Jaemin için bugün zor bir gün olacaktı. Sabah uyanmış ve abisi de dahil herkesi sabah kahvaltısında görünce bunu anlamıştı. Kendi zaten kahvaltı yapmazdı ama abisini de sofra da görünce oturmak zorunda olduğunu anlamıştı. Oturmak hiç içinden gelmiyordu ama.
"Günaydın sevgili aile üyelerim."
Sandalyesini çekip oturduğunda herkesin günaydın demesiyle babası söze başlamıştı.
"Abin ve Taeyong ile karşılaşmışsın barda." Evet, her zaman ki gibi abisi onu ispiyonlamıştı. Ailesi zaten biliyordu ama Jaemin ile uğraşmak hoşlarına gidiyordu ve zaten asıl mesele bu değildi. Jaemin'in evlilik meselesi vardı.
Jaemin, göz devirdi abisine ve babasına baktı.
"Evet, öyle oldu. Zaten bildiğiniz şeyler değil mi? Asıl meseleye gelebilir miyiz?"
Ne yalan söylemekle uğraşabilirdi ne de başka bir şeyle yalan söylese de inanmayacaklardı neden uğraşsındı ki?
Babası gülüp başıyla onayladı. "Senin evliliğin, abinin 3 ay sonra ki düğününe yalnız gelmeyeceksin değil mi? Biliyorsun ki 10 gün geçti ve 1 ayın dolmasına 20 günün kaldı."
"Gelmeyeceğim, merak etmeyin. Bittiyse kalkıyorum ben. Malum personel gibi çalıştığımdan işe geç kalmak istemem."
Babası başıyla onayladığında Jaemin sofradan kalktı ve bir şey demeden oradan uzaklaştı. Şirkete gidip 1-2 saat kafa dinlemek istiyordu. Çoğunlukla sabahları boş olurdu. Şirkette olduğu sürece ne yaptığı önemli değildi. Babası bir şekilde disiplinli biri olmasını istiyordu ve bunun aile kurduğunda işe yarayacağını da düşünüyordu. Babasının atladığı bir şey vardı Jaemin hiçbir zaman sorumluluk sahibi biri olmamıştı. Ondan disiplinli biri olmasını beklemesi saçmalıktı.
Şirkete geldiğinde çalışanların selamını alıp odasına geçti ve sekreterinden bugünün planını okumasını istedi. Bugün işi şirket dışındaydı ve şirketin dışında olmak ona iyi gelecekti. En azından akşama kadar. Zamanı geldiğinde şirketten çıkmış ve yeni açacakları yerlerin başında olmaya gidiyordu. Ceo'nun açılışta olmaması saçma olurdu.
Her şey bittiğinde Jaemin saate baktı. Saat çoktan 19:30 olmuştu ve buluşmaya geç kalacaktı. Eğer geç kalıpta görüşemezlerse yarın şirkette olacakları düşünemiyordu. Arabasına binip buluşacakları yere doğru sürdü. Tek dileği zamanında orada olmaktı. Geldiğinde arabasını park edip indi. Saate baktığında saatin tam sekiz olduğunu gördü. Bankta oturan etraftaki ışıklar sayesinde bir siluet gördüğünde o olduğunu düşündü ve o tarafa doğru ilerledi, yanına geldiğinde seslendi ve Chenle'nun oturduğu yerden ona vurması bir olmuştu. Jaemin ne olduğunu anlamadan yere düştü. Chenle'ya göre hak etmişti. Sinirli bakışlarla ona bakıyordu. Kuzenini üzmesi, ona eskileri hatırlatacak olması daha fazla sinirlendiriyordu.
Jaemin sonunda ayağa kalkmasıyla elini vurduğu yere götürdü. Kaşına vurmuştu ve patlattığını anlamıştı. Jaemin ona vurmak istese de neden yaptığını biliyordu ve suçunu da kabul etmişti zaten. Renjun'e saçma sapan bir istekte bulunmuştu ama mecburdu.
''İlk önce beni dinlemelisin, Chenle. Dediklerimin mantıklı bir açıklaması var. Kuzenin de tokat atarak gitti zaten, hiçbir şey açıklayamadım.''
''Dinleyeceğim sonra da seni hastanelik edene kadar döveceğim. Belki ertesi günde manşet olursun. Emin ol yaptığın tekliften sonra bunu yapmaktan hiç çekinmem. Evet, anlat.''
Jaemin anlamıştı, kurtuluşu yoktu bu çocuktan ve kim olduğunu aşırı derece de merak ediyordu. Eğer basit bir kafe çalışanı olsa böyle tehditler yapamazdı diye düşündü Jaemin.
'' Bak ben haftanın her günü işten çıkıp bara gidiyorum ve ailemde her gün basına bunlar yansımasın diye haberleri durdurmaya çalışıyor ki başarıyor da en azından çoğu zaman. Bardan yalnız da çıkmıyorum bir erkekle çıkıyorum...''durup Chenle'ya baktı ve yüzünün sinirden kasıldığını ellerini yumruk yapıp sıktığını gördü. Aklına türlü türlü düşünceler de gelmiş olduğuna emindi ama Renjun'i öyle bir şeye alet etmeyecekti.
''... ve ailem bunları engellemek için evlenmemi istiyor, benim ise evlenmek gibi bir planım yok, sadece Renjun ile aileme küçük bir oyun oynamak istemiştim. 6 ay kadar sonra aramızdaki her şey bitecekti sadece vereceğim iş dışında. Chenle, kuzeninle oynamak gibi bir düşüncem asla olmadı, olmazda ama durum bu.''
Chenle, ellerini serbest bıraktı ve yüzünü de. İkna olmuş sayılırdı ama yine de kuzenine yaklaşmasına izin veremezdi. Böyle bir şey yapmayacaktı.
'' Her neyse kuzenimden uzak dur, onu böyle saçma sapan olaylara karıştıramazsın. Yanında bile görmeyeyim seni yoksa pişman olursun, Na Jaemin.'' son sözleri bunlardı Chenle'nun, oradan uzaklaşıp evine gitti. Zili çaldığında kapıda kendini karşılayan Renjun'e gülümsedi ve içeri geçti.
Jaemin ise biraz daha orada oturup etrafı izledi ve daha sonra arabasına binip gitti. Evine geldiğinde odasına çıktı ve ayna da yüzüne baktı, gözleri kaşıyla buluşurken kuruduğunu fark etti, banyodan gerekli olan malzemeleri alıp kaşına pansuman yaptı ve yarabandı yapıştırıp pijamalarını giydikten sonra yatağına yatıp bugünü düşünecekti fakat telefonuna gelen mesaj her şeyi alt üst etmeseydi.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
GAME VS LOVE // RENMİN
Fiksi PenggemarHer yerde dolaşan haberlerimi görmüşsündür ve ailem evlenmemi istiyor. O yüzden sadece 6 aylığına sevgilim olmalısın.