"Beomgyu, neden konuşmuyorsun benimle?"
"Günler oldu, bıkmadın mı sessizlikten?"
"Mızıkçılık ettiğinin farkında mısın?"
Aldığı karşılık basit bir omuz silkmeden öte geçmiyordu. Günlerdir durum buydu. Beomgyu yastaydı, üzgündü ve sinirliydi.
"Yalnız bu durumun canımı sıkmaya başladığını bilmelisin artık."
Yine omuz silkti ve başını bacaklarının arasına soktu. Uzun saçları da aşağı doğru düşmüş, yüzünü kapatmıştı.
Uzun saçlarında bir el hissetti Beomgyu. Ardından saçlarının sertçe kavranışını. Ve o el başının sertçe arkaya çekilmesine sebep oldu. O el Yeonjun'undu.
Ani acıyla hafifçe inleyen Beomgyu Yeonjun'un suratını karşısında buldu. Gördüğü gözler ona iyi şeyler olmayacağının habercisi niteliğindeydi. Öfkeli görünüyordu Yeonjun.
"Senin şımarıklıklarına katlanmaya devam edeceğimi sanıyorsan yanılıyorsun Beomgyu. Bıktırdın artık ama seni öldürmeyeceğim. Hayatının sonuna kadar burada benimle kalacaksın."
"Seninle kalmayacağım. İntihar etmek benim için zor bir şey değil."
"Zor değil elbet izin verseydim. Sana sinirlensem de hâlâ şu dünyada sevdiğim tek şeyin sen olduğunu biliyorsun. Sadece sensin."
"Ve sen de şu dünyada nefret ettiğim tek şeyin şeyin sen olduğunu biliyorsun."
"Umurumda değil." Öfke saçan gözlerinin aksine samimi bir gülüş sunmuştu Yeonjun hâlâ saçlarındaki el yüzünden canı acıyan Beomgyu'ya.
"Sevdiğine en çok zararı kendinin verdiğinin farkında değil misin Yeonjun? Ben en çok senin yüzünden üzüldüm ve üzülmeye devam edeceğim. Seni asla affetmeyeceğim. Sen bir katilsin. Senden nefret ediyorum."
Beomgyu'nun saçlarındaki eller sıkılaştı. Aslında Beomgyu'ya zarar vermezdi Yeonjun. Sinirden farkında değildi.
"Fazla oluyorsun Beomgyu."
"Sen fazla oluyorsun Yeonjun. Hayatımda ne konuma sahip oluyorsun da bana böyle davranabiliyorsun?"
"BEN SENİ SEVİYORUM APTAL." Beomgyu o ana kadar sessizce konuşan Yeonjun'un bir anda bağırmasıyla geriledi. "SENİ SEVİYORUM VE BU SEVGİ BENDE TAKINTI HALİNE GELDİ. YAPTIKLARIMIN TEK SEBEBİ BU. TEK SEBEBİ SENSİN."
Gözlerinin nemlendiğini hisseden Beomgyu ona bir şey söylemedi. Ama Yeonjun'un dedikleri ona bazı şeyler düşünmeye itmişti. Arkadaşlarının ölümüne sebep olanın kendisi olduğu gerçeğini düşünmesine mesela.
"Arkadaşlarımı öldürdüğüm için çok mu keyifliyim sanıyorsun? Soobin'i gözlerinin içine bakarak boğarken onunla olan anılarımız beni üzmedi mi sanıyorsun? Taehyun'un hayran olduğum zekasıyla beni yakalayacağını anladığım için öldürmek çok mu kolaydı? Kai bana o masum suratıyla bakarken bıçağı kalbine saplamak zevkli miydi? CEVAP VER BANA!"
Artık gözlerinin dolması evresini geç hüngür hüngür ağlamaya başlayan Beomgyu konuşamıyordu ama başını iki yana salladı reddedercesine.
"Bak, kabul ediyorsun. Ama ben bunları ne için yaptım? Amacım neydi? Sendin, hep seni düşündüm. Onlara acıma duygumu engelleyen şey sana duyduğum o aptal histi. Normal değilim farkındayım. Ama sence de bana olan laubali tavırlarını hak ediyor muyum?"
"Ediyorsun Yeonjun. En kötüsünü hak ediyorsun."
Elleri hâlâ Beomgyu'nun saçlarında olan Yeonjun son duyduklarından sonra gülerek geri çekildi. Sonra aniden yüzündeki gülüşü bozup yatağında oturan Beomgyu'yu kolundan kavradı ve üst kata çıkardı. Rotası belliydi.
"Burası..."
"Evet, hepinize yasakladığım o oda. Şimdi bak bakalım neden yasaklamışım."
Kapıyı açıp Beomgyu'yu sertçe içeri ittirdi Yeonjun. An itibariyle Beomgyu kendi fotoğraflarıyla kaplı bir duvarla bakışıyordu.
"Görüyor musun bunu? Sana olan takıntımı anlıyor musun? Bu takıntının beni ne hale düşürdüğünü görüyor musun? Burada, bu odada senin fotoğrafların var ve aşağıda, depomda senin için öldürdüğüm arkadaşların var. Bu fotoğrafları çektim çünkü seni daima görmek istiyordum. Arkadaşlarını öldürdüm çünkü sana ulaşmamı engelleyeceklerdi. Benim bu denli hasta olduğumu duysalar seni benden uzaklaştırırlardı. Hâlâ acımıyor musun bana?"
"Hasta olduğunu kabul ediyorsun yani."
"Evet aptal, kabul ediyorum. Hasta oldum senin için."
"Ama ben hâlâ acımıyorum sana. Ne durumda olduğun umurumda değil, senden nefret ediyorum.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Good Boy Gone Bad~Yeongyu
Fanfictionİçindeki o çocuğu sil. Sonra da dönüştüğüm o enkazla doldur. Yaşayan ölü bir zombi gibiyim. Aşkın mezarında doğdum. (I like being bad) Good Boy Gone Bad~TXT Yeongyu angst fic
