"Yeonjun, korkuyorum."
Yeonjun birlikte bankta oturdukları Beomgyu'yu kendine çekerek sarıldı. Masum rolü oynama zamanıydı. "Neden Beomgyu? Korkacak bir şey yok. Sadece tesadüf."
"Üçünün de aynı anda birkaç gün arayla kaybolması tesadüf mü yani? Düşününce bunu sadece senin normal karşıladığını fark ediyorum. Bir şey biliyorsun değil mi?"
"Ne bilebilirim Beomgyu? Ben de seninle beraber öğreniyorum her şeyi."
Başı Yeonjun'un göğsüne yaslı duran Beomgyu iç çekerek başını salladı ve daha da sokuldu kendine sarılan kollara. Ne olursa olsun arkadaşlarından geriye yalnızca o kalmıştı.
"Merak etme, zaman geçtikçe anlaşılır bütün bunlar. Hepsinin bir açıklaması olduğuna eminim."
Beomgyu tekrar başını salladığında kendini güvende hissetmeye başlamıştı. Korkularını hiç olmazsa bir süreliğine rafa kaldırmıştı.
"Peki, şimdilik gitmeliyim. Tekrar görüşene kadar içini rahat tut. Yakında bulacağız onları."
Beomgyu Yeonjun'a gülümseyip oturdukları banktan kalktı ve el sallayıp uzaklaştı. Yürürken yüzünde taşıdığı gülümseme uzun bir süre tekrar olmayacaktı.
*****
"Bu ne Yeonjun?"
Yeonjun kapıyı açar açmaz yüzüne doğrultulan telefonla afalladı. Gördüğü şey ise onun için hiç iyi değildi.
"Asıl ben sormalıyım Beomgyu. Ne bu ve nereden çıktı?"
"Bilmiyormuş gibi konuşma lütfen. Gerçek değil mi bunlar?" O an Beomgyu'nun tek istediği bunların gerçekten yalan olmasıydı. İçinden ettiği dua buydu. Yalanlamasını bekliyordu.
Hâlâ içeri girmemiş olan Beomgyu'yu sertçe kolundan kavrayıp içeri aldı Yeonjun ve önlem olarak kapıyı sıkıca kilitledi. Yüzündeki yabancı ifadeyle Beomgyu'ya baktı. "Sandığımdan çabuk ortaya çıktı. Nasıl öğrendin?"
Beyninden vurulmuşa dönmüştü Beomgyu. Ne yani, kabul mü ediyordu? "Ne? Neden inkar etmiyorsun? Yeonjun... Bunların yalan olduğunu söyle. Gerçek olamaz, yalanla hepsini."
"Üzgünüm ama sana yalan söyleyemem. İnkar etmek seni aldatmak olur."
"NE SÖYLEDİĞİNİN FARKINDA MISIN SEN? ARKADAŞLARINI ÖLDÜRMEKTEN BAHSEDİYORUZ VE SEN DOĞRU OLDUĞUNU SÖYLÜYORSUN."
"Beomgyu, sakin olur musun? Beni de geriyorsun şu an."
Beomgyu sözlerin yetersiz geleceği o noktada sıkıntıyla oflayıp evde volta atmaya başladı. "Bana bir açıklama borçlu olduğunun farkında mısın? Neden öyle söylüyorsun Yeonjun? Bunlar gerçek olamaz."
"Oysaki hepsi gerçek Beomgyu. Zavallı arkadaşın Taehyun iyi iş çıkarmış, onun sayesinde beni buldun. Ama aptallığın yüzünden ben yine ceza almayacağım."
"Ne demek bu? Ne saçmalıyorsun?"
"Demek istediğim, yaptığım her şeyi öğrendiğini anlattığı mesajını günler sonrasında gönderilmesi için ayarlayan Taehyun gerçekten başarılıydı. Mesaj üç gün sonra gönderilmek üzere ayarlanmıştı çünkü benim masum olma ihtimalim vardı. Eğer Taehyun geldiğinde onu öldürmezsem mesajı iptal edecekti ama öldürmem halinde mesaj sen ve Kai'a ulaşacaktı. O üç gün içinde Kai'ı da öldüreceğimi tahmin edememişti tabii. Ama eğer sen bu mesajı görür görmez bana değil de polise gitsen şu an çoktan sirenleri çalan bir polis arabasında ellerim kelepçeli oturuyor olurdum. Büyük aptallık oldu."
"Bütün bunları nereden biliyorsun?" O an sorulması gereken doğru soru bu olmasa da Beomgyu sadece bunu düşünebilmişti.
"Lisede Taehyun ile bunu çok kullanmıştık. Sana gelen mesajın Taehyun'dan olduğunu görür görmez olayı kurgulamam zor olmadı."
Beomgyu duyduklarıyla üzerine çöken kabullenmişlik hissiyle birlikte yürüyüp oturma odasına ulaştı ve koltuğa oturdu. Ayakta kalacak gücü kalmamıştı. "Şimdi sen o mesajdaki gibi katil olduğunu kabul mü ediyorsun yani? Hem de arkadaşlarının katili."
Büyük zevk içindeki Yeonjun "Aynen öyle." şeklinde yanıtladı onu.
"Saçmalıyorsun."
"Asıl sen saçmalıyorsun Beomgyu. Öldürdüm diyorum, yalan olma ihtimali mi var? Gel o zaman benimle." Kolundan tutup sürükledi Yeonjun Beomgyu'yu. Bodruma iniyorlardı.
"Bak, kimlerin cesedi bunlar? Bak bu Soobin, bu Taehyun, oradaki de Kai. Görüyor musun, bunlar onların cesetleri. Anlıyor musun, öldüler. Ben öldürdüm." Beomgyu'nun bayılmadan önceki son duydukları bunlar olmuştu.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Good Boy Gone Bad~Yeongyu
Fanfictionİçindeki o çocuğu sil. Sonra da dönüştüğüm o enkazla doldur. Yaşayan ölü bir zombi gibiyim. Aşkın mezarında doğdum. (I like being bad) Good Boy Gone Bad~TXT Yeongyu angst fic
