106 14 39
                                        

         "Ya vursana şu topa kızım!" Ellerimle yüzümü kapattım ve ofladım. 

"Damla toptan korkacaksan niye oynuyorsun gerizekalı?!" Damla sinirle Efe'ye döndü.

"Bana hakaret etme aptal! Suratıma geliyordu top, ne yapsaydım?" Efe göz devirdi.

"Hani voleybol oynuyoruz ya. Hani parmak pas diye bir şey var ya. Safaloz niye oyuna girdiğini bilmiyoruz sanki." Damla ellerini beline yerleştirdi.

"Niye girmişim çok pardon?" Efe yanına yanaştı.

"Murat'a kendini göstermek için girmedin mi? Yalansa yalan de." 

"Efe!"

"Ne? Bari düzgünce oyna da çocuk etkilensin. Kasıntı kasıntı duruyorsun." Dedi ve ellerini iki kere birbirine vurdu.

"Hadi beyler! Devam." Damla ellerini belinden çekti ve saçlarını geriye attı. 

"Çıkıyorum ben." Efe ona bakmasa da kafasını salladı. Karşıdan top gelirken manşetimle karşı tarafa tekrar gönderdim. Top bu tarafa geri geldiğinde Efe smacıyla sayı kazanmamıza sebep oldu. Karşıdakiler topu almaya gittiğinde Efe yanıma geldi.

"Seni kıskandırmak için yapıyor ya uyuz oluyorum." Filenin bağlı olduğu direklerin dibindeki suyumu almaya gittim. Tepeme diktikten sonra geri yerine doğru attım ve Efe'nin yanına doğru yürümeye başladım.

"Kız bitti demedi mi oğlum? Ne kıskandırması?" Efe bana malmışım gibi baktı.

"Ne diyecekti Eren? ‘Sen beni reddettin ve zorlarsan arkadaşlığımız bitebilir o yüzden ben sana içimdeki hisler bitti diyorum bitmemesine rağmen ve belki vahiy iner de benden hoşlanırsan değerimi anlaman için seni kıskandırıyorum, her gün başka birini koluma takıyorum.’ Bunu mu demesini bekliyordun?" 
Göz devirdim.

"Kasma bu kadar Efe. Hem zaten-" 

"Eren! Top!" Kerem'in topu bana atmasıyla tuttum. Geri Efe'ye döndüm.

"Hem zaten var birisi." Efe gözlerini açabildiği kadar açtı.

"Ne?!" Sırıttım.

"Adı ne?" Sırıtmam son buldu. İşte sorunların başladığı noktadaydık.

"Bilmiyorum." 

"Nasıl yani?"

"Bayağı." 

"Ee nasıl iş lan bu?" Belirlediğimiz çizgilerin oraya gittim ve servisle oyunu başlattım.

"Göreceğiz nasıl iş olduğunu." Diye mırıldandım.

İkinci set bittikten sonra üst üste konulmuş şezlongların en tepesinde oturuyorduk karşılıklı.
"Yetsin artık şu mola. Kalkın hadi." Dedi Murat topu parmağının ucunda döndürürken. Damla yanımdan kalkıp arkasını çırptı.

"Bence de." Murat Damla'ya gülümsedi. Yanına bir yancı bulduğu için sevinmiş olmalıydı. Ama bunu Damla'nın yanlış yorumlayacağına emindim.

Damla'nın yanımdan kalkmasını fırsat bilip daha demin oturduğu yere ayaklarımı uzatarak şezlongun üstüne yattım. Kolumun birini kafamın altına koydum.

"Bu set ben yokum."  Dedim gözlerimi kapatıp.

"Keyfin bilir paşam." Dedi Kerem. Sırıttım. Elimle 'git' işareti yaptım.

"Yıkıl karşımdan köle!" Üstüme kum attı. Gözümün birini açtım ve ona baktım.

"İtlik yapma hayvan!" Kahkaha attı. Ellerini önünde birleştirip eğilerek geri geri gitmeye başladı.

02.17Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin