"Nerede bu aptal çocuk? Saklanabileceğini sanıyor."
"Beomgyu neredesin?"
"Seni kendim bulursam daha kötü olacak biliyorsun değil mi?"
"BEOMGYU!"
Yeonjun elini simsiyah saçlarından geçirip sabahtan beri kırk kere dolaştığı eve bir daha baktı. Yoktu, Beomgyu gitmişti. Onun girebileceği her yere bakmıştı fakat en ufak iz görmemişti.
"Delireceğim. Beni delirteceksin. Aptal, sana zarar mı veriyordum? Neden kaçtın?" Ona fiziksel değil de ruhsal zarar verdiğinin farkında olamayacak kadar gözü kör olmuştu tabii.
Artık yalnız olduğuna emin olduğu evin içine doğru bir haykırış bıraktı Yeonjun. Sinirliydi ama daha çok kandırılmış hissediyordu. Kendi kendini kandırmıştı işlerin iyiye gideceğini düşünerek.
Aceleyle evinden çıktı Yeonjun. Beomgyu'nun gidebileceği her neresi varsa gidecek, onu bulacaktı. Bu düşüncelerle arabasına atladı.
*****
Saatler olmuştu. Yeonjun neredeyse bütün şehri dolaşmış, onu bulamamıştı. Gidebileceği yerleri geç gitmeyeceğinden emin olduğu yerlere bile bakmıştı. Yoktu Beomgyu, sanki yer yarılmıştı da içine girmişti.
İlerlediği yolda kırmızı ışığın yanmasıyla durakladı Yeonjun. İçinde kabaran öfkeyle ışığın yeşile dönmesini beklerken elleriyle sessiz arabanın direksiyonunda ritim tutuyordu. Görünüşte sakindi, içinde ise fırtınalar kopuyordu. Beomgyu'yu ne yapıp edip bulmalıydı. Gerekirse sonsuza kadar arayacaktı onu. Ama o zamana kadar onun kendine zarar vermesinden korkuyordu.
O sıcak arabasında sıkıntıyla otururken ondan çok da uzakta olmayan Beomgyu soğukta bekliyordu ama keyifliydi. Kurtulmuştu Yeonjun'dan ve onu bulmasının imkanı yoktu. En azından o öyle umuyordu. Ara bir sokakta iki evin birleştiği daracık aralıkta kendini gizleyen çöplerin arkasında oturuyordu titreyerek. Dışarıdan görünmüyordu olduğu yer, şanslıydı.
Saklandığı yerde kollarını kavuştururken kaçış anını hatırladı. Gece yarısı Yeonjun'un yorgun düşüp uyuyakaldığı bir anda olmuştu kaçışı. İkinci katta Yeonjun'un kendine verdiği odada sıkıntıyla oturduğu bir anda karar vermişti gitmeye. Kapılar kilitli olduğu için yüksek de olsa pencereden atlamıştı. Kollarında atlayıştan iz olarak yaralar olsa da kurtulmuştu.
Bir süre boş ve amaçsızca dolaşmıştı Beomgyu şehrin boş sokaklarında. Üzgün ve şaşkındı olanlardan sonra. Ağlayarak yürümüş, sonrasında saklanması gerektiği gerçeği yüzüne çarpmıştı. Ancak o hiç böyle durumlarda bulunamamıştı, şehrin karanlık sokaklarını bilmezdi. Bu yüzden ilk bulduğu kuytuya sığınmıştı. Neyse ki burası onu saklayacak şekildeydi.
Beomgyu bu sığınakta yaşadıklarını düşünüp dururken soğuktan bilincini yitirecek dereceye gelmişti. Bazen kaçmanın doğru bir fikir olup olmadığını sorguluyor ama sonrasında hemen bu fikrinden vazgeçiyordu. Yeonjun'un yanında olmaktansa donarak ölmek onun için daha cazip bir seçenekti. Ölmek artık onun için korkunç gelmiyordu çünkü. Arkadaşları bile tatmıştı bu korkunç sonu.
Gözyaşları soğumuş yüzüne inerken bir ışık fark etti Beomgyu ardına saklandığı kartonların arkasında. Bir araba farından çıkan ışıklardı bunlar.
Korkuya kapılan Beomgyu arkasındaki duvara daha da yaslandı ve fark edilmemek adına bulunduğu yerde daha da küçüldü.
Korktuğu üzere bulunduğu yere doğru gelen ayak sesleri duydu Beomgyu. Doğru düzgün saklanamadığı için kendine kızmaya başladı. Kaçışı bir günlük müydü yani? Tekrar mı Yeonjun'un yanına gitmek zorundaydı?
Oysa onu şaşırtan bir şey oldu. Ayak sesleri bulunduğu yeri es geçip diğer tarafa ilerlemeye başladı. Beomgyu saklandığı yerden olanları göremiyordu ama gelen kişinin diğer tarafa gittiğine emindi. Yanılmış olamazdı.
Haklı çıktı Beomgyu. Işıklar hâlâ dursa da sessizlik çökmüştü. Rahatlıkla arkasına yaslanıp dakikalardan beri tuttuğu nefesi dışa verdi. Ancak hâlâ tedirgin hissediyordu. Sabah olur olmaz buradan gidecekti. Nereye olduğunu bilmiyordu ama daha fazla burada durmamalıydı.
"Korkuttum mu Beomgyu? Nasılsın görüşmeyeli? Üşümüş gibi görünüyorsun."
Bu Yeonjun'du. Işıkları vuran araba Yeonjun'un arabası, gelen ayak sesleri Yeonjun'undu. Beomgyu'nun bir süreliğine yanılması için sessizliğe gömülen ve sonradan eğlenerek onunla konuşan Yeonjun.
"Bu kaçış fazla uzadı. Benimle geliyorsun."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Good Boy Gone Bad~Yeongyu
Fanficİçindeki o çocuğu sil. Sonra da dönüştüğüm o enkazla doldur. Yaşayan ölü bir zombi gibiyim. Aşkın mezarında doğdum. (I like being bad) Good Boy Gone Bad~TXT Yeongyu angst fic
