Vol 13

2.7K 278 311
                                        

Güzelce biten bir gecenin ardından sabah olmuştu. Ne ara uyuyup ne ara uyandığımızı dahi anlayamamış olmamıza rağmen çok güzel bir uyku çekmiştim.

Aklım hala hastanede ki çocukta olsa da, olayın saçmalığı ciddiye almamı engelliyordu. Minho'nun beni ne kadar sevdiği ortadaydı.

Şimdi ise hala uyuyan sevgilimin yan profilini izliyordum.

Ben saat sekizde, o ise saat dokuzda çıkacaktı evden ve artık uyanmamız gerekiyordu.

Jisung—"Minho, uyan hadi kahvaltı edeceğiz." Uykusu çok ağır olmadığı için sadece dürtmem bile yeterliydi.

Genişçe esnedikten sonra gözlerini arayıp bir dakika boyunca suratıma kitlenmiş gibi davranan sevgilimi tekrar dürtmüştüm.

Jisung—"Bakma öyle alık alık, kalk hadi."

Minho—"Sana da günaydın sevgilim." Uyandığı zaman çıkan o çatallı sese de düşmezsin be Jisung.

Jisung—"Günaydın sevgilim de uyan artık hadi."

Minho—"Öpücük." Gözlerini kapatıp dudaklarını öne getirdiğinde sadece gülmüş ve günaydın öpücüğümü verip yataktan kalkmıştım.

Jisung—"Artık kalkarsın diye düşünüyorum."

Minho—"Buna öpücük mü diyorsun sen?" Öpücüğü nereden vermek istiyordu acaba.

Jisung—"Ana diyorum Minho, uyan diyorum, hadi diyorum."

Minho—"Tamam be, kalkıyorum." Bana ters ters bakan gence karşı sadece gülmüş ardından odadan çıkmıştım. Sooyoung abla çoktan kalkmış kahvaltı hazırlıyordu.

Dün akşamdan dolayı ona çok yaklaşamamam gerekse de, dayanamamış ve gidip sarılmıştım. Şu küçücük dünyamda sahip olduğum en değerli şeylerden biri de oydu, küs kalamazdık.

Jisung—"Yardım edilecek bir şey var mı?"

Sooyoung—"Evet, aklını başına alarak kendine ve bana büyük bir yardımda bulunmuş olursun."

Jisung—"Tamam yapacağım, söz veriyorum." Bana göz ucuyla bakıp iç çektiğinde kendi halime üzülmüştüm.

Yani altı üstü sevgilim sanıp dövdüğüm kişi yoğun bakımda ölüm kalım mücadelesi veriyordu ve ona bir şey olursa hapse girecektim.

Ne kadar büyütüyorlar olayı.

Sooyoung—"Kalktı mı diğer gerizekalı?"

Minho—"Kalktım anneciğim." Ne ara mutfağa girdiğini bilmediğim sevgilimin yanına adımladım.

Sooyoung—"İyi, oturun yemeğinizi yiyin ardından okula bırakacağım sizi."

Minho—"Niye ki? Biz kendimiz gidiyoruz zaten." Sooyoung abla Minho'ya öyle bir bakıyordu ki, ben korkmuştum.

Sooyoung—"İlk önce hastaneye ardından karakola gitmem lazım o yüzden sizinle beraber çıkacağım Minho bey, ne oldu, gelemez miyim?"

Minho—"Bir şey mi dedim? Tamam suçluyum anladım ama yeter artık, her şeyi bana yüklemeyi ve şu şekilde bakmayı bırak."

Sooyoung—"Fikrini sorduğumda tekrar söyle olur mu? Zira şu an en çok senin fikrine ihtiyacım yok."

Evet, Minho her an patlayabilirdi ama patlamadı.

O sözün ardından büyük bir sessizlik oluşmuş, sonrasında ise Sooyoung abla konu hakkında baya bir konuşmuştu. Neler yapacağımızı hangi durumda ne olacağını vesaire anlatmıştı.

ANGEL/MİNSUNGBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin