Vol 14

2.3K 269 162
                                        

Yaklaşık yarım saat geçmiti ve 

Wooyoung şimdiden batmış hissediyordu.

Jisung ve Minho ise çok iyi anlamıştı, San kendini herhangi bir şey için suçladığından falan değil, sırf Wooyoung'u ezebilmek için bu buluşmayı ayarlamıştı.

Minho—"Yemeğe mi dönsek acaba San, ne dersin?"

Wooyoung—"Yok yok bırakın döksün içindekileri, ne kindarmışsın be." Aslında San hissettiği bu kırgınlık konusunda haklıydı. Wooyoung'u çok sevmişti ama Woo ona karşılık vermek yerine kullanıp bir kenara atmıştı.

San—"Sana karşı iyi veya kötü herhangi bir duygum olamaz, kimsin sen?"

Jisung—"Minho, hatırlıyor musun? En son aramızda böyle bir konuşma geçtiğinde ertesi gün sevişmiştik."

Minho ilk zamanlarını hatırlayıp gülmüştü.

Wooyoung—"Bizde mi sevişeceğiz?"

San—"Aynen." San göz devirip ciddi mi diye düşünmüştü.

Wooyoung—"Ama niye söylemediniz bunu bana? Hazırlanırdım." Evet, Wooyoung maldı.

Jisung—"Jartiyer mi giyerdin napardın mesela?" Evet, masadaki herkes şu an bunu düşünüyordu.

Wooyoung—"Yani her türlü hazırlanırdım işte, niye söylemiyorsun."

San—"Wooyoung biz niye sevişelim ne alaka?"

Wooyoung—"Niye sevişemiyoruz onu anlamadım?"

San—"Mal mısın yoksa fazla mı azgınsın onu anlamaya çalışıyorum şu anda." Gözlerini kısmış, Wooyoung'a bakarken konuşmuştu, gerçekten düşünüyordu.

Wooyoung—"Benim beynim yandı sanırım, kapatalım konuyu."

San—"Tek taraflı olunca kapanmıyor konu, belki ben konuyu kapatmak istemiyorum?"

Wooyoung—"İstemiyor musun?"

San—"Kapatalım konuyu." Wooyoung'u gülümsetmişti bu konuşma, oldukça amaçsız bir konuşma olmuştu.

Jisung—"Bizbirinize öyle bakmayı bırakın ve yiyin yemeklerinizi." Jisung sayesinde yemeklerin farkına varmıştı ikili. Ne ara garson yemeği getirdi onu bile anlamamışlardı.

Minho—"Bir ara siz ikinizi bir araya getirmemeliymişiz onu öğrendik."

San—"Onu bizde öğrendik." San'ın en çok bu lafı herhalde dokunmuştu Wooyoung'a. Oysa ki San o kadar umursamaz bir tonda söylemişti ki, Wooyoung ben niye umursuyorum diye düşündü.

Elindeki çatalı tabağa indirdi geri. Birkaç saniye baktı San'ın yüzüne.

Şimdi düşününce çok pişman oluyordu. Madem böyle ayrılacaktı neden bu ilişkiyi kabul etti? Aldatılmanın nasıl bir şey olduğunu öğrenmişti, fazlasıyla anlıyordu San'ı ve gerçekten üzülüyordu.

Başlarda bu üzüntüyü çok hissetmese de, San'ı ve Yeosang'ı kıyasladığında açık ara San geliyordu fakat o Yeosang'ı San'a değişmişti.

Bilerek isteyerek yakmıştı canını. O zamandan beri yüzüne dahi bakmıyordu San. Böyle konuşması iyi bir şey miydi? Kimsenin bir fikri yoktu.

San—"Yemekten sonra hastaneye gidip bir kontrol edelim."

Jisung—"Başıma bir şey gelirse seni mahvederim bilmiş ol."

San—"Bence senin suçunda var ama bir şey demeyeceğim." Ortalığı karıştıran San'dı sonuçta, o da kötü bir şey olsun istemiyordu.

San—"Bu arada temiz iç çamaşırı getiririm ben sana."

Minho—Sen önce kendi boklarını temizle. Okulda ağzına sıçmadığın kişi kalmadı, benim sevgilimin başını da yakacaksın."

San—"Senin sevgilin başının yanması için yol arıyormuş."

Wooyoung—"Özür dilemek için çağırıyorsun ve tavrına bak. Bence bu durumda sürekli laf sokmak yerine bir şeyleri düzeltmeye çalış."

San ona fikir veren kişiye önce bir göz ucuyla bakmış sonra daha da gıcık olsun diye yarın ağız gülmüştü.

San—"Peki çok sayın danışman hazretleri, senden o gereksiz ve beş para etmez fikirlerini istemediğim sürece verme. Laf kirliliği oluşturuyorsun."

Wooyoung—"Bende senin bu saçma sapan fikrini duymak istedim mi acaba?"

San—"Kapatabilirsin kulaklarını veya Yeosang'ın yanına gidebilirsin o kapatır kulaklarını gözlerini, ah bir de algılarını da kapatabilir."

Wooyoung bıkkınlıkla verdi nefesini. Karşındakinin gözlerine bakıyordu, ikisi de kendini zorluyordu bunun için.

Wooyoung—"Ne ara bu kadar kırıcı bir şerefsiz oldun?"

San—"Kırıcı ve şerefsizleri sevdiğini öğrendiğimden beri böyleyim."

Evet bu laf karşısında Jisung ve Minho bile iç çekmiş, Wooyoung ise hiçbir şey diyemeden başı gözlerini yemeğine çevirmişti.

.

.

.

Yaklaşık yarım saatin ardından kalkmışlardı.

Planları yürüyerek hastaneye gitmek ve bu arada da sohbet etmekti.

San, MinSung ikilisi ile arayı düzelmişti. Wooyoung'un ise kafasını duvarlara sürtmek ile sarıp sarmalamak arasında gidip geliyordu.

Wooyoung'un gözlerinde o üzüntüyü görüyordu ama bu yeterli değildi, San'ın körelen duygularını tatmin etmeye daha fazlası gerekecekti.

---------------------

Merhaba gençler nasılsınız bakalım? Kısa ama dolu dolu bir bölüm, hani iki arada bir derece yazıp atıyorum yanlışlarım varsa affola.

Boool WooSan'lı bir bölüm oldu bu arada. Bakalım diğer bölümlerde ne olacak umarım zevkle okursunuz.

Angel Minsung ve benimle kalın, sizi çok seviyorum oy ve yorumlarınızı bekliyorum. Görüşmek üzereeee.

 Görüşmek üzereeee

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
ANGEL/MİNSUNGBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin