Yerde geriye doğru sürünürken üzerime adımlayan beş maskeli adama bakıyordum.Güldü bir tanesi,bu bariz bir 'sen şimdi elimize düştün' gülüşüydü.Daha ne yaptığımı bile bilmiyordum.
İçlerinden bir tanesi daha da öne çıktı ve yerde olduğum için bir diz...
Dizlerimin bağı çözülür gibi olduğunda yere çöktüm.Gözümden ikinci bir yaş akmadı.Şu an canım yanıyordu ama bunun karşılığı elbet olacaktı.Peki bu ne zaman son bulacaktı? Ben hamlemi yapacaktım ve o yeniden karşılık verecekti.Aslında onun karşılık vermeye hakkı yoktu çünkü bu saçma döngüye bizi sokan oydu.
Beni kaçıran,zorbalayan,işkencelere maruz bırakan...Ben onun yüzünden acımasızlık ile tanışmıştım.
Yoğun bir öksürük krizine girdiğimde birinin kapıya omuz attığını duydum.İçeriye girmeye çalışan biri vardı ama bunu başarabileceğinden şüpheliydim.O kapı mezar taşı kadar sağlamdı.Belki çekiç işe yarardı.
Kafam tahta zemine düştüğünde kapının yoğun bir gürültüyle arkaya savrulduğunu gördüm.