Misafirlik

358 15 67
                                        

Tepki: Biz onların olduğu mahalleye yeni taşınıyoruz, annesi ile annemiz arkadaş oluyor.
Biz onlara çay içmeye gidiyoruz, evde bize aşık oluyorlar. Ama biz körüz.

İsteyen: minachanone

Bulunacak kişiler: Baji, Mitsuya, Chifuyu.

Baji: Annesi onu "dersin başından kalkmıyor çocukcağız" diyip överken Baji içeri girdi, "Anne misafir geliyorsa söyle de yanlarına geleyim." diyip sanki koskoca salonda başka yer yokmuş gibi...geldi yanına oturdu. Çünkü senin kibar ve utangaç konuşmalarını duymuştu.

Slaaayyy~~

Sen demin konuşan kişinin yanına oturduğunu fark edince biraz yana kayıyorsun, Baji olduğu yerde kalıyor.

Baji'nin annesi hanım senin anne hanıma kızın çok durgun gözüküyor diyince annen senin kör olduğunu söylüyor.

Senin gereksiz yere yüzüm kızarıyor, Baji'den bir şaşkınlık mırıldanması çıkıyor.

Anneleriniz boş boş konulara dalınca, Baji ne diyeceğini bilmeyerek sohbet başlatmaya çalışıyor, Baji'nin aklında şöyle bir düşünce var, "O körse ben de gerizekalıyım. Hiç bir sorun yok."

Sonrasında artık merakına engel olamayıp "Görememen... Sana sorun oluyor mu?.." diye soruyor, sen, doğuştan olduğu için aşırı büyük bir sorun olmadığını söylüyorsun.

İkinizde artık neşeyle konuşuyordunuz, annen Baji'nin annesine genelde hiç böyle olmadığını söylüyor falan filan.

Sen gereksiz bir merakla Baji'ye görünüşünü soruyorsun, o ise bayağı utanıp kem küm edip anlatıyor.

"Uzun siyah saçlarım var... Sivri dişlerim, kalın kaşlarım, kahverengi gözlerim var... Ve, ah, orta boyluyum, 1.75 civarı... Çok beyaz bir tenim var... Ve ellerim biraz büyükler..."

Sanki bir an konuşmaya devam edecek gibi oldu ama sustu.
Senin yüzünde ufak bir tebessüm belirmişti.

Mitsuya: O çayları size dolduran, yok çayın yanında yediğiniz kısırı, poğaçayı tabaklayan kişiydi.

Senin çayını önüne bırakınca, özür dilerim, yardım etmek isterdşm gibi bir cümle kuruyorsun.

Mitsuya biraz şaşkın bir tepki veriyor, "Neden özür diliyorsun ki, zaten misafirsin-"
Senin boş bakışlarını fark edince olayı çaktı.

"Hayır, hiç sorun değil, özür dilemene de gerek yok..."

Sen bu kişinin bir erkek olduğunu fark edince kalp atışların anında yükseliyor.

Mitsuya işini bitirince senin yanına oturup anında konu açıp konuşuyor, kız kardeşleri ise seni işgal etmiş durumda, hem seninle nazikçe konuşuyorlar hem de görmene gerek olmadan bir şeyler anlatıyorlardı.

Mitsuya onun yüzünün kızardığını göremediğin için mutlu çünkü aklındaki tek şey seninle daha çok vakit geçirmek, arkadaşlık kurmaktı.

Sen gayet normal bir ruh halindeydin, ta ki Luna, "abimin yüzü kızarıyor... Ve sana bakıyor..." diyene kadar.

Sanki görebilecekmişsin gibi Mitsuya'nın varlığını hissettiğin tarafa dönüyorsun.

Mitsuya hiç itiraz etmeden utangaç bir kıkırtı ile kabul ediyor.

Chifuyu: O kedisi Peke J ile oynarken, Peke J senin yanına geliyor. Sen nazikçe kediyi okşayınca Chifuyu yanına gelip hayvanları sever misin diyor, sen ise "Genelde kediler çok yanıma geliyor, ama diğer hayvanlar hakkında en ufak bir bilgim yok." benzeri bir şeyler söylüyorsun.

O merakla neden bu kadar boş baktığını sorunca Chifuyu'nun annesi ona kızıp, "Evladım öyle sorulur mu?!."

Sen sakince "körüm" diyince ki en kaba yöntem ile, Chifuyu bir süre donup susuyor.

"Özür dilerim..." Kedisi tekrar senin kucağına gelirken mırıldanıyor.

Sonra klasik olaylar, ikiniz iyice kaynaşıp konuşuyorsunuz, bla bla bla, Chifuyu's an bombastik fantastik bir soru geliyor, "Karı bayanı, sevgilin var mı acaba?"

Senin annen işin içine karışıp "Yok ya evladım, hiç olur mu öyle şey. Kızımı beğendiysen annen alsın kızımı sana?" maximum ciddiyet.

Chifuyu aniden olur demişti ki sen utançtan konuşamıyordun.

İsteğiniz varsa yazın lütfen!<3

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

İsteğiniz varsa yazın lütfen!<3

Tokyo Revengers Tepki Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin