"Sıfatlar olmadan yalnızca sana."
Başımda dönüyordu. Merdivenlerden inerken çaprazda ki kapının içinden çocuk sesi geliyordu. Kapı aralanır gibi oldu ve içerinden iki saniye de küçük bir kızın başı gözüken kız içeri girdi.
Kızın yüzünü görememiştim.
Aşağı indim. Baran kalkmak üzereydi. Vedalaşıp evden çıktık. Arabaya binerken ben,
"Sahile mi gitsek?"
"Olabilir ama aklına nereden esti."
"Dosyanın fotoğraflarını çektim, biraz onlara bakarız hem de açık hava da bildiğim çok güzel bir yer var bir şeyler içeriz."
"Çekebildin demek avukat hanım, marifetleriniz gözlerimi yaşartıyor."
"Hım ama sayın savcım siz de pek benden aşağı kalmazsınız."
Gülümsedik ve arabanın radyosundan bir şarkı açtık, bu sırada dosyanın fotoğraflarını istihbarata attık ve yarın buluşmak için sözleştik.
Sahile geldik, çay almak için Baran ile birlikte çay almak için yürüdük.
"Baran, onların ailesinde hiç kız çocuğu var mıydı?"
"Yoktu herhalde."
"Yoktu ben de öyle hatırlıyorum."
"Ne oldu bir şey mi fark ettin?"
"Evet dosyanın fotoğrafını çekip odadan çıkarken karşı odadan bir kız çocuğu çıktı ama beni görür görmez içeri geçti."
"Farklı biri belki evde ki hizmetlilerin çocuğu filandır."
"Yok ya çok saçma değil mi evde ki hizmetlinin çocuğunun üst katta büyük ihtimal ona ait olabilecek odada ne işi olabilir."
"Belki akraba filan olamaz mı?"
"Yanımıza neden getirmediler o zaman."
"İstihbarata söyleriz, neyse yeter artık daha fazla iş konuşamayacağım."
"Dün beni öldürmeye çalışan şahıstan da ses yok."
"İstihbarat halen peşinde. "
"Farkında mısın hiç normal insanların bahsettiği konulardan konuşmuyoruz."
"Yani."
"Sıradan insanlar kulağa çok garip ve hoş geliyor aslında."
"Biz istesek de sıradan insanlar gibi olamayız."
"Neden ne biliyim emekli filan olacaksın. Hep kaos hep adrenalin."
"Emeklilik biraz erken değil mi ya."
"Valla değil."
"Ee emekli olunca ne yapacaksın."
"Bir bahçem filan olurdu sebze yetiştirirdim. Küçük bir sahil kasabasında olurdum. Herkesten uzak sessiz ve sakin."
"Sen en fazla bir haftaya geri gelirdin."
"Hayal ettim de şuan, biraz sıkıcı ama idare eder bence ya."
"Bizim mesleği düşünürsek gerçekten de çok tek düze."
"Evet, ya sen hiç öyle düşünmedin mi?"
"Düşündüm, ama sonra yapamayacağıma karar verdim. Bir ara bırakıp memur olmayı düşündüm hatta ayrı kalmak için izin de aldım. Sonuç iznim bitmeden adliyedeydim."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
PERDE
Ficción GeneralÇevremde ki herkesi kaybettim. Hani derler ya "kendi hayatınızın başrolü olun." diye. Ben kendi hayatım da yavaş yavaş kaybolmaya başladım. Etrafım beni görmüyordu, duymuyordu, varlığımı dahi hissetmiyordu. Kendi hayatımda kayboldum, onca insan ara...
