"Eşek senin ağzınla fırın mı yapayım? Fırınlı dağlar sümbüllü bağlar ben nerede kalayım oy?"
Yere bağdaş kurarak oturan kadına büyük bir özlemle baktım.
"Eşek senin burnunla çeşme mi yapayım? Çeşmeli dağlar sümbüllü bağlar ben nerede kalayım oy?"
Elindeki oyuncak bebeği gerçek bir bebekmiş gibi önce battaniyeye sardı ardından kucağına aldı.
"Eşek senin kuyruğunla kamçı mı yapayım? Kamçılı dağlar sümbüllü bağlar ben nerede kalayım oy?"
Kucağında tuttuğu bebeği uyuttuğuna ikna olduktan sonra onu yatağa yatırdı.
Camın arkasından onu seyrederken tek isteğim bir kere olsun kafasını çevirmesiydi.Çevirmedi.
Yere yeniden oturup bir şeyler mırıldanmaya başladı.
"Sen hâlâ burada mısın?" Yanıma kadar gelen Şevval hanımı fark etmemiştim.
"Gideceğim birazdan.Son kez görmeye geldim."
"İyi,gördün.Eserinle gurur duyduysan seni görmeden git!"
Cevap vermedim,yorgundum."Ara ara onu görmeye geleceğim biliyorsun değil mi?"
İnce kaşlarını çattı."Buna hakkın yok!" Bende kaşlarımı çattım."Sizin var mı?" Bir adım attım ona doğru.Madem kaç haftadır gerçeklerden bahsediyordu biraz da onun gerçeklerinden bahsetseydik."Onu istemediği bir adamla evlendirmenize rağmen abisinin kim olduğunu bilip saklamanıza rağmen hakkınız var mı onu görmeye?"
Suratı sinirden kızardı."Benimle düzgün konuş.Benim onunla kan bağım var,halasıyım!" Güldüm.Gerçekten komik bir kadındı."Sikmişim kan bağını! Annesinin de vardı babasının da vardı abisinin de vardı.Bak neredeler şimdi?"
"Herkes kendi yaptığından meshul.Ben kendimi takdir etmiyorum zaten!"
"Bir zahmet!"
Kafasını ufak bir açıyla çevirip camın ardında kalan kadına baktı."Burdan gittikten sonra dönmeyeceksin"
Gerçekten onu dinleyeceğimi mi sanıyordu? Ağzımı reddetmek için açmıştım ki sözleri beni susturdu.
"Doktor eğer iyileşirse çoğu şeyi hatırlamayacağını söyledi.Bundan yararlanmak istiyorum Corvus.Ne annesinin ne babasının ne de abisinin ihaneti hatırlasın.Her şeyi unutmuşken,zorla evlendirildiğini de hatırlamasın,patlamayı da hatırlamasın,seni de hatırlamasın"
Bu söylediği düpedüz saçmalıktı.
"Kendi hatalarınızın üstünü böyle mi kapatıyorsunuz? Şahaneymiş"
"Belki sen yapmadın ama senin onun hayatına girmenle başladı her şey.Bırak geri kalan ömründe başarılı bir savcı olsun.Hayat onun için toz pembe kalsın hep.Bu zamana kadar bir sürü acı yaşadı ama bundan sonra yaşamasın.Çık onun hayatından Corvus."
Bende kafamı Umay'a çevirdim.Gerçekten onu bırakabilir miydim? Kendine geldiğinde beni hatırlamasını sağlasam,bencillik mi ederdim?
"Emin ol seni hatırlasa bile o yanında istemezdi.Adalet için çalışacak bir kadının katillerle işi olmaz"
Haklıydı belkide.Tek yapmam gereken gitmekti.Şevval hanıma baktım ve gözlerimle gitmesi gerektiği mesajını verdim.
Normalde olsa asla gitmez,beni onunla yalnız bırakmazdı ama şimdi onu haklı bulduğumu anlamış bu yüzden bizi son kez başbaşa bıraktığını bilerek arkasını dönüp koridorda kaybolmuştu.
Cama yeniden yaklaşarak elimi camın üzerine koydum."Güzelim" kafasını kaldırıp güzel gözlerini bana bahşetmedi.
Girdiği riskli ameliyattan sağlıklı bir şekilde çıkmıştı.En azından bedensel bir sıkıntısı kalmamıştı.Sonra da onu buraya,Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'ne sevk etmişlerdi.
O odaya girdiğinden beri gözlerini cama çevirmiyor kendi halinde bir şeylerle uğraşıyordu.
"Özür dilerim.Her şey için çok...çok özür dilerim.İyi olman için gitmem gerekiyorsa giderim ama seni asla unutmayacağımı bil."
Oturduğu yerden az önce yatağa yatırdığı bebeğin kıyafetlerini katlayıp kenara koyuyordu.
"Seni seviyorum" camdan elimi çektim.Bir adım geriye gittiğimde uğruna ölebileceğim gözlerini haftalar sonra ilk kez bana çevirdi.O da hissetmiş miydi gideceğimi?
"Eşek seninle gözünle fincan mı yapayım? Fincanlı dağlar sümbüllü bağlar ben nerede kalayım oy?"
🫀🌹
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Bilinmez +18
RomanceYerde geriye doğru sürünürken üzerime adımlayan beş maskeli adama bakıyordum.Güldü bir tanesi,bu bariz bir 'sen şimdi elimize düştün' gülüşüydü.Daha ne yaptığımı bile bilmiyordum. İçlerinden bir tanesi daha da öne çıktı ve yerde olduğum için bir diz...
