AYZER'DEN
Gözlerim boşluğa dalıp gitmişti.Ne kalkmaya mecalim vardı yerimden ne de birisiyle konuşmaya.Herkes de bunu bildiği için bana bulaşmıyordu.Aslında birkaç saat öncesine göre iyi durumda olmalıydım ama gecikmiş bir depresyon krizinin eşiğinde olduğum için her an ağlayabilir veya birine saldırabilirdim.
Boynum ağrımaya başladığında kaldırıp biraz esnettim.Tam karşımda oturan Miran çok düşünceliydi.Bir konu üzerinde yoğunca düşünüyor ama bir çıkış noktası bulamıyor gibiydi."Pişt!" İlk kez pürüzlü sesimi kullanarak birine seslendim.Ağır ağır kafasını kaldırıp benimle göz teması kurdu.Konuşmadan yanımdaki boş yeri işaret ettiğim zaman tek kaşını kaldırdı.
Sanki yiyeceğim adamı!
Bir daha yanımı gösterdim gelmesi için.Son noktadaydım bir kere daha aynı tepkiyi verirse patlardım.
Bu sefer zorlamadan yerinden kalkıp yanıma geçti.O zaman fark ettim ki oturakların tepesinde herkes uyuyakalmıştı ve bir diğer fark ettiğim şey ise Miran'ın düğünde giydiği ama sonra nanamı ve dedemi taşıdığı için kanlanan ceketi uyuyan Bengü'nün üzerindeydi.
"Ne oldu?" Diye fısıldadım."Ne olmuş?"
"Bende sana soruyorum.Çok düşüncelisin"
"Kafamda oturtamadığım bazı şeyler var"
"Ne gibi?"
"Corvus aslında Bengü'nün sevgilisi falan değildi değil mi?" Ona söylediğim yalanlar gün yüzüne çıkmıştı demek."Değildi"
"Peki niye öyle bir şey söyledin?"
"Corvus'tan tek başıma intikam alamazdım bende senden yardım aldım"
"Benden yardım almadın Ayzer.Beni kullandın"
"Haklısın,öyle yaptım" doğruları pat diye söylemem garibine gitmiş gibi kaşları çatık bana döndü.
"Başka ne yalan söyledin?"
Bengü'nün onun hakkında haber yaptığını söylemiştim ama bunu itiraf etmeyi düşünmüyordum."Başka bir şey yok.Benim tek amacım corvus'tan intikam almaktı bunun içinde seni ve Bengü'yü kullandım"
Bu sefer kaşlarını havaya kaldırdı."Ama biliyor musun Miran benimde kafamı karıştıran şeyler var" oturduğum yerde ona doğru döndüğüm zaman hâlâ üzerimde olan kanlı gelinlik yeri bir kez daha süpürdü."Kimsin sen?" Onunla tanışmamız çok ani gelişmişti.Onun hakkında elle tutulur bir bilgiye sahip olmadığımı anlamıştım.
"Beni nasıl tanıyorsan oyum"
"Hiç sanmıyorum"
"Ne duymak istiyorsun?"
"Gerçek seni,acımasız tarafını tanımak istiyorum"
"Eğlence merkezleri olan bir iş adamının ne gibi acımasız tarafları olabilir?"
"Tehlikeli tüm insanlarla irtibat içindesin ve normal olduğunu mu iddia ediyorsun?"
"Sende en tehlikelilerinden biriyle görüşüyor hatta belki sevişiyorsun" omzuna yumruk attım."Terbiyesiz dingil!"
"Ne? İnsanlar böyle ürüyor"
"Böyle ürüyor diye dillendirmek zorunda değilsin" homurdanarak önüme döndüm.Yapmam da sıkıntı yoktu ama söylemek utanç vericiydi.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Bilinmez +18
RomantizmYerde geriye doğru sürünürken üzerime adımlayan beş maskeli adama bakıyordum.Güldü bir tanesi,bu bariz bir 'sen şimdi elimize düştün' gülüşüydü.Daha ne yaptığımı bile bilmiyordum. İçlerinden bir tanesi daha da öne çıktı ve yerde olduğum için bir diz...
