Spor salonunun yüksek tavanında sönen hayallerimin yankısı vardı sanki. Pencere kenarına çökmüş, titreyen ellerimle spor ayakkabılarımın bağcıklarını bağlıyordum. Salon henüz boştu, sadece birkaç kişi kendi halinde ısınıyordu ama benim içimdeki gürültü dinmek bilmiyordu.
"Tanrım, şimdiden yoruldum." diye mırıldandım.
Luna, elindeki su şişesini kenara bırakıp yanıma geldi. "Alice, çok kasıyorsun kendini..İlk antrenman bu, kimse senden takla atmanı beklemiyor. Daisy bile."
"Hiçbir şeye odaklanamıyorum ki..Sabaha kadar biyoloji ödevini yaptım."
Luna elini elimin üzerine koyup hafifçe sıktı. "Boşver, Bayan Godville o ödevlere bakmıyor bile. Rahatla biraz."
Bu sırada diğer amigo kızlar da yavaş yavaş salona doluşmaya başladı. Takım lideri ve amigo kızlar sol tarafa ilerlerken yedekler sağ tarafa geçti. Daisy herkesi sıraya soktu ve sessiz olmaları için eliyle işaret etti.
Gözlerim istemsizce arka tarafa kaydı. O sarışın kız..Jason'ın sevgilisi. İncecik belini saran amigo eteğinin üstüne dar beyaz bir tişört giymiş ve dalgalı saçlarının yüzüne düşmesini engelleyen beyaz ince bir saç bandı takmıştı. Bu haliyle uzun boylu ve güzel bir balerine benziyordu.
''Pekala bugün koreografinin ikinci kısmını yapacağımız için biraz daha zorlanabilirsiniz. Ama merak etmeyin..eğer ilk seferinizse dengede kalmaya çalışmanız yeterli. Herkes istediği yere geçebilir.''
Bunu duyan kalabalık hareketlendi ve kimisi öne giderken kimisi arkaya geçerek farklı gruplar oluşturdu. Ancak sanırım bu çok da parlak bir fikir sayılmazdı, herkes istediği yere geçebilir dendikten sonra sürekli olarak yer değiştirip çene çalarak bir türlü yer beğenemeyen bazı kızlar salonda tam bir kaos yaratmıştı.
Daisy gergin bir şekilde ''Hey!'' diye seslendi.
''Hey!''derken sesini yükselterek ellerini beline koydu.''Pekala herkes yerinde kalsın !''
Böylece Daisy'i takip ederek ısınmaya devam ettk. Birkaç tur ısınmadan sonra koreografinin ikinci kısmını göstermeye başladı. Ancak Daisy hareketleri oldukça yavaş yapmaya çalışsa da özellikle de benim gibi çaylakların zorlandığını ve diğerlerinden geri kaldığını görebiliyordu.
Birkaç dakika sonra mola verince sıkıntıyla Luna'ya döndüm.''Berbat durumdayım biliyorum.''
"Belini serbest bırak, Alice. Çok gerginsin."
Luna'yı dinleyerek birkaç gevşeme hareketi daha yaptım ve sıranın arka tarafında sessizce beklemeye başladım. Ancak bu lanet sıra o kadar saçma ve düzensizdi ki dans etmeye çalışırken gerçekten sıkışmıştım ve kollarımı rahatça açamıyordum. Yanımdakilere biraz yer açmalarını söylesem de oflamalara eşlik eden birkaç santimlik değişikliğin hiçbir faydası olmamıştı.
''Ah, çok sıkıştım..''diye mırıldandım. Yanımdaki kız gözlerini devirerek diğer tarafa döndü.
Tişörtümü iyice yukarı çekerek biraz rahatlamaya çalıştım. Sonra karar verip ön tarafa doğru yürüdüm. Bu kez gerçekten de rahat bir şekilde hareket etmek istiyordum, buna kesinlikle daha fazla dayanamayacaktım. Hareket ettikçe stres seviyem artıyordu ve bu lanet kızların arasında rezil olmak istemiyordum. Biraz yer açmasını istemek için arkamdakine döndüğümde ise şaşkınlıkla yutkundum.O sarışın kız buz gibi bakışlarını üzerime dikmiş bana bakıyordu..Ne ara arkama geçmişti? Panikle önüme döndüm. Jason'ın sevgilisi tam arkamdayken nasıl odaklanabilirdim ki? Gözlerindeki o alaycı "Buraya ait değilsin" diyen ifadeyi hatırladıkça ellerim terliyordu.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
ÜVEY KARDEŞ
ActionÜvey kardeşiyle aşk yaşayan bir kızın hikayesi. *Cinsellik, argo ve küfür içerir. *+18 *Bu hikayedeki tüm karakterler ve olayların gerçek kişi ve kurumlarla ilgisi yoktur. Tamamen hayal ürünüdür.
