O sabah iki kez uyandım. İlk seferinde yanlışlıkla oldu diye düşünüp birkaç dakika sonra arkamı dönüp rahatsız bir şekilde uyumaya çalıştım. İkincisinde ise geçen gün yaşanan olaylar kendilerini hatırlatmakta ısrar edince sıçrayarak uyandım.
Aşağı inerek berbat bir kahvaltı hazırladım. Ekmekleri yaktım, kahveyi döktüm ve bir gün önce alınmış pastanın kalanını da mideye indirdim. Kendimi beslemek için gösterdiğim bu beceriksiz çabadan sonra Bayan Patricia mutfağa girdi.
''Günaydın tatlım!''
''Günaydın!''
Sıkıntıyla gülümsedim.''Şey..s-size kahvaltı hazırlamak istemiştim ama pek beceremedim.''
''Ah, sorun değil..Biz Justin'den dolayı alışığız.'' diyerek güldü. ''Ama kızartma makinesinin fişini çektiğinden mutlaka emin ol.''
''Tabi ki..dikkat ederim.''
Bu sırada yanımıza gelen Tyler gömleğinin düğmelerini iliklemekle meşguldü. Bayan Patricia içeri geçerken uykulu bir halde mızmızlanan Justin'i de peşinden sürüklemeyi unutmadı.
''Uğurlu çoraplarımı yıkamamanı söylemiştim!''dedi Justin.
''Tatlım tamam artık!''
Gülerek onlara kulak verdim. Tyler da gülerek birkaç malzeme çıkartıp kahvaltı hazırlamaya başladı.
''Sana yardım etmemi ister misin?''
Tyler elindeki spatulayı havada sallayarak sırıttı. "Hayır, ben hallederim. Aslında..benim için yapabileceğin çok daha özel bir şey var."
Kahvemden bir yudum alarak ''Neymiş o?'' diye sordum.
''Bana güzel bir günaydın öpücüğü verebilirsin !''
''T-tyler!'' dedim yüzümün ısındığını hissederek.
"Ne var bebeğim?" derken gözleri arsız bir ışıkla parlıyordu. Omletleri tabaklara paylaştırırken imalı bakışları üzerimdeydi. "Şşşt, duyacaklar!" diye fısıldadım onu susturmak için elimin tersini hafifçe ağzına götürdüğümde.
Aniden mutfaktan çıkıp kapıyı kontrol etti ve geri dönüp tam dibime oturdu. "Annemler gitti." dedi. "Artık seni rahatça yiyebilirim."
"Ben..h-hemen geliyorum!" diyerek ayaklanmaya çalışsam da Tyler belimden yakaladığı gibi beni kendine çekti. "Öpücüğümü almadan hiçbir yere gidemezsin." Ellerimi sıkıca kavrayıp aramızdaki tüm mesafeyi sildi ve dudaklarıma sertçe yapıştı. Kalbim heyecanla çarparken ona karşılık verdim ve çok geçmeden elleri belime yerleşti. Beni kendine doğru çekerek dudaklarını açlıkla dudaklarıma bastırdı. Arkamızdaki sesi duyunca birden ayrıldık.
"Tanrı aşkına!"
Tyler hiç acele etmeden benden ayrıldı ve alaycı bir tavırla "Sana da günaydın, Jason." dedi.
Jason bize tiksinerek bakıyordu. "Bunu evde yapmak zorunda mısınız?"
"Etrafta bizden başka kimse yok, Jason." dedi Tyler omzunu silkerek.
"Bu rahatsız olmadığım anlamına gelmiyor!" Jason sinirle buzdolabına yöneldi ama kapıyı açtığı an tüm mutfaktaki hava buz kesti. "Yumurtalarım nerede, Tyler?"
"Neden bana soruyorsun?"
"Çünkü şu an lanet bir omlet yiyorsun!"
''Lanet olsun Jason, senin hiçbir şeyine dokunmadım.''
ŞİMDİ OKUDUĞUN
ÜVEY KARDEŞ
ActionÜvey kardeşiyle aşk yaşayan bir kızın hikayesi. *Cinsellik, argo ve küfür içerir. *+18 *Bu hikayedeki tüm karakterler ve olayların gerçek kişi ve kurumlarla ilgisi yoktur. Tamamen hayal ürünüdür.
