15.BÖLÜM

27 1 0
                                    

Evet, sinirle de olsa Jaemin, onu sevdiğini itiraf etmişti ve şu an olay çok farklı bir yere kaymıştı. Vereceği tepkiden korkuyordu sonuçta ''ben de seni seviyorum'' deyip ona sarılmasını beklemiyordu, böyle bir tepki imkansızdı. Dakikalar geçti belki de saatler zamanı idrak edemiyordu Jaemin. Renjun donmuş bir şekilde ona bakıyordu. Sonunda kendine geldiğinde derin bir nefes alıp verdi Renjun. 

''Şimdi sen beni seviyorsun doğru mu anladım?''

''Evet, seni seviyorum. Her şeyden çok seviyorum Huang Renjun. Tanıştığımız ilk ayda senden hoşlanmaya başladım ve zamanla sana aşık oldum ben. Seni her şeyden çok seviyorum ben.'' 

Renjun tekrar tekrar Jaemin'in onu sevdiğini söylemesini beklemiyordu. Ne yapacağını, ne cevap vereceğini bilmiyordu. Jaemin'i sevdiğini biliyordu kendine de itiraf etmişti bu ama şu an onu sevdiğini söylemesi uygun muydu? Renjun tepe taklak olmuştu. Nereden nereye gelmişlerdi ama Jaemin cevap bekliyordu.

''Bir şey demeyecek misin?''

Demesi gerekiyordu en azından onu sevdiğini söylemeli ya da reddetmeliydi. Jaemin'e her şeyden herkesten çok güveniyordu ve onu sevdiğini etraf edecekti. Tüm cesaretini topladı ve kalbinden geçenleri söylemeye başladı.

''Ben de seni seviyorum, aşığım. Senden çok sonra senden hoşlanmaya başlasam da çok geçmeden sana aşık oldum ben.''

Jaemin bunu beklemiyordu. Nasıl bekleyebilirdi ki? Renjun buna o kadar şey demişti. Kendini toparlayıp Renjun'e sımsıkı sarıldı. Önlerinde mutlu bir gelecek bekliyordu aslında ve o ikisi çok mutlu olacaklarına emindi.

Birbirlerini esen rüzgarın vücutlarına değmesiyle bıraktılar. İkisi de birbirlerinin elini tutmuş Renjun'in evine gidiyorlardı. Eve geldiklerinde kapı da fazladan bir çift ayakkabı gördüklerinde aceleyle içeri girdiler. Chenle'nun başında bekleyen bir Jisung görmeyi kimse beklemiyordu. Sahi bunlar ne zaman tanışmıştı?

Chenle'nun boş günlerinden biriydi ve o kaybolmuştu. Yıllardır yaşadığı adı gibi bildiği ülke de kaybolmuştu ama kaderdi ya bu kaybolmak seni hayatının aşkıyla tanıştırabilirdi. İşte bu yüzden Chenle saatlerce oturduğu kafe de Jisung ile karşılaşmış ve oradan kalkmadan kafe kapanana kadar yiyebileceği ve içebileceği her şeyi sipariş etmişti sonra da cebindeki para yetmediği için bulaşıkçılık yapmıştı ama bunun sonucunda da Jisung ile tüm gün orada yalnız kalıp konuşma fırsatı bulmuştu. İşte böylelikle ilk arkadaş olmuşardı daha sonra da sevgili. 

Chenle kendine gelmiş ve olanları oradaki RenMin çiftine anlatmıştı. Sevgili olduklarını söylerken Jisung'un gözlerinin içine bakıyor ve gülümsüyordu. Tebrik etmişti RenMin ikilisi onları ve kendilerinin de bu sefer gerçekten sevgili olduğunu söylemişlerdi. Onlar da tebrik almış ve odadan ayrılıp ChenSung ikilisini rahat bırakmışlardı. Renjun'un odasına geçtiklerinde  Jaemin kendi resmi olan tabloyu görmüş ve soran gözlerle Renjun'e bakmıştı. 

Renjun, Jaemin yanına oturduğunda anlatmaya başladı. 6 ay sonra tabloyu ona verip  gideceğini onu başkasıyla görmeye devam edemeyeceğini falan ama şimdi gitmeyecekti. Gitmesi için bir gerekçesi yoktu çünkü. Ömür boyu Jaemin'le yaşayabilirdi belki de öyle olurdu kim bilir? 

''Ama gitmeyeceksin değil mi?''

''Gitmeyeceğim ama o tabloyu sana vermek istiyorum. Senin için yapmıştım zaten.''

''

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
GAME VS LOVE // RENMİNHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin