Partinin üzerinden birkaç gün geçti. Menajer bizim için tatil ayarlamıştı. Şimdiyse Hoseok ile kendimize bavul hazırlıyorduk. Çok fazla kalmayacaktık sadece birkaç gün.
"Tamam sevgilim bu kadar eşya götürmene gerek yok hadi"
Elindekileri de valizine koyduktan sonra valizin kapağını kapattı.
"Artık hazırım gidebiliriz"
Valizleri alıp arabaya bindik. Havaalanına doğru gittik. Hemen binip valizlerimizi yerleştirdik. Uçağın kalkmasına 5 dakika kalmıştı. Kemerlerimizi bağladık, artık kalkma saati gelmişti kapı kapandı ve uçak kalktı. Gelen atıştırmalıklardan alıp yedik, uçağa binmeden önce yüklediğimiz oynu oynamaya başladık.
"Ya Hoseok bir kez kazanmama izin versene"
"Sende oyuna alış artık sevgilim"
Hoseok oyuna hemen alışmıştı ve peş peşe beni yeniyordu. Birkaç kez daha oynadıktan sonra onu yenmeme izin verdi berabere kalmıştık. Oyunu bırakıp biraz müzik dinlemek için kulaklığımı çıkardım. Kulağıma taktığımda diğer tekini de Hoseok taktı. Şarkıyı açmam için beni bekliyordu. Sevdiğim şarkılardan birini açıp Hoseok'un omzuna doğru yaslandım. Daha yolculuğun bitmesine çok vardı. Şarkının ve Hoseok'un kokusunun etkisiyle gözlerim kapandı.
...
Birkaç saatin ardından gözlerimi araladım. Hoseok kafasını cama yaslamış hâlâ uyuyordu. Kafamı omzundan kaldırıp Hoseok'un kulağındaki kulaklığı çıkartıp kafasını omzuma koydum. Sürekli aynı tarafa yattığım için boynum ağrıyordu.
Uçağın inmesine 2 saat kalmıştı. Hosteslerden atıştırmalık alıp Hoseok'u rahatsız etmeden yavaş yavaş yemeye çalıştım.
"Banada versene"
Hoseok'un konuşması ile irkildim.
"Sen ne zaman uyandın?"
Düşünüyormuş gibi yaptı.
"Az önce sen atıştırmalık alırken"
Onaylayıp elimdeki kekten uzattım. Bir ısırık alıp yeniden kafasını omzuma koydu. Burnu boynuma değdiğinde huylandım. Boynuma öpücük kondurup telefonuna döndü.
Sonunda parise geldik. Saat bayağı geç olmuştu. Valizlerimizi alıp taksi çağırıp rezervasyon yaptırdığımız otele geldik. Parayı ödeyip indik. Otele girip odanın kartını alıp çıktık. Uyumama rağmen hâlâ uykum vardı. Valizleri bir kenara bırakıp içinden pijamamı çıkardım. Hoseok lavaboya gitmişti. Üzerimi giyinip büyük yatağa kendimi attım. Gözlerimi kapattığımda banyo kapısı açıldı. Gözlerimi yavaşça araladım. Hoseok valizini açıp pijamalarını çıkardı ve bir tane de kitap çıkardı. Üzerini çıkarmaya başladığında ellerim refleks olarak gözlerimi gitti.
"Yoon yüzünü niye kapatıyorsun?"
Üzerini giyinmiş yanıma yatmıştı.
"Hiiçç"
Kızardığını düşündüğüm yanaklarımdan öptü.
"Yoon pijamaların çok tatlıı"
Kıkırdadım. Yatıp kitabını eline aldı ve okumaya başladı. Yanına yatıp okuduğu kitaba göz attığımda ilgimi çekmedi. Kafamı omzuna koyup tepkilerini izliyordum.
"Yoon beni izleme okuyamıyorum"
Omuzlarımı silkip izlemeye devam ettim. Gözlerim yavaş yavaş kapanmaya başladı. Kafamı omzundan kaldırıp göğsüne yatırdı ve saçlarımı okşamaya başladı. Kollarımı beline sarıp uyku moduna geçtim.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Gitarist Or Dancer | Sope
FanfictionMin Yoongi tek çalışan gitaristti. Bir gün şirket kararıyla Hoseok'ta Yoongi 'ye katılır. Yoongi ilk başta pek istemesede zaman ilerledikçe Hoseok'a aşık olur.
