Tuğkan : Sen kimsin ve neden telefona sen bakıyorsun?
Utku : Ben Şevval ve Utku trafikte kavgaya kaldı.
Soner : Sen neden bu kadar rahatsın peki?
Utku : Ne yapmamı beklersiniz peki?
Emrecan : Konum at, geliyoruz.
1 saat sonra
(Luna - Tuğkan)
Luna : Napıyorsun? Sen normalde cevap verirdin, saatlerdir yoksun.
(Luna -Selen)
Luna : Selen, Soner ile konuştun mu hiç?
Selen : Ben de sana soracaktım, mesajlarıma cevap vermiyor.
Luna : Tuğkan da benim mesajlarıma cevap vermiyor.
Selen : Bir şey mi oldu bunlara acaba?
(Tuğkan - Luna)
Tuğkan:
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Luna : Ne oldu, iyi misin?
Tuğkan :
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Luna : Yanına geleyim mi? Ne oldu bir anlat ya!
Tuğkan : Yok yok biraz dayak yedik sadece.
Luna : Ne? Soner nasıl?
Tuğkan : O baygın yatıyor dana.
Luna : Ve sen bunu dünyanın en normal şeyi gibi anlatıyorsun.
Tuğkan : Ne yapayım kavga ettik diye ağlayayım mı?
Luna : Kavga mı ettiniz yoksa adamlar sizi mi dövdü?
Tuğkan : Tekmesinden tokatına, dönen tekmesinden uçan sırtına, ensesiyle bile vücudunun her zerresi ile adam beni dövdü dövdü. Bir kişi demedi ki serbestciğim yardıma ihtiyacın var mı? Adam odadaki her şeyi benimle kırdı. Dolabından komodinine, havlularından yastıklarına, beni boğdu boğdu boğdu ... duvara attı. Boğdu boğdu, duvara attı. çığlıklar, yardım çığlıkları Allah'ın belaları!
Luna : Anladım, kafana biraz fazla çalışmışlar anlaşılan.
Tuğkan : Biraz mı, iyi kavga ettik de bayıldığımızdan karakola gidemedik yoksa Utku ile Emrecan karakolda.