Alisa Arslanın ağzından
Üç gün sonra
Bardagıma hazırladıgım soğuk kahveyi alıp kendi odama geçtim. Masamın başına oturdum. Aynada kendime bakmaya başladım.
Daha iki hafta kadar öncesine kadar normal bir hayatı olan bir ögrenciydim, peki ya şimdi ? Zorla bir adam ile evlendiriliyordum. Gözlerim dolmaya başladı. Kendimi sıkmaya başladım.
Hayır Alisa hayır ağlamak yok diye içimden geçirmeye başladım. Bütün doğum günlerimde hep aynı dileği diledim ben. Hiç bir zaman keşke dememek.. daha fazla kendimi sıkamadım. Göz yaşlarım yanaklarımı ıslatırken bir yandan'da burnum akmaya başlamıştı. Gözlerim kızarmaya başlamıştı bile. Nefeslerim daralmaya başladı. Aynada kendime baktığımda aciz, yanlız bir kıza bakıyordum..
Ayağa kalktım. Göz yaşlarımı sildim. Ağlamanın hiç bir faydası yoktu. Camı açtım. Nefesimi düzelttim. Jakuzi'yi doldurup içine girdim. Suyun içinde öylece oturdum. Sıcak su bedenime iyi gelmişti. Her kötü birşey oldugunda hep banyoya girerim ben. Ne düşündüğümü çözmeye çalışırken bile düşünüyordum. Başım ağırmaya başladı. Hiç birşey düşünmek istemiyorum. Kafamı suya sokup beklemeye başladım.
Jakuzi'den çıkıp odama geçtim. Yatakta oturdum biraz. İçime iç çamaşırı giyip üstümü giyindim.
Masanın üzerinde duran yüzüğe baktım. Elime alıp parmagıma taktım.
Araba anahtarımı ve telefonumu alıp evden çıktım. Yolda giderken gelinlikçiyi aradım.
" Gelinlik gönderdiğim konuma gidecek. "
" Tamamdır Alisa hanım. Gönderiyoruz. "
Telefonumu kapatıp bir kahve almak için cafeye girdim. Kahve alıp arabama geri döndüm. Birden telefonum çalmaya başladı.
*Özel numara arıyor *
Telefonu açıp kulağıma koydum.
" Alo ? " Dedim.. gene aynı kişi o soğuk ve sert sesi ile kendini hatırlatmayı başarmıştı.
" Selam Alisa. Nasılsın ? "
" Kimsin sen ? Beni neden arayıp duruyorsun ? "
" Benim kim olduğumu yakın zamanda öğreneceksin zaten. Bugün düğünün varmış, hayırlı olsun. Alisa aslında sana bir bilgi vermek istiyorum, yani bence bu senin hayrına olur. Biliyor musun.. bir insanın vucudunda en çok nereye doğru acı verirsen canı daha çok yanar ? "
Durdum. Kahvemi bacaklarımın arasına koydum. Neydi bu şimdi ?
" Kalbinin üstü. "
Adam birden bağırdı.
" Bingoo! Aferin! Boşuna psikolog olmak istemiyorsun.. "
Ne ? Nasıl yani ? Psikolog olmak istediğimi nereden biliyordu ?
" Psikolog olmak istediğimi nereden biliyorsun ? Kimsin sen?! Cevap ver bana! "
Adam hafif kıkırdadı.
" Ah Alisa ah. Ben senin hakkında daha çok şey biliyorum.. bu dediğimi unutma olur mu? Kalbin üstü.. hadi sana mutluluklar kalan zamanında. "
Ne? Nee?!
" Bana bak kimsin sen?! " Demeye kalmadan telefonu kapatmıştı. Telefona baktıgımda tekrar arayamıyordum. Telefonu koltuğa fırlattım. Kahvemi kafama diktim. Arabayı kuaföre doğru sürdüm. Babam beni arayıp ;
ŞİMDİ OKUDUĞUN
HALEL
RomanceÂşka inanmayan bir kız... ama onun ardından giden aşka tutuklu olan bir adam.. büyük bir aileye sahip, herkese lafını geçirebilir fakat o kadın onun en büyük zayıf noktası. Onun için mermi bile yiyecek kadar aşık olan adam. Daha 19 yaşında zorla evl...
