İyi Okumalar🤍
___________________
Masada duran sıcak bardağımı elimle kavradım ve dudaklarıma götürüp büyük bir yudum aldım. Dersim bitmişti, saat 1'e geliyordu ve her zaman olduğu gibi kafeteryada oturuyorduk.
Seulgi telefonundan az önce gireceği sınav için birkaç kelime ezberliyor, Jisoo Minnie ile kendi aralarında bir şeyler tartışıyor, Mina ise etrafı seyrediyordu.
Gözlerimi cama çevirdim. Bugün hava felaket derecede soğuktu. Kar fırtınası öyle yoğundu ki, evden dışarı adım attığım an dizlerimin biraz altında biten karlar yüzünden yere kapaklanmıştım.
Uzun zamandır bu kadar iliklerime işleyen bir soğuk hissettiğimi hatırlamıyordum...
Minnie, "Bugünkü maçı yaparlar mı acaba?" diye sorduğundan bakışlarım ona çevrildi. Jisoo'da dışarıya baktı birkaç saniyeliğine. "Yani salon içinde olacak sonuçta yaparlar ama, seyirci sıkıntısı olacağı için bir ihtimal erteleyebilirler."
"Kaçtaydı maç?" diye sordu merakla, Mina.
"22:00." diye cevapladığımda kahvemden bir yudum daha almıştım.
Mina'nın gözleri bana döndü, bakışları uzunca üzerimde oyalanırken hafif bir gülümseme ile ona baktım.
"Sende mi geleceksin?" Sorusuyla onaylarcasına salladım başımı. "Hoyeon'un maçlarına bile gelmek istemezdin hiç, hoşlanmadığını biliyorum. Neden buna geliyorsun?"
Gülümsemem büyüdü. "Can sıkıntısı." Kaşları havalandığında sertçe nefesimi verip cümlemi toparladım. "Saera'da izlemek istediğini söyledi, bu yüzden bende geliyorum."
Seulgi elindeki telefonu masanın üzerine bıraktı. "Sizce kazanabilecek mi?"
Minnie alayla güldü. "Kafes dövüşlerinde bile bir kere bile kaybetmemiş birinden bahsediyoruz, onun için çocuk oyuncağı olacaktır."
Bugün resmi olarak boks turnuvaları başlamış, ilk eşleşmelerde Lisa birinci sırada çıkmış ve milli sporcu Yejin ile eşleşmişti. Bazıları Yejin'in Hoyeon'dan sonra gelen en zorlayıcı rakip olduğunu söylüyordu ama hiçbirine kulak asmıyordum.
Kimin kazanacağı zaten belliydi.
"Şimdi Lisa yıllar boyunca kafes dövüşüyle uğraştı, bir anda değişen kurallara ayak uydurabilecek mi acaba?" diye sordu Jisoo meraklı bir sesle.
Minnie, "Antrenörü Taehyung eski bir kickboks sporcusu zaten... Lisa bütün spor dallarına ve kurallarına hakimdir, zorlanacağını düşünmüyorum." dedi, rahat bir tavırla.
Mina'nın sıkıntılı bir nefes verdiğini duyduğumda bedenini kısaca süzüp tekrardan önüme döndüm.
"O geceden beri hiç konuşmadık... ya sizce gitmeli miyim?" diye sordu, başını hafif yana eğerek. "Ya terslerse beni?"
Dudaklarımı birbirine bastırıp gülmemi bastırmaya çalıştım. "Aslında seni umursayacağını pek düşünmüyorum." dedim, tek nefeste düşünmeden.
Mina bir anda değişen bakışları ile gözlerimin içine baktı ama geri adım atmadım, aynı şekilde ona bakmayı sürdürdüm.
Aramızdaki gerilimi hissetmiş olan Jisoo, "O heyecanla aklına gelmez.." diye cümlemi toparlamaya çalıştı. ".. Jennie doğru söylüyor."
Bakışlarımız birbirinden ayrıldığında gözlerimi devirip elimi saçlarımdan geçirdim ve iç çektim.
Masada yine bir muhabbet dönmeye başladığında daha fazla oturmak istemediğim için hepsiyle vedalaşıp kafetaryadan ayrılmıştım.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
İncorrigible - [JENLİSA]
DiversosKedi gözlerini yüzüme diken ve sürekli anlamlı bakışları ile bana bakan bu kadın ya benim en büyük zaferim olacaktı, ya da en büyük mağlubiyetim.