"Şşt! Bağırmasana annemleri uyandıracaksın gerizekalı!"
Abim önce ikimizi boylu boyunca süzdü, "Ne işi var bunun bu saatte burda?"
"Sana hesap mı vereceğiz?" diye yükseldim, "Annemlerin uyanmasını istiyorsun galiba?"
Ofladım, bu hiçbirimiz için iyi olmazdı, özellikle Jungkook için.
"Jungkook bana birkaç kitap getirdi ve burnu kanadığından banyoyu kullandı bu kadar. Çık şimdi."
Kaşlarını kaldırıp "İyi misin?" diye sordu Jungkook'a, o ise sadece başını sallamayı tercih etti.
"Kapıyı açık bırakın." deyip parmağını bize doğru salladıktan sonra artist gibi yürüyüp odasına gitti, tam bir aptaldı cidden.
"Gitsem iyi olur."
Onunla beraber merdivenlerden inerken üzerine giyindiği şey ile kanının nasıl donmadığını merak ettim, nasıl böyle ince giyiniyordu bu havada?
Sessizce dış kapıyı açıp dışarı çıktığında ben de onun ayakkabılarını giyindiği süreyi portmantoda üzerine olacak bir hırka aramakla geçirdim. Şansına abimin birkaç hırkası burada asılıydı.
"Yoora-"
"Bunu giyin." dedim lafı ağzına tıkarak, "Üşümüyorum."
"Üşüyorsun sadece farkında değilsin, giyin şunu." dedikten sonra hırkayı ona doğru fırlatıp giyinmesini bekledim.
"Bu akşam için-"
"Teşekkür etmene gerek yok."
"Pekala," deyip elini ensesine attı, "İyi miyiz o zaman?"
"İyiyiz."
...
Ertesi gün hava cıvıl cıvıldı, öyle ki ben de buna uyum sağlamak adına okul eteğimi giyinmiş ve renkli bir süveter ile kombinlemiştim.
Gözüm yine allığa takılsa da omuzlarımı silkip çantamı elime aldım ve kahvaltıya indim, annemler çoktan çıkmış olmalılardı ama kahvaltı sofrası hazırdı.
Okula yürüyerek gideceğimden hızlıca bir şeyler atıştırıp dişlerimi fırçaladım, çok vakit kaybetmeden de kulaklıklarımı takıp okulun yolunu tuttum.
Öğle arasına kadar her şey aynıydı, ama yemekhaneye gitmek için zemin kata indiğimde bir hareketlilik olduğunu fark etmem uzun sürmemişti.
"Yine mi bir veli geldi?" dedi tahminimce alt sınıflardan biri, "Okulun da geleni gideni eksik olmuyor."
Gözlerimi kısıp park edilen arabaya baktım, maddi durumları oldukça iyi olmalıydı. Şu an her ne kadar diğerleri ile birlikte kapıdan girecek olan kişiyi beklediğime inanamasam da olası bir sorunda araya giren yine ben olacağımdan istifimi bozmadım.
Ama arabadan çıkan kişi bir veli değildi, bu okulun tek sahibi olan Bay Lee'nin ta kendisiydi. Ben birkaç telefon konuşmasıyla bu konuyu halledeceğini düşünürken o en kısa sürede buraya gelmişti yani öyle mi? Okula epey değer veriyordu.
"Veli mi bu?"
İçeri girene kadar onları bekledim, bir Koreli bir de yabancı uyruklu adam ile birlikte etrafı süzerek içeri girdiler. Boğazımı temizleyip onları karşılamanın doğru olacağında karar kıldım, zaten yavaş yürüdüklerinden kalabalığı yarıp karşılarına geçtim, Bay Lee beni görür görmez kaşlarını kaldırıp şaşırır gibi oldu, sonra gülümseyip uzattığım elimi sıktı, "Hoşgeldiniz efendim." dedikten sonra diğerlerinin de ellerini sıktım.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
mirrorball ~ jjk
Fanfiction+454875: Üst dönemlerden Jungkook var ya +454875: Araba kazası yapmış +454875: Durumu ağırmış
