Cuma günü gelip çattığında babam ve Bayan Patricia küçük bir haftasonu kaçamağı yapmaya karar vermişti.
''Tatlım, çantam nerede ?''
Justin elinde çantayla koşarak geldi.''Burada anne, banyoda unutmuşsun.''
Bayan Patricia sırayla Justin, Tyler ve bana sarıldı. Sonra Jason'a dönüp çantasını taktı.''Kardeşlerine göz kulak ol Jason, biliyorsun Justin en geç 11'de yatakta olmalı.''ve ekledi.''Acıkırsanız dolapta lazanya var..ve..ve..Tanrım, neden bir şey unutmuş gibi hissediyorum?''
''Tamam anne ! Artık gidin yoksa okula geç kalacağım !''dedi Justin oflayarak.
Bu sırada dışardan gelen babamın sesiyle hep beraber evin önüne çıktığımızda Bayan Patricia sevimli bir endişeyle ''Ah! Tamam geliyorum canım !''diyerek bize nasihat vermeye devam ediyordu.
''...ve sakın biz yokken evi dağıtmayın..ve mutfak kapısını kapatmayı-''
''Patricia hadi tatlım ! Vapuru kaçıracağız !''
''Ah, evet..ve evde parti falan yapmak da yok, anlaşıldı mı? Anladın mı Tyler?''
Tyler gülerek başını salladı ve nihayet bayan Patricia ''Sakın yaramazlık yapmayın !''diyerek arabaya bindikten sonra biz de çantalarımızı alıp arabaya geçtik. Ancak olanlardan sonra ben önde, Tyler arkada oturuyorduk.
''Ah, dostum..Okul çıkışı arkadaşlarla biraz takılacağım haberin olsun.''
Jason hafifçe kaşlarını çatarak Justin'e baktı.''Hangi arkadaşların ?''
''Brendon'ın arkadaşlarıyla kaykay yapacağız. Hani sana geçen gün anlatmıştım ya..Dostum şunu söylemeliyim ki şu çocuk, Brendon'ın kuzeni çok fena kaykay yapıyor. Merdivenden inerken görecektiniz. Belki videosunu çekip youtube'a koyarız.''
Justin konuşurken ben yine dalıp gitmiştim. Gözlerimin önüne istemsizce Jason'la yaşadıklarımız geliyordu. Yanaklarımı okşadığını, elimi tuttuğunu, sonra beni ıslak ıslak öptüğünü, acımasız bakışlarını..ve sıcak bir şekilde bana bakıp gülerken görüyordum onu. Sanki her zaman böyle yanıbaşımdaymış gibi gözlerimi açsam da kapasam da Jason'ın delici bakışları orda duruyordu ve benim bu konuda yapacak hiçbir şeyim yoktu.
Okul koridoru her zamanki gibi kalabalık ve gürültülüydü. Luna koluma girmiş, beni kantine doğru çekiştirirken bir yandan da hafta sonu planlarını anlatıyordu.
"Ne zaman dönüyorlar?" diye sordu.
"Pazar sabahı." dedim.
"Sen nasılsın peki? Yani, gerçekten?"
Omuz silktim. İçimdeki o huzursuz boşluk garip bir ağırlığa dönüşmüştü. "Mutluyum sanırım. Ama garip..Babamdan ilk kez bu kadar uzun süre ayrı kalıyorum, anlıyor musun?"
Luna beni neşelendirmeye çalışarak dirseğiyle hafifçe vurdu. "Kızım, sen kafayı mı yedin? Benim böyle 'yakışıklı' üvey kardeşlerim olsaydı, evi asla terk etmezdim! Hepsi evde varken yalnız kalmak için can atardım."
"Umarım bunu Tyler için söylemiyorsundur."dedim gülerek.
Luna yüzünü ekşitti. "Tyler mı? Asla. Onda midemi bulandıran bir şeyler var. Ama Jason..ah, Jason! Cassie o kadar şanslı ki bazen ona olan kıskançlığım beni öldürecek gibi oluyor."
"Ondan nefret ediyorum." dedim."Jason benim kardeşim gibi sonuçta..Ya da en azından öyle olması gerekiyor. Bana daha yakın olması gerekmez miydi?"
ŞİMDİ OKUDUĞUN
ÜVEY KARDEŞ
AksiÜvey kardeşiyle aşk yaşayan bir kızın hikayesi. *Cinsellik, argo ve küfür içerir. *+18 *Bu hikayedeki tüm karakterler ve olayların gerçek kişi ve kurumlarla ilgisi yoktur. Tamamen hayal ürünüdür.
