Renjun eve çıktığında kendini karşılayan uyumamış bir Chenle beklemiyordu dese yalan olurdu, çünkü bekliyordu. Kaçamazdı da. Hızlıca üstünü değişip geleceğini söyleyip odasına geçti ve değiştiğinde yanına geldi. Oturduğunda her şeyi heyecanlı bir şekilde anlatmaya başladı. Chenle, Renjun'in anlatmayı bitirdiğine emin olduğunda konuştu.
''Gayet güzel bir gün geçirmişsin ama planlarına n'oldu? Hani ailesine rezil edecektin Jaemin'i?''
Renjun gözlerini kaçırdı, evet öyle yapacaktı ve bunu unutmuştu.
''Ailesi iyi insanlardı hem daha koskoca 6 ay var yaparım bir ara.''
Chenle inanmış gibi başını salladı.
''İnanıyorum, yaparsın kesin. Ben uyumaya gidiyorum, eh malum yarın işe gideceğim.'' Renjun'in yanağına sulu bir şekilde öpüp 'iyi geceler' dedikten sonra odasına geçti gülerek. Renjun hala kabul etmiyordu, etse bile dışarıya söylememekte kararlıydı Chenle böyle düşündü. Renjun, dışarıya söylememekte kararlıydı Chenle bu konu da haklıydı.
Renjun, yatmak için odasına gidecekti ki telefonuna gelen mesaj dikkatini çekmişti. Mesaj Jaemin'dendi müsait olduğunda onu aramasını söylüyordu. Saat gecenin 2'siydi ve bu saatte araması doğru muydu, uyuyor olabilirdi sonuçta. Rahatsız etmemek için ilk önce "uyuyor musun" diye mesaj attı ama telefonunun çalmasıyla uyumadığını anlaması da uzun sürmedi. Telefonunu açıp odasına geçti.
"Hey, sorun mu var? Saat gecenin 2'si."
Jaemin, Renjun'in şirin ama meraklı yüzünü görünce gülümsedi.
"Hayır, sadece eve geldiğimi ve kuzeninin sorgusundan rahatça kurtuldun mu diye merak ettiğim için konuşmak istedim."
Rahatlamış bir şekilde Renjun nefes verdi.
''Bugün için teşekkür ederim, çok güzel bir gün geçirdim.''
''Emin ol, ailemde aynı şeyi düşünüyor.''
Renjun hafifçe gülümsedi. Ne diyeceğini bilememişti aslında biraz da utanmıştı. Jaemin, Renjun'in bu halini anlayıp konuyu değiştirdi.
''Uyumayacak mısın?''
''Uyumalıyım, sen de uyumalısın. İyi geceler''
''İyi geceler Renjun.'' dedikten sonra Jaemin telefonu kapattı.
Bomboş bir pazar günü geçti ikisi içinde pazartesi olsun istiyordu ikisi de, birbirlerini özlemişlerdi.
----------------
Sonunda pazartesi akşamı geldiğinde Jaemin galerinin önünden arabasından indi. Ona doğru gelen Renjun'i görünce gülümsedi. Renjun'in gelir gelmez kollarının arasına girmesiyle Jaemin de vakit kaybetmeden sarıldı. Renjun'in de Jaemin'in de kalpleri fazlasıyla hızlı atıyordu, ikisi de kalp atışlarını duyulmamasını istediği için hemen ayrıldı ve Jaemin Renjun'e kapıyı açtı binmesi için. Yerlerine yerleştiklerinde Jaemin arabayı sürdü. Geldiklerinde cam kenarına geçtiler ve siparişlerini verdiklerinde ikili konuşmaya başladı. Yemekleri gelmiş ve düzgün bir akşam geçirmişlerdi. İkisi de yemekten sonra lunaparka gitmeye karar verdi. Eğlenceli olan akşamlarına devam etmek istiyorlardı. Ne kadar mümkün olursa.
