Hırsızlık;para,mal mı çalmaktır,
Saadet çalmak,hırsızlık olamaz mı?
Solması için gülü dalından mı koparmalı,
Pembe bir gonca iken gül dalında solmaz mı?
Öldürmek için silah,hançer mi olmalı,
Saçlar bağ,gözler silah,gülüş kurşun olamaz mı?
|09.33 Türkiye/İstanbul
Corvus'tan
Masanın etrafında altı kişi oturmuştuk.Ben kahve içerken Stew ve Alvin bir şeyler atıştırıyordu.Felix hâlâ flashın konumunu ararken Brendon silahını temizlemekle uğraşıyordu.Bir de Bengü vardı.O da önüne koyduğumuz pizzayı afiyetle yiyip kolasını yudumluyordu."Ben Kırıkkale Üniversitesi İç mimarlık ve çevre tasarımı kazanmışım"
Kafasını salladı ona Alvin "Tebrikler.Arkadaşın ne kazanmış?" Kafasıyla bizden biraz uzakta sandalyede baygın ve bağlı oturan Umay'ı gösterdi."O da Marmara hukuk kazanmış"
"Eğer bu gereksiz inadı olmasaydı iyi bir hukukçu olurdu" dedi Brendon kafasını kaldırmadan.Omuz silkti Bengü."Demiştim onun karakteri böyle hele değer verdiği bir insan söz konusu olunca iyice korumacı oluyor"
Bu kızın gerçekten Umay'ın arkadaşı olup olmadığına emin olamıyordum.Hareketleri çok tutarsızdı ama o da haklıydı kendince.Önünde beş maskeli katil vardı ve onu büyük bir bilinmezlik bekliyordu.Tabi ki de ilk yapacağı şey kendini koruma altına almak olurdu.Ek olarak merak ettiğim şey ise gerçekten bildiği her şeyi anlatıyor mu yoksa ikili mi oynuyor?
Bunları düşünürken ona haddinden fazla baktığımı fark etmedim.Hatta onun da gözlerini dikmiş bana baktığını fark etmemiştim.Yanlış anlamaması için kafamı çevirdim.Gereksiz şeylere lüzum yoktu."Maya ne zaman gelicek?" Stew yemekle olan aşkına ara verip bana odaklandı."İki saate burda olur" Maya bizim grubumuzda değildi.O an canı kimin tarafında olmak isterse onun tarafında olan zeki ve tehlikeli bir kadındı.Aklından geçenleri kimse tahmin edemezdi çünkü deliydi.Yaptığı şeyleri bizim tarafımızda olmadıkça takdir etmezdim ama sonuna kadar desteklediğim tek konu hiçbir zaman Leonidas'ın tarafına geçmemiş olmasıydı.
Kahvemden son yudumu alıp kalkmak için hareketlendim ama başka sesler beni durdurdu.Umay'dan geliyordu.Bir şeyler sayıklayıp kafasını oynatmaya çalışıyordu.Uzun süre öne doğru bükük kalmıştı kafası.Bengü telaş içinde oturduğu yerden kalktı."Uyanır mı? Beni de bağlayın hemen" Elimle durdurdum onu.
"Verdiğimiz ilacın etkisinin geçmesi için daha yarım saat var."
Kafasını sallayıp tedirgin bakışlar eşliğinde kalktığı yere oturdu.Masadaki herkes Umay'a bakıyordu.Hazır baygınken şansımız varsa sayıkladığı şey flash olurdu.
Fakat beklenen olmadı.Umay "Anne" dedi bir kere sonra "beni bırakma" dedi."Özür dilerim" dedi.Aramızda en duygusal Stew'di o yüzden gözleri dolmuştu ve bunu görmemizi istememiş masadan kalkmıştı.
Duygusuz gözlerle karşımdaki kızı izledim.Eğer beni zorlarsa onu zorlamaktan çekinmem!
"Hadi Bengü seni de bağlayalım artık" masadan Alvin'in sesi geldi.Birlikte ayağa kalktılar ve boş sandalyeye yaklaştılar.Bengü oturdu ve Alvin'de ipi etrafından geçirip sıkı olmayacak şekilde bağladı.
Ayzer'den
Kafamın içindeki sesler sonunda sustuğunda aslında etrafın ne kadar sessiz olduğunu anladım.Gözlerim açılmak istemiyordu ama buna mecburdum.Boyun ağrısına eklenen sırt ağrısı yüzünden küfür ettim.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Bilinmez +18
RomanceYerde geriye doğru sürünürken üzerime adımlayan beş maskeli adama bakıyordum.Güldü bir tanesi,bu bariz bir 'sen şimdi elimize düştün' gülüşüydü.Daha ne yaptığımı bile bilmiyordum. İçlerinden bir tanesi daha da öne çıktı ve yerde olduğum için bir diz...
