Bugünün hayatımın en boktan günlerinden biri olduğunu kabul etmeliyim. Ve bu bayan Hudson'ın ödevini yapmamış olmam, gözlerimin balon gibi şişmesi ya da Luna'yla yaşadığımız saçmalıklardan da öte uyanır uyanmaz aklıma doluşan yüksek çözünürlüklü bazı görüntüler yüzünden bu hale gelmişti. Pekala..En başa dönecek olursak bütün sabah üvey kardeşlerimden kaçarak bir şekilde okula gelmeyi başarmıştım. Ancak bunun bir şeyleri değiştirdiğini düşünüyorsanız çok yanılıyorsunuz, çünkü Tyler okul boyunca peşimden ayrılmamış ve konuşmak istediğini söyleyerek beni bir köşeye sıkıştırıp durmuştu.
''Bifteğini yemiyorsan alabilir miyim?''
Karşımdaki iri yarı çocuğa bakarak başımı salladım.''Hepsini alabilirsin.''
''Dostum, kardeşimin yemeğinden uzak dur! ''diyerek araya girdi Tyler ve tabağı kendi önüne çekerek eti kesmeye başladı.
''Hadi aç ağzını.''
''İstemiyorum Tyler.'' diyerek başımı elime yasladım.''Midem bulanıyor.''
Bu sözümle masadakilerin kıkırdaması bir oldu. Evet, sanırım okulun popüler masasına oturmak büyük bir hataydı ama ben bu ağır sorumluluğu çekemeyecek kadar bunalmış haldeydim.
Tyler elini omzuma atarak bana iyice sokuldu.''Hasta mısın ?''
''Evet..Biraz hastayım sanırım.''
''Revire gitmek ister misin ?''
Başımı sallayarak onayladım. Tyler'ın en yakın arkadaşlarından biri olduğunu öğrendiğim Mac söze atıldı. ''Vay canına Tyler, seni ilk kez birine karşı bu kadar kibar görüyorum.''
''Evet, ben merdivenden düştüğümde bir hafta boyunca benimle dalga geçmiştin !''dedi diğeri.
''Haha evet !''dedi Charlie ve arkadakileri gösterdi. ''Kızların bakışlarına bakılırsa hepsi Alice'in yerinde olmak istiyor.''
''Böyle bir kardeşim olsaydı ben de ondan gözümü ayırmazdım.''dedi Mac. Doğrudan bana bakıyordu. Gözlerinde Bay Champbell'le yaşananlardan sonra aramızdaki o tehlikeli sırra ait tekinsiz bir parıltı vardı. Dudakları imalı bir şekilde kıvrıldı.
Vücudumdaki tüm kanın çekildiğini hissettim, endişeyle kızardım. Tyler ne olduğunu, Mac'in neyi kastettiğini anlamaya çalışırcasına kaşlarını çattı. "Bu da ne demek şimdi?" diye sordu.'
"Hiçç.." dedi Mac, omuz silkerek arkasına yaslandı. "Sadece, bilirsin işte..Burası küçük bir okul ve Alice de güzel bir kız. Yani yerinde olsam kardeşimin kimlerle takıldığına, arkandan ne işler çevirdiğine biraz dikkat ederdim. Haksız mıyım, Alice?"
''Evet, haklısın.'' dedim çaresizce.
''Haha ne zamandır böyle bir uysal bir kız oldun ?''dedi Tyler.
''Aslına bakarsan edebiyat dersinden beri-''
"Hayır, Mac haklı!" diye panikle sözünü kestim. Kalbim göğsümü delip çıkacak gibi çarpıyordu. "B-ben gerçekten artık uslu durmaya ve okulu daha ciddiye almaya karar verdim. Hepsi bu."
Yan tarafta bizi sessizce izleyen diğer çocuk yüksek sesle gülmeye başladı. "Tanrım! Dostum, kardeşin sanki bir şeyler çekmiş gibi davranıyor. Kafası yerinde değil bunun.."'
Diğerleri de buna güldü ama Tyler öfkeyle ''Kendi işinize bakın !''diye bağırınca masa tekrar sessizliğe büründü. Ve yemekhanedeki meraklı bakışlara aldırmadan elimden tutup beni revire götürdü.
''Alice, gerçekten iyi olduğuna emin misin ?''
''Ben..sadece biraz uykusuzum.''diyerek geçiştirdim.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
ÜVEY KARDEŞ
ActionÜvey kardeşiyle aşk yaşayan bir kızın hikayesi. *Cinsellik, argo ve küfür içerir. *+18 *Bu hikayedeki tüm karakterler ve olayların gerçek kişi ve kurumlarla ilgisi yoktur. Tamamen hayal ürünüdür.
