''Günaydın Justin !''
''Yine çok erkencisin.''dedi Justin gülerek.
''Babam nerede ?''
''Bilmiyorum, herhalde annemi köşeye sıkıştırmakla meşguldür.''dedi sırıtarak.
Ben de güldüm. Sonra Nutella'dan bir kaşık alarak koltukta oturan Tyler'ın yanına yerleştim. Tyler bana gülümseyince başımı omzuna koydum.
Justin derin bir nefes alıp kollarını sıvadı. Proje ödevini yapmayı unutmuştu ve bu işi öğlene kadar yetiştirmekte kararlıydı. Rengarenk desenli kağıtları kesmeye başladı. Önündeki yapıştırıcıya uzanırken gözü tekrar bize kaydı.
''Siz ne zamandır bu kadar yakınsınız?''
''Aslında-''
''Artık favori kardeşim Alice. En azından sizin gibi beni sinirlendirmiyor.'' dedi Tyler araya girerek.
''Dostum, bu hiç de doğru değil ! Daha dün sırt çantama bıraktığın oyuncak örümcek yüzünden yanlışlıkla Ethan'ı dövecektim.''dedi. ''Aslına bakarsan onu gerçekten dövmek istiyordum..Yani iyi bir bahane oldu.''
Kucağımdaki tabağı sehpaya bırakarak güldüm.''Ethan'la çok iyi arkadaş olacakmışsınız gibi hissediyorum.''
Biraz sonra herkes oturmuş sehpanın etrafında Justin'in on dakikadır uğraştığı minik ağaçları yapmaya çalışıyorlardı. Ve kesinlikle onun beceriksizliğinden falan değil, Bayan Patricia sürekli uyardığı halde yerler tamamen minik kağıt parçaları, lastikler ve boya parçalarına bulanmıştı.
''Hey o buraya gelecek!'' dedi Justin ve Tyler'ın eline vurup kağıdı geri aldı.''Tanrım, bir işi de beceremiyorsun!'
Elindeki kağıdın üzerine renkli kalemlerle minik köpekler çizdi. Biraz boyadıktan sonra lastikleri de taktığında bunun neye benzediği konusunda hiçbir fikrimiz yoktu.
''Ah..her neyse devamını okuldaki eziklere yaptıracağım!''
''Justin!''
Bayan Patricia'nın sesiyle başını iki yana salladı.''Yani Tyler ve Jason'dan bahsediyordum!''
Tyler ayağa kalkarken Justin'e çarpmayı ihmal etmedi. ''Annem olmasa sana ne yapacağımı biliyorsun.''
''Dostum, şaka yapıyorum!'' dedi Justin.
Bu sırada ben de odama çıkıp çantamı aldıktan sonra aynanın karşısına geçtim ve dikkatle kendimi incelemeye başladım. Beyaz gömleğim üst bedenimi sarmıştı ve eteğimin altına ince beyaz bir çorap giymiştim. Saçlarımı tarayıp iyice düzleştirmiştim. Aslında iyi görünüp görünmemeyi o kadar önemsemiyordum ama son günlerde daha da özenli biri olmuştum. Okuldaki diğer kızları gördükçe bazen daha seksi olmam gerektiğini düşünüyordum. Aynaya baktıkça derin düşünceler aklıma doluşmaya başladı. Acaba bu yüzden mi Jason Cassie'ye aşıktı? Lanet Cassie gerçekten de çok güzeldi. Ancak itiraf etmeliydim ki geçen gün yaşananlardan sonra Jason'ın ilgisini üzerimde hissetmiştim ve belki de artık daha seksi hissetmek istiyordum. Evet, bu çok utanç vericiydi ama eğer üvey kardeşimle ''gerçek bir ilişki'' yaşayacaksam ben de lanet olası Cassie gibi mutlu ve değerli olmayı haketmiyor muydum?
Makyaj masama geçip hızlıca bir makyaj yaparak gözlerimi öne çıkardım ve pembe bir ruj sürdüm. Bu sırada odaya giren Tyler'ı görünce gülümsedim.
''Nasıl olmuşum ?''
Tyler birkaç saniye bütün bedenimi baştan aşağıya inceledi. ''Çok..güzelsin.''
ŞİMDİ OKUDUĞUN
ÜVEY KARDEŞ
БоевикÜvey kardeşiyle aşk yaşayan bir kızın hikayesi. *Cinsellik, argo ve küfür içerir. *+18 *Bu hikayedeki tüm karakterler ve olayların gerçek kişi ve kurumlarla ilgisi yoktur. Tamamen hayal ürünüdür.