Lunaparka geldiklerinde Renjun'in birkaç oyuncağa bindikten sonra ismini söylemişti biri. Bu kişinin eski sevgilisi Lui Yangyang olması Renjun'in moralini bozmuştu. Renjun görmezden gelmeye çalışsa da yanına gelenle durmak zorunda kalmıştı. Huzur istiyordu artık.
''Ne var Yangyang?''
''Yanındaki Na Jaemin mi? Wow Kore'nin en zengin insanını ayartmışsın. Senden de bu beklenirdi.''
Yangyang'ın böyle konuşması Renjun'in sinirlerini germişti sakin olmaya çalışsa da başaramamıştı. Sevdiği çocuğun yanında böyle konuşulması herkesin sinirlerini bozardı. Renjun, kendini tutamadığı için gücünün yettiği kadarıyla Yangyang'a vurmaya başladı. Jaemin, onu tutarak kendine çekti. Yangyang'ın ağzı burnu kan içinde ve yerde yatar haldeydi.
Yangyang'ı kendi haline bırakarak gecelerini burada sonlandırdılar. Jaemin, Renjun'i arabaya oturttuğunda Renjun'in kana bulanan ellerini temizledi. Görünürde yara falan yoktu. Sadece sakinleşmesini bekliyordu. Renjun'in kemerini takarak kendi yerine geçti ve arabayı sahile doğru sürmeye başladı. Geldiklerinde Renjun'in ağzından sadece özür dilerim cümlesi çıktı.
Jaemin, bir şey demedi haklı bir sebebi vardı ve zaten kendi dövmeseydi Jaemin dövecekti. Jaemin arabadan inip Renjun'in tarafına geçti ve beraber sahile ilerlediler, kumlara oturduklarında Renjun'in konuşmasını bekledi. O konuşana kadar bir şey demeyecekti. Anlatması içinde zorlamayacaktı zaten. Renjun sakinleştiğine inandığında konuşmaya başladı.
''Üniversite de sevgilimdi Yangyang ya da ben öyle sanıyordum. Neyse üniversite de biz yaptıklarımızı sergiliyorduk. Yangyang da bana demişti ki ünlü bir iş adamı seni stajyer olarak işe alacakmış, akşam görüşmeye bekliyor. Ben de hiç sorgulamadım sevgilim diye inandım. Adresi verdi bana güya ona hocamız vermiş adresi o akşam gittim ben de. Görüştüm adamla bana ahlaksız teklifler etmeye başladı, ben de hemen oradan çıktım. Zor kurtardım kendimi... Bunu ertesi gün Yangyang'a sormaya gittiğimde bana oynanmış ses kayıtlarıyla geldi ve bana dedi ki sergiden çekileceksin. Benden sonra Ten diye biri vardı, kuzenlermiş. Üniversite de 1.ydim o ise 2. sırf kuzeni beni yensin diye bana oyun oynamışlar. Onun yüzünden hayatım mahvoldu. O günden sonra da bana çeşitli iftiralar atmaya devam etti, mezun olana kadar. Şimdi de burada atıyor.''
Renjun cümlesini bitirdiğinde Jaemin'e bakamadı. Onun yanında bunların açığa çıkması canını sıkmış ve utandırmıştı. Jaemin cevap vermeden Renjun'e sarıldı iyi hissetmesini istiyordu. İğrenç insanlarla tanıştığında hayata nasıl küstüğünün farkındaydı. Belki de saatlerce öyle kaldılar. Gitmelerini anlayan şey vücutlarına çarpan rüzgardı. İkisinin de vücudu titremişti, oradan kalktıklarında Jaemin Renjun'i evine bırakıp evine geçti.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
GAME VS LOVE // RENMİN
FanfictionHer yerde dolaşan haberlerimi görmüşsündür ve ailem evlenmemi istiyor. O yüzden sadece 6 aylığına sevgilim olmalısın.