MUZMERAT BÖLÜM 9: KOPMAK

7 0 0
                                    

 MUZMERAT Bölüm 9:KİMSESİZ

"Lütfen Polat Bey. Hastane olmaz." Bilincim koca bir deliğin içinde kaybolurken söyleyebildiğim tek bir kelime daha vardı. "Lütfen."

En son gördüğüm şey ise bana olan bakışlarının yumuşadığıydı.

.

.

.

Uyanmıştım.

Uyanmıştım ancak gözlerimi açtığımda karşılaşacak olduğum gerçeklik beni oldukça gerdiği için gözlerimi açmamak için kendimle bir nevi savaş halindeydim. Bulunduğum odanın bembeyaz ve rahatsız edici ışığı kapalı göz kapaklarımın ardından beynimin derinliklerine nüfuz ediyordu. Daha fazla bu işkenceye maruz kalmamak ve gerçeklerle yüzleşmek için zorlanarak da olsa göz kapaklarımı araladım. Işığa alışabilmek için kendime biraz zaman tanıdım. Işık nihayet gözlerim için katlanılacak bir hale geldiğinde bulunduğum yeri incelemeye başladım. Çok geniş bir odanın içinde yalnızdım. Odanın perdeleri tamam örtülüydü ancak gece olduğunu anlayabilmiştim. Gözüm hemen yan tarafımdaki duvarın üzerinde bulunan saate gitti. Saat 02:25'ti.

Üzerinde yattığım yatak çok büyüktü. Yatağın karşısında bir televizyon vardı. Yan tarafta ise bir komodin bulunuyordu. Burası Polat'ın yatak odasıydı.

Kendimi kaybetmeden önce yaşadıklarım bir bir aklıma düştü. Polat sözümü dinlemişti ki gözlerimi bir hastane odasında açmamıştım. Tedirginlikle beraber yatakta doğrulmaya çalıştım. Elim yaramın olduğu yere gitti. Üzerimde hala bayılmadan önce üzerimde olan kanlı gömlek vardı. Gömleği hafifçe kaldırdım. Yara yerimin üzerinde sargı bezi vardı ve oldukça temizdi. Anlaşılan yarama pansuman yapılmıştı. Gözlerimi üzerimden çektim ve doğrulduğum yatakta ses çıkarmamaya çalışarak ayağa kalktım.

En son bu eve girdiğimde yaralanmıştım ve şu an burada olmam bile bir mucizeydi. O yüzden bu şansı iyi kullanmalı ve evdeki tüm ayrıntıları beynime iyice kazımalıydım.

Oda o kadar büyüktü ki kalktığım yataktan odanın kapısına kadar 19 adım atmam gerekmişti. Sessizce kapının kolunu indirdim ve uzun bir hole çıktım. Sol tarafta merdivenler vardı. Ses çıkarmamaya dikkat ederek merdivenlere ulaştım. Elim istemsizce yaramın üzerindeydi çünkü her adım attığımda sızlıyordu. Tam merdivenlere ulaşmıştım ve ilk adımımı atacaktım ki duyduğum sesle adımlarım olduğu yere kilitlendi.

"Nereye kaçıyorsun?"

Kafamı sesin geldiği yere yani arkaya çevirdim. Polat elleri cebinde oldukça boş bakışlarla bana bakıyordu. Üzerinde siyah bir boğazlı kazak ve siyah bir pantolon vardı. Onu takım elbiselerim dışında böyle nadir gördüğüm için gözlerim haddinden fazla üzerinde takılı kaldı. Nihayetinde dikkatimi toparladım ve bakışlarımı tekrardan yüzüne çıkardım. Aynı şekilde bana bakmaya devam ediyordu.

"Neredeyim?"

Aslında bu sorunun cevabını biliyordum. Burası onun eviydi ve ben bu evin her bir karışını adım kadar iyi biliyordum. Mesela görünen 3 katlı bir ev olmasına rağmen bodrum kat da dahil olmak üzere yerin altında 3 kat daha vardı.

"Benim evimdesin. Bayılmadan önce sürekli beni hastaneye götürme diye sayıkladın. Bende buraya getirdim." Gözleri yara yerime takıldı. İstemsizce nefesimi tuttum. "Yaran baya kötü durumdaydı. Bir önceki atılan dikişler pek sağlam değilmiş anlaşılan."

Sesi tüm hücrelerimi uyarmaya yetiyordu. Beynimin içinde kırk tane tilki dönüyordu ve hiçbirinin kuyruğu birbirine çarpmamalıydı. Eğer çarparsa tüm yalanlarım ortaya çıkardı.

Yayımlanan bölümlerin sonuna geldiniz.

⏰ Son güncelleme: Jan 01, 2024 ⏰

Yeni bölümlerden haberdar olmak için bu hikayeyi Kütüphanenize ekleyin!

MUZMERATHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin