BLUE|8

175 15 3
                                    


Ben geldimmm. Yeni bölümde bir sürü Ross-Darla sahnesi var. Medya "Alexis " keyifle oku R5er;

Odamın kapısını açtım ve içeri girip kıyafet dolabımıda açtım. Bugün nedeni belirsiz bir hüzün vardı içimde. İyi değildim, iyi hissetmiyordum. Hasta değildim. Psikolojik bir şeydi bu sanki bu gün bulutlar kusuyor. Maviliğinde kaybolduğum deniz bana sırt çevirip hırsınlaşıyordu psikolog bile benim bu ani çıkışlarımı çözememişti fakat ilaçım belliydi Müzik. Müzik benim her zaman koruyucum olmuştu beni kötülüğe karşı hep koruyup yüzümü gülümsetmişti. Ben emindim yine öyle yapacaktı. Dolabımdan siyah kot şort çıkardım. Üzerime beyaz batman baskılı tişört'ümü giydim ve pantolon askısı çıkarıp onuda taktım. Hava pekte sıcak sayılmazdı bu yüzden salaş gri hırkamı üzerime geçirdim. Bunalmamak için saçlarımı topuz yaptım ve lavoboya girdim. Elimi,yüzümü yıkayıp rahatlamak istiyordum. Soğuk su iyi gelmişti. Telefonumu ve kurtarıcım olan kulaklığımı cebime koydum. Bileklerimin boş olması dikkatımi çekti ve moralim dahada bozuldu bileklik hastasıydım ben. En sevdiğim aksesuar bileklikti ve erkeksi bileklikler çok hoşuma gidiyordu. Hemen koluma birkaç şey taktım ve odadan çıktım. Yavaş adımlarla gemiden dışrıya çıktım ve geminin o uç kısmına inen merdivenlerin en dibine oturup kulaklığımı ve telefonumu çıkardım. Martılar okyanusun üerinde ilerliyordu ve kendi ölüm şarkılarını söylüyorlardı, mavi yaramaz bir çocuk gibi hırçınlaşmıştıve gökyüzü bu gün gözyaşı döküyordu benim için, kulaklığımı kulağıma taktım ve Demi lovato'nun shouldn't come back'i açtım. Mūziği son ses yaptım ve gözlerimi kapattım başımı merdiven hortkuluklarına dayadım, şimdi kesinlikle daha iyiydim. Birden çocukluğum geldi aklıma burukça gülümsedim henüz çocukluğumu yaşyamamıştım ben mesela arkadaşlarım olmamıştı. Onlarla kör ebe oynamamşıştım yada kumdan kale yapamamıştım hiçbir zaman ben oyuncak bebeğim Angel ile tek başıma oynamıştım. O benim tek ve en iyi arkadaşımdı. Annemin işi dolayı ben ve babam onun peşinde gezmiştik. Nereye gittiysek gitmiştik. Annem bir işkolikti. Anneme kıyasla babam benimle dahada ilgilenmişti. Aslında oda pek ilgilenmemişti babamın kamerası vardı ve sadece kamerasıyla ilgilenirdi. Basketbol yada footbol maçlarını ekranlara yöneltmekle meşguldu oda işini çok seviyordu. Öz kızlarından dahada çok.

" Selam Darla,ne yapıyorsun?" sesin geldiği yöne döndüm Ross sağ tarafıma oturdu. Kulaklığımı çıkardım ve Ross'a gösterdim.

"Ne dinliyorsun?"

" Demi lovato stay strong" dedim başını salladı. Müziği kapattım ve Ross'la biraz daha sesiz oturduk.

" hadi bana kendinden bahset" ellerimi teslim oldum der gibi kaldırdım

" neyimi anlatayım böyleyim işte"

Kahkaha attı.

" Ailenden bahset mesela" dedi bunlar moralimi bozmak içinmi buradalar.

" aslında bir ailem var diyemem"

" Annen, baban öldümü. Özür dilerim ben bilmiyordum" Sırtına vurdum.

" hayır, Ross merak etme ölmediler. Aslında annem ve babam tam bir işkolik. Onlar akşam-sabah iştelerdi. Benim asıl ailem oyuncak bebeğim Angel ve kedim maymun" Onaylamaz ve üzgün gözlerle bana baktı.

" Maymun mu? kedi mi? Anlamadım" Omuz silktim kime ilk söylediğide anlamıyordu.

" Hayır maymun değil Ross, aslında maymun yani kedi ama maymun" dedim tek bir nefeste. " Ne?" diye soludu.

" Yani kedim var adı maymun" dedim. Ne var yani biraz garipse ben seviyordum bir kere kedimi.

" Oda iyiymiş. Peki annen ve baban ne iş yapıyorlardı?"

BLUEHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin