1.BÖLÜM

2.3K 85 21
                                    

 Vakit öğleyi geçerken uykusundan sıçrayarak uyandı genç kadın

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

Vakit öğleyi geçerken uykusundan sıçrayarak uyandı genç kadın. Derin birkaç nefes alıp başını tekrar kırlente koyarak uzandığı yerden bir süre etrafına bakındıktan sonra toparlanarak oturma pozisyonu aldı. Üstü açık uyumasının sonucu olarak vücudunda hafif bir titreme hissediyordu fakat aylardır bahar yüzü görmeyen, ayazda kalan ruhu ve kalbi'nin yanında vücudunda hissettiği titreme hiç kalıyordu onun için. Ayağa kalkarak önce okurken uyuyakaldığı kitabı, kitaplığa bırakıp daha sonra da orta sehpada yarısı içilmiş ve soğumuş kahvesini mutfağa götürüp lavaboya dökerek kahve kupasını yıkayıp yerine koydu.

Merdivenlerden üst kata çıktıktan sonra yatak odasına girip gardırobundan kendine kıyafet alarak duş almak için odasındaki banyoya yöneldi.

Uzun süre sıcak suyun altında kaldıktan sonra kurulanıp temiz kıyafetlerini giyindi. Çıkardığı kıyafetleri lavabonun yanındaki kirli sepetine atarken lavabo mermerinin üstünde bulunan cam sıvı sabunluğa elinin çarpmasıyla sabunluk yere düşerek paramparça oldu.

"Kahretsin." söylenerek yere eğilip kırılan parçaları toplarken banyo dolabının altında eline başka bişey takıldı. İyice dolabın altına elini uzatıp aldığında bunun aslında aylar önce öfkeyle çıkarıp attığı bileklik olduğunu fark etti.

İnce altın zincirli ve ortasında yonca sembolü bulunan bileklikle aylar önceki öfkesi tekrar kendini gösterirken sağ elini, elinde bulunan cam parçalarıyla beraber yumruk yaparak sıkmaya başladı.

Elindeki cam parçaları avuç içini parçalarken o bunun farkına varamayacak kadar geçmişin rüzgarında savruluyordu. Geçmişi kene gibi yapışmış kendini hatırlatmaktan geri durmuyordu, çünkü. "Düşenin dostu olmaz " sözünü bizzat yaşayarak deneyimlemişti. Hemde en olmaz, yapmaz denilecek kişiler tarafından.

Sonunda kendine geldiğinde banyonun beyaz fayansları çoktan kana bulanmıştı. Banyoyu temizleme işini sonraya bırakıp eğildiği yerden doğruldu.

Lavaboya yönelip banyo dolabının çekmecesinden ilkyardım kitini çıkararak önce elinde kalan cam parçalarını çıkarıp daha sonra da pansuman yaparak sargı bezi ile sardı.

Elini sardıktan sonra gözü aynadaki yansımasına takıldı. Gördüğü zayıflamış yüz ve beden o kadar yabancıyı ki kendine ama bu durumun umrunda olduğu da pek söylenemezdi. Görünüşünü, insanları ve hayatı umursamayı bırakalı zaten uzun zaman olmuştu.

Daha fazla ayna önünde durmadan pansuman yaparken kenara bıraktığı bilekliği eline alarak banyodan çıktı.

Yatak odasındaki şifonyer'in alt çekmecesini sinirle açarak içine bilekliği fırlatıp, gardırobundan ahşap küçük sandığı alarak yatağının üzerine oturdu.

Sandığı açtığında içindekileri biraz önceki öfkesine tezat yavaş yavaş dokunmaya kıyamazcasına çıkarmaya başladı. Gözleri dolu tek tek okşadı elindekileri. En son sandığın dibindeki fotoğrafları eline aldığında birer ikişer birbiri ardına süzüldü yaşlar gözlerinden. Bu hayatta yaşanacak acıların en büyüklerinden di yaşadığı acı. Elinin tersiyle yüzündeki yaşları silerek en üstteki fotoğrafa öpücüklerini bıraktı "Çok özledim, keşke şimdi yanımda olsaydın" diye fısıldadı resme doğru, sanki onu duymasını ister gibi.

DOĞRULUŞ Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin