şok olmuş ve kulaklıklarını çıkarıp etrafına bakınmaya başlamıştı.
Hyunjin ise hızlıca ayağa kalkıp felix'e kızıyordu. "Neden önüne bakmıyorsun bir şey olabilirdi." bir anneyi andıran hareketleri ve ses tonu komikti ama felix düştüğü ve için ayağını burkmuştu.
"hey iyi misin bir şey olmadı değil mi." dedi hyunjin felix'i ayağa kaldırmaya çalışırken. "ayağımı burktum sanırım acıyor." dedi felix. Hyunjin dizleri sütüne çöküp sırtını yıldızına dönmüştü. "bin" komutunu vermiş ve yıldızının binmesini beklemişti.
Felix ilk baş biraz terddüt etsede yürümeye hali olmadıpo için sevgilisinin sırtına binmişti.
"küçük bir çocuktan farkın yok yıldızım." demiş ve kafasını sallamıştı hyunjin. Felix ise kıkırdıyordu. Oysa biraz önce hyunjin çok korkmuştu. Yıldızı elleri arasında kayıyordu. Artık emindi tek başına bir yere gitmesi iyi değildi.
🧡🧡🧡
Ya cidden övün beni ya 3 günde bir bölüm atıyorum hemde ikişer tane. Yarım saat arayla hemde.
Chase atlantic dinliyerek bölüm yazmak mı? Ben deliyim kabul.
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Bu fotoğrafa aşık oldum çünkü deniz kenerında olması tam bu kitaba göre oldupunun kanıtı. Felix denis kenarını çok seviyor gidip bunu kapak mı yapsam acaba söyleyin bana. Ona göre yapcam.
Bu arada ne ara barıştılar filan yazmayın. Hüzünlü şeyler yazmaktan için kıyıldı (yalan) hem kısa kıda bölümler olup çok bölüm olması kesinlikle tercihimdir neyse kapak fikrinizi söyleyin. Eper halledebilirsem bir kaç güne iki bölüm atarım yine