yedi - aleda.

19.4K 1.1K 834
                                        

Hepinize selam! Bölüm baya gecikti, bunun farkındayım ancak bayram ve sınavlarım üst üste geldiği için pek zaman bulamadım. Bu bölümü de okula giderken mecburen bindiğim otobüs yolculuklarında ufak ufak yazarak bitirdim.

Umarım beğenirsiniz. Lütfen oy vermeyi ve çok çok çok lütfen bolca satır arası yorum yapmayı unutmayın.

Kitabı 300 küsür kişi okurken yalnızca 70-80 kişi yıldıza basıyor. Bu kişilerinde sadece bazıları yorum yapıyor. Ben sınır koymaktan nefret eden birisiyimdir asla da koymam, koymayacağım da ama hakkımı da almak istiyorum.

Bu bölümü okuyan herkes oy verip yorum yaparsa çok mutlu olurum.

Keyifli okumalar...

yedinci bölüm
[ALEDA]

yedinci bölüm[ALEDA]

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

🗝️

Sarıya çalan saçlar, mavi gözler, bakışlardaki o haylazlık, parıltı... Evet, Çakır Bozoğlu.

Daha önce hiç görmesem bile anında tanımıştım bu genç adamı.

Uzun boylu, dik omuzluydu. Üzerinde beyaz salaş bir tişört, krem renk eşofman altı vardı. Kesişen gözlerimiz onu durdurdu. Gözleri kısıldı.

Ben arsızca baştan aşağı onu incelerken birden sendeledim, gözüm karardı. Kararan gözlerimle aniden yanımdaki duvara tutunduğumda kolumdaki eli hissettim.

"İyi misin?" diye sordu Çakır bana dikkatle bakarken.

Gözlerimi sımsıkı yumdum ve ardından gerisin geri açtım. "İyiyim sağol," dedim elimi duvardan çekip kendimi dikleştirirken. "Bir an gözüm karardı."

İlaçlarımı on beş dakika önce içmem gerekiyordu. Hala bir şey yemediğim için de içememiştim. Bundan sebep kötü olmuştum aslında.

Eli kolumdan çekilirken, "Dikkat et," dedi. Bu esnada dikkatle yüzümü inceliyordu. "Sen şu manyak gazeteci değil misin?" diye sordu dan diye.

İstemsizce sırıttım, "Evet?" dedim sorarcasına.

O da sırıttı ve alayla, "Seni tebrik ederim," deyip sağ elini tokalaşmak için uzattı.

Karşılıklı sırıtırken uzattığı eli sıktım ancak bu ona yetmedi ve beni kendine çekerek başlarımızı da tokuşturdu.

"Ortalığın amına koydun valla helal olsun," derken boştaki eliyle omzuma peşpeşe hafifçe vurdu.

Kendimi tutamayıp bir kahkaha attım.

Mavi gözlerindeki haylaz parıltılar bana göz kırparken, "Hele dedeme dediklerin..." diye devam etti. "Valla benim götüm bile zor yerdi."

sinende geçen akşamlarBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin