Alisa Arslan'dan devam..
Gözlerim yavaş yavaş açılırken ellerimin acısı ile dudaklarımdan ufak bir inleme döküldü. Tamamen uyandığımda ölü insanlardan başka kimse yoktu, karnıma doğru baktığım da sessizce konuşmaya başladım.
" Lütfen iyi ol. Sadece sana tutunabiliyorum ben, beni sakın bırakma. "
Çok geçmeden Merve ve iki adam fabrikanın içine girmişlerdi. Hızlı adımlarla bana yaklaştığında tam önümde durdu.
" Bugün çok önemli bir gün, Ateş ile birlikte yemek yiyecegiz akşam. Sence ne giymeliyim ? İç çamaşırı olarak yani, hangi renk onu daha çok azdırır he ? Kırmızı mı yoksa siyah mı ? "
Dişlerimi sıkarken hiç bir cevap vermiyordum. Tek düşündüğüm karnımdaki bebegimdi. Ne yaparsam onun için yapıyordum.
" Bence kırmızı.. ateş seni unuttu bak, gittiğin gün hemen beni aradı niye biliyor musun ? Çünkü o hala bana deliler gibi aşık. Benden başka hiç kimse ona zevk veremez. "
Göz bebeklerim titrerken gözlerim doluyordu.
" Ateş senin zaten. Ben onu istemiyorum. Lütfen beni bırak gideyim. Kendime yeni bir hayat kurmaya çalışıyorum. "
Yanıma bir adım daha atıp yaklaştığında yüzünü daha iyi inceleyebiliyordum.
" Bazı şeylerden emin olduktan sonra seni bırakacağım. Şimdi hazırlanmam lazım gece ateşli geçecek. "
Arkasına bile bakmadan hızlı adımlarla fabrikadan çıkmıştı. Göz yaşlarımı artık tutamuyordum. Nefesim git gide daralırken bebeğimi düşünüp sakin kalmaya çalışıyordum. Ellerimi karnıma bile götüremiyordum ve bu daha çok canımı yakıyordu. Bedenim buz gibi olurken hayal kurmaya çalışıyordum, sıcak bir evde bebeğim ile oyunlar oynuyordum, ateş işten gelmiş beni saçlarımdan öpmüş ve bebeğimizi kucağına alıp sarılıyordu. Omzuna yatırıp uyutmaya çalışıyordu...
Ateş Arslan'ın ağzından
Alisaya sürpriz olan o eve gelmiştim, akşama kadar vakit nasıl geçecekti bilmiyordum. Kapıyı açtığımda yerde duran güllerle birlikte büyük salona geçmiştim. Bütün duvarlarda resimlerimiz vardı, bugün onu buraya getirip bir sürpriz yapacaktım.. üst kata çıktığımda yatak odasına girdiğimde gözüme ilk çarpan şey yatagımızın yanında bulunan ahşaptan yapılmış bir beşik vardı. Yatağın yanına oturup boş beşigin içerisine baktığımda artık kendimi tutamıyordum.
Gözümden akan yaşları umursamadan bağırıp çağırıyordum
" NEDEN BANA SORMADIN?! NEDEN BENİ BIRAKIP GİTTİN!? NEDEN?! "
Merve Alisanin hamile olduğunu bilseydi onu yaşatmazdı. Alisayı bulmam gerekiyordu, kim bilir ne kadar korkmuştu. Beni yanında ister miydi ? Bunları düşünürken canım daha çok yanıyordu. Ve birden kapı açıldı, oturduğum yerden kalkmama sebep olan alisaydı, bana doğru yaklaşıp yanagımdaki göz yaşlarını sildi.
" Beni bul ateş. Bebeğimizi ve beni kurtar. Bebeğimizin sana ihtiyacı var. "
Saçlarına dokunmak isterken elim Alisanin görüntüsünün içinden geçiyordu.
" Nerdesin Alisa.. nerdesin güzelim.. "
Gülümseyerek gözümün içine bakmaya devam etti.
" Kelebekli kolye.. "
Dudaklarıma bir öpücük bıraktıktan sonra kaybolmuştu.
Kelebekli kolye.. kafam durmuş gibiydi siren sesleri çalıyordu sanki. Yere oturup düşünmeye başladım. Kolye.. kolye..
ŞİMDİ OKUDUĞUN
HALEL
RomansaÂşka inanmayan bir kız... ama onun ardından giden aşka tutuklu olan bir adam.. büyük bir aileye sahip, herkese lafını geçirebilir fakat o kadın onun en büyük zayıf noktası. Onun için mermi bile yiyecek kadar aşık olan adam. Daha 19 yaşında zorla evl...
