Ruhum toprağa gömülmüştü ben ise hala yaşıyordum. Bir solucan gibi......Ortadan bölündükçe acı içinde çoğalıyor dum. 0ldükçe yaşamaya birden fazla parça olarak devam etmeye zorlanıyordum- Karantina.
.
.
.
Evet ölmemiştim. Ama ölmeyi düşünüyordum. Evet ruhum toprağa gömülmüştü ve ben hala öyle kalmıştım. Ruhum daha topraktan arınmamışdı. Arınmayacakdı. Batdıkça batıcaktım.
Yanımda birileri olsaydı ölüm bile hoş gelirdi belki.
Onlara göre ben deli ve duygusuzum. İçim içimi kemirdiği günleri bilmiyorlardı. Pili biten bozuk saat gibiydim. Yeni Ailemin beni seveceğin de kalmıştım.
Gözümü yavaş-yavaş araladım. Gördüğüm ilk şey tavandı. Etrafıma baktığımda herkes buradaydı. Ağzımda oksijen maskesi vardı. Beni ilk Cahid fark etti. "Uyandı" dedi. Cansel hanım gibi 'kızım' demedi. Neyse zaten huzurunu bozuyormuşum. Bir de 'kızım' mı diyecekti
Yavaşça yerimden doğrulduğumda Cansel hanım bana yardım etti. Maskeyi çıkartmak için elimi kaldırdığım da Fırat "Çıkartma" dedi.
Sana ne oluyor be? Neyse... Elimi geri indirdim. "Ne zaman çıkıcaz?" dedim. "Neden demedin?" dedi Cahid. "Huzurunuzu bozarım ya" dedim alayla. "Neden demedin" dedi bir kes daha.
"Sormadınız" dedim omuz silkerek. "İlla sormamız mı lazım?" dedi. He canım sorcanız ."İlk düzgün konuşun benle sonra ne sorarsanız sorun." dedim. Sinirle nefes alıp "Polat git taburcu işlemlerini hallet." dedi. Polat da odadan çıktı.
Doktor kontrol ettikten sonra taburcu işlemleri hal olmuştu. Maskeyi çıkarıp yavaşça ayağa kalktım "Odadan çıkarsanız kıyafetimi değiştireceğim." deyince hepsi odadan çıktı. Kıyafetlerimi giyip odadan çıktım. Hepsi beni bekliyordu. Arabaya binip eve gitmeye başladık.
Hastane...........
En nefret ettiğim yerdi. Zaten kim severdi ki? Cansel idi adı. Bir arkadaşım vardı ve ismi Cansel idi. Kendisi bir yıl önce vefat etti. Kurtaramadım onu. O günden sonra ayrı nefret ettim hep hastanelerden.
Evin önünde durunca indik. Ben direk odama geçtim. Telefonu komodine koyup kendimi yatağa attım.
Gözlerimi açtığımda hava kararmıştı. Banyoya girip kısa bir duş aldım. Üzerime bir şeyler giydim.
(böyle düşüne bilirsiniz)
Saçımı kurutup açık bıraktım. Telefonu alıp aşağı indim. Bu saatlerde yemek yiyorduk. Açıkçası acıkmıştım. Yemek odasına gittim.
Girdiğimde her kes buradaydı. Köşeye oturdum. Yine köşeydi ama yer ayrılmıştı işte. Oturduğumda Cahid "Afiyet olsun" dedi. Evet artık bey demiyorum. Büyüklere saygıyı çok iyi bilirim ama bana saygılı davranmayana, davranmam.
Yemeğin ortalarında telefonum çalmıştı. Baktığımda eski babamdı. "Pardon bakmalıyım." deyip ayağa kaktım. Bir köşeye gidip açtım. "Ne var?" dedim her zaman ki gibi. "Gel eşyalarını al" deyip yüzüme kapattı. Sorunlu lan bu.
Ama mecbur gidecekti işte. Ben onu tanıyorsan ben bu gün eşyaları almazsam o eşyaları çöpe atardı. Yemek odasına gidip Cansel hanıma hitaben konuştum.
"Cansel hanım ben eski evime gidip eşyalarımı almalıyım." dedim. "Fırat abin bıraksın" deyince başımı olumsuz anlamda salladım ve "Hayır" dedim. Cansel hanım uyarıcı ses tonunda "Fırat" dedi.
Hay senin inadına. Fırat ayağa kalkıp odadan çıkınca arkasıyla bende çıkıp "Hayır. Gerek yok gelmene. Ben kendim giderim" dedim.
Varınca arabadan indim. Tıpış tıpış Fıratın arabasıyla gelmiştim. Evin önüne gelince derin bir nefes aldım. Kapıyı çalmadan içeri girdim. Açıktı. Eskiden kapıyı kilitlerdi bir yere gitmeyim diye.
Depoma gidince Cerenin de orada olduğunu gördüm. Duvara yaslanmıştı. Beni görünce gülümsedi. Onu takmayıp bavula eşyalarımı doldurmaya başladım.
"Nasılsın?" dedi. Cevap vermedim. "Aaaaa. Yapma ama böyle kırılıyorum." Olum gerizekalı mısın daha bir şey yapmadım ki. "Uğraşma benimle. İşim var." dedim. Kolumdan tutup kendine çekince hızla çekildim ve "Ne yapıyorsun?" dedim kaşlarımı çatarak.
Kaşlarım istemsizce çatılmıştı. "Senle bir anlaşma yapalım" dedi "Senin burada ne işin var? Oda verilmiyor mu sana?" "Seninle konuşmak için geldim. Odam var" dedi. "Odan varsa git. Senle konuşamam."
Valizi kapatıp gitarın ipinden belime astım. Tam odadan çıkacakken "O aileyi dağıt. Sana yüklü miktarda para veririm." dedi. Valizi yere koydum ve gülümsedim. "Güzel bir teklif. Ne kadar?"dedim
"10-15 bin falan." dedi "Anlaştık." dedim. Elini uzattı ve "Çok iyi bir anlaşma olacak." dedi. Elini sıkmak için yanına gittiğim de ani hareket yaparak saçını tuttum ve kendime doğru çektim.
"İyi anlaşma he?" dedim daha çok kendime çekerek "Beni parayla kandıra bileceğini mi düşündün?"dedim. Elini tutup açtım ve elinin içindeki ses kaydını aldım.
"O aileye zarar vermeyeceksin. Eğer olur da zarar verecek olursan sana zarar vermekle yetinmem. Paranı kendine sakla. Ben parayla birinin kölesi olacak biri değilim senin aksine. Hele o parayı sen verirsen. Benden ve ailemden uzak dur." deyip bıraktım.
Beni sevmeyen ailemden.........
Elindeki ses kaydını ilk geldiğimde görmüştüm. Valizi alıp önce depodan sonra evden çıktım. Fırat elimden valizi alıp bagaja koyarken bende arabaya bindim. Oda binince yola koyulduk.
===========================================================================
Bölüm nasıldı?
Siz nasılsınız?
Umarım beyenmişsinidir
Vote atmayı ve yorum yapmayı unutmayın
Kendinize ciciş bakın
Görüşürüz bay bayy
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Gerçek ailem mi? (DÜZENLENDİ)
Teen FictionGenç kızımız Asena bir testle gerçek ailesine kavuşur. Eski ailesinden oldukca yara alan kızımız yeni ailesi yarasına pansuman yapacak mı? Yoksa yaralar mı ekliycek? Ortada Ceren yanındaysa Candan ve Murat vardı. Bir birlerine sarılarak hastaneden g...