HANIMEFENDİ?

114 4 3
                                    


Gönül yaşadığı şeylerin yorgunluğuyla kendini geçici olarak kullanacağı yatağa bıraktı. Ne yapacağını planlayıp yarın işe gidip geldiğinde ev bakmaya gidecekti. Evinin böyle bir saldırıya uğraması onun pes edeceği anlamına gelmişti. Ancak çoğu eşyasının çoğu taksidi hala duruyordu. Bu düşünceyle yine suratını asarak elinde kahvesiyle dışarı çıktı hava almak için. Hastane önündeki ziyaretçi bankına oturarak kahvesini yudumlamaya başladı. O sırada yanına kendi kahvesiyle gelen Selda'nın oturmasını izledi. Naifçe gülümseyip ilerlere bakmaya başladı.

''Hayatım, iyi oldun mu biraz?''

''İyiyim, canım. Aklım sadece kalan taksitlerde. Ayrıca Sevda ablaya da yük oluyorum.''

''İnan bana yalnızlıktan kendine bir şey yapabilecek bir kadın o. O yüzden sana dua bile edebilir.'' dediğinde zorla gülmüştü genç kadın.

''Olur mu hiç öyle şey? En fazla kaç gün dururum, beş gün ya da bir hafta.''

''Orada daralırsan bana gelirsin.'' 

''Teşekkürler ancak şu sıralar otel bakmaya başlamam lazım. Birkaç da kıyafet almam lazım, her şeyim yandı.''

''Dert etme hayatım, benden borç alarak alabilirsin. Mehmet de eminim sana yardımcı olmayı isteyecektir.''

''O adamın niyeti yalnızca beni tavlamak. Saçmalık dolu kafası.''

''Pek öyle görünmedi bana.''

''Ağzıma düşecek neredeyse. Ama en ufak hadsizliğinde başka bölümde çalışmaya gideceğim.''

''Korkma hiçbir şey yapamaz sana.'' deyince karşıdan koşan bir asker grubunu gördü. Hepsi ambulanstan inip yaralı askeri sedyeye yatırdılar ve içeri sürmeye başladılar. Gönül henüz bitmeyen kahvesine rağmen bakmadan çöpe atıp içeri gitmeye başladı.

''Yürü, gidiyoruz.''

''Geliyorum, dur!'' deyince arkadaşı da kahvesini çöpe atıp yetişti ona. Gönül koşarak sedyeye yapıştı ve neler olduğuna baktı. Karnına girmiş ve başka bir kurşunun da kolunu sıyırdığını gördüğü askeri koşarak odaya almak için hareketlendiği sırada Akın Teğmen'i gördü. Bu sefer gözleri endişeliydi genç adamın. Yanına gelmesiyle daha da hızlı sürdüler sedyeyi.

''Onu iyileştirebilirsiniz değil mi?''

''Merak etmeyin, teğmen. Elimizden gelenin en iyisini yapacağız.'' deyince genç adamı rahatlar gibi gördüğü için sevindi çünkü onun ona bu şekilde güvenmesi iyi hissettirmişti. Ardından askeri hemen makinelere bağlayıp üstünü değiştirmeye başladılar. Uzuvlarındaki kanı silip üstünü değiştirdiler ve genel muayeneye başladılar.

Yaklaşık yarım saat sonra Gönül odadan çıktı ve Akın'ın koşarak kendisine geldiğini gördü.

''Nasıl, iyi mi durumu?''

''Stabil şu an. Doktor Bey hala çalışıyor. Haber bekleyeceğiz.''

''Çok teşekkürler, çok sağ ol.'' diyen adamın elini tutmasıyla kendini zorlayarak güldü. Çok geçmeden genç kız da elini çekmişti.

''Asker tanıdık mı?''

''Evet, kardeşimdi.'' deyince genç kadının gözleri fırlamıştı. Demek o genç adam onun kardeşiydi. Akın'dan küçük olduğu belliydi ancak benzeyen tek yerleri boyu ve saç biçimiydi. 

''Sanırım saçlarınız ondan benziyor.'' deyip gülümsedi Gönül.

''Evet, benzediğimizi söylerler. Zaten diğer kardeşlerimle aramızda pek benzerlik yok.''

Gülü Terk EtmeHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin