-Summertime Sadness.-

79 3 4
                                        

2016 11 Ocak.

Taehyung

Şimdi gidersem, bu akşam mutlu ölecektim. 

 "Hastaya dikkat edin!" sokak çatışmasıydı, yaralı 6 kişi vardı. Diğerlerinden farklı olarak ağır yaralanan ama asla acı çekiyormuş gibi gözükmeyen biri vardı. Saçları kahverengi, boyunlu siyah kazak üstüne de siyah deri ceket giyinmişti, gözlerin de ki yorgunlukla karışmış öfke dolu bakışları, tüm acısını anlatıyordu.

"Yataklara yerleştirin hemen geliyorum." dedim hemşireye ciddi bir ses tonuyla. Hemşire yaralı bir hastanın yaralarına pansuman yapıyordu, hastadan gözlerini ayırıp bana baktı "Tamamdır. Bay Kim." dedi.

     Koltukta oturmuş, ağır kanamalara rağmen kanamayı umursamayan, ama derin düşüncelere takılmış bekleyen o adamın yanına doğru ilerledim. 

Tam karşısında durdum ve "Kanamanız var beyefendi, hemen müdahale edilmeli." dedim, dememle ilk etrafa bakındı sonra o yorgun ve derin gözlerini gözlerim de sabitledi. 

"Doktor bey, Park Jimin şuan ne durum da?" 

Kendini hiç düşünmüyor muydu? Şuan herkes zor durumdaydı, kendisi de dahil. Ama o sadece bir kişiyi merak ediyordu. Ben hangi yüzle onu eleştirebilirdim ki, bende sadece Lili'yi düşünüyordum.

"Beyefendi şuan ölü kimse yok yalnızca yaralı var. Benimle gelin, lütfen." dedim kanamaları ciddileşiyordu. Rengi gitmişti, şok olmuşa benziyordu. Hemen müdahale edilmez ise ölme ihtimali vardı. Ölüm, ne kadar basit söyleniyordu, keşke söylendiği kadar basit olsaydı.

"Bakın sorun değil. İsmi Park Jimin, listenize bakın, lütfen onu görmeliyim." dedi, sesi çok soğuk ama endişeli çıkmıştı. Onun için değerli biri olmalıydı, onu görmeden tedavi olacağa da benzemiyordu.

    "Benimle geliyorsunuz." dedim kolundan tuttum ve hasta yataklarına doğru yürüdüm.  Zorluk çıkarır sanmıştım ama tam aksine hiç bir şey demeden yalnızca beni takip etti.  Hastane koridorun da hızla yürümeye başladık.

Yataklarda tek tek isimliklere bakıyordum ve gözüm sonunda 'Hasta: Park Jimin' yazısında durdu. Perdeyi hızla çektim ve yatakta yatan sanırım ismi Jimin olan kişiyi buldum ve ona gösterdim. Jimin çizgili bir gömlek giymiş pembe saçlı tatlı biriydi ama kıyafetlerinden kan akıyordu, sanki... kalbinden de.  

Jimin'den gözlerimi ayırarak ona baktım.

"O şuan iyi, yalnız bırakacağım. Döndüğümde seni tedavi edeceğim, küçük adam." 

Kolunu bırakacağım sırada sağ kolunun damarlarının üzerinde olan minik kelebekler dikkatimi çekti. Kelebeklerin tam ortasında kırmızı bir renkle "You became my hope, little butterfly." yazıyordu. 

"Bay Park, yaralarınıza bakacağım." dedim sesim samimiydi, "Elbette," gözleri yaka kartıma gitti gözlerini kıstı ve anlarcasına gülümsedi ardından devam etti "Bay Kim." samimiydi, her ne kadar yaralanmış olsa da yüzü gülüyordu. 

Her gülen göz mutluluğu mu anlatıyordu?

2015 1 Temmuz

     "Tete acılar niye güldürür biliyor musun?" Lili... "Bu da nereden çıktı?" demiştim. "Sadece, şey, acıtıyor." dedi, ama gülüyordu. Gülen yüzünü hiç bozmadı "Tae, çok acıyor" gözleri doldu kafasını yukarı kaldırdı, yıldızları izlerken devam etti. Ah o kumsalın güzel yıldızları. Ve benim yıldızım.

Nevertheless // TAEKOOKHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin