Biraz fazla uzun bir ara oldu değil mi? Birazcık...
Sohbet kısmını bölüm sonuna bırakıp hepinize keyifli okumalar diliyorum~
***
Alhaitham;
Kaveh anlamamış bir şekilde önünde durduğumuz dövüş sanatları salonuna baktı. Arabadan inerken şaşkınlıkla bana baktı "Felix Amca'nın salonuna mı geliyorsun?" Yarı şaşkınlık ve mutlulukla sormuştu "Evet ama daha yeniyim." Kaveh babasına döndü "Sen de mi biliyordun? Niye benden sakladınız ki?"
Babası kapıya ilerlerken cevap verdi "Zaten bildiğini sanıyordum." Peşinden içeri ilerlediğimizde Felix Usta bir kaç çocuğu eğitiyordu. Kaveh'i görünce sevinçle parlayan gözleri babasını görünce şaşkınlıkla büyüdü "Yeğenim ve hayırsız kardeşim! Sizi buraya hangi rüzgar attı?"
Kaveh koşup boynuna atladığında güldü "Bu da ne böyle sarılma mı? Görmeyeli yumuşamışsın Kaveh." Kaveh pozisyonunu çevirip boyun kilidine aldı "Haha beni çok özledin sanırım gardını hemen indirdin." Usta sinsi bir şekilde gülümsedikten sonra tek hamlede kolundan kurtulup onu yakaladı.
Kaveh'i yere çarpacakken ben daha tepki veremeden babası tek eliyle Kaveh'i yakaladı ve Ustayı yere devirdi. Boynuna ayağıyla basarak baskı uygularken sinirle homurdandı "Ameliyattan daha yeni çıktı elinin ayarı olsun." Usta ayağını itmeye çalışırken söylendi "Yeni mi? Çoktan bir ay geçti sanıyordum. Hadi ama kardeşim çek ayağını ben yeğenime bile isteye zarar verir miyim?"
Babası ayağını çekerken Kaveh'i düzgün bir şekilde kucağına alıp endişeyle yüzüne baktı "Bebeğim iyi misin?" Kaveh kızarırken debelendi "Tanrı aşkına baba insan içinde şöyle davranma demedim mi?" Kaveh debelenirken babası o düşmesin diye onu tutmaya devam etti "Kaveh dur düşeceksin."
Kaveh sinirle daha çok hareket ederken babası hareket edemeyeceği şekilde onu tutup gözlerine baktı. Kaveh bir anlık gözlerine baktıktan sonra kıpırdanmayı kesti. Babası onu bıraktığında yüzünü asıp kollarını göğsünde bağladı. Usta ikisine gülerken Kaveh utanmış ve sinirli gözüküyordu.
Babası elini Kaveh'in saçlarında şefkatle gezdirdi "Dilim sürçtü üzgünüm. Amcan canını yakacak diye düzgün düşünemedim. Tamam mı aslanım surat asma bana lütfen. Üzmeyelim birbirimizi." Kaveh kollarını göğsünde bağlamayı bırakıp kafasını kaldırıp babasının gözlerine baktı.
İkisi yan yana dururken ilk kez benzerliklerini bu kadar fark etmiştim. Babasının gözlerinin daha sert gözüktüğünü düşünmüş olsam da sanırım bu Kaveh'e bakarken tamamen başka bir mevzuydu. Büyükannemin bana baktığı gözlerle oğluna bakıyordu. Kaveh'e sarılıp hafifçe sırtını sıvazladıktan sonra tek eliyle beni yanına çağırdı.
Yanlarına ilerlediğimde bıyık altından gülüyordu "Anlat bakalım bundan neler öğrendin şimdiye kadar." Hafif bir gülümsemeyle saçımı okşadığında utandım. Her şeyi ona anlatırken ustanın da ilgiyle başımızda beklemesi nedense beni tuhaf hissettirmişti.
Tam bittiğini düşündüğümde usta araya girdi "Sıfırdan başlayan birisine göre gayet iyi ilerliyor özet geçmek gerekirse. İyi ki bana yönlendirdin elimde biraz daha dayanabilirse Kaveh ile denk bile olabilir." Kaveh ısınmak için bir köşede esnerken hareketini yarıda kesip bana baktı "Öyle olduğunda dövüşebilir miyiz? Bakalım babam mı beni daha iyi eğitmiş yoksa sen mi Alhaitham'ı?"
Kaveh'in babası bu fikirden hoşlanmış gibiyken ustanın bakışı bana döndü. İstemiyorum dercesine başımı iki yana salladığımda Kaveh üzgün bir şekilde bana baktı "Ama neden?" Kesinlikle olmaz dercesine ellerimi salladım. Ona asla vuramam. Düşüncesi bile kendimden nefret etmeme sebep oluyordu.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
HEAR ME - Kavetham
Fanfiction"Alhaitham... Ah yoruldum soluklanmama izin ver... Öküz arkadaşlarım adına özür dilerim. Onlarda senden özür dilemek istiyor gelebilir misin?" Soğuk gözlerle bana bakarken arkasını dönüp merdivenleri çıkmaya başladığında bocaladım "Hey böyle yapma i...
