- 22 -

49 9 9
                                        

Dilimi sıcak ağzına daha da ittirirken  yüzümde hissettiğim baskı azalmaya başladı. Sanki ben ne kadar kendimi ittirirsem yüzümdeki elleri o kadar baskısını azaltıyordu. Nefeslenmek için geriye çekildiğinde yüzümü başparmağı ile okşadı. "Yarışma birazdan başlayacak. Geç kalmamı istemezsin değil mi?"

Gülümsedim. Onu yasladığım duvara elimi koydum. "İstemem.. Ama bilemiyorum.. Seni bir süre daha burada tutasım var."

"Beni motorla takip et üst yoldan."

Kıkırdadım, "Tamamdır. Takip ederim."

Beni boynumdan tutup nazikçe yerlerimizi değiştirdi. Beni duvara yaslandığında boynuma bıraktığı minik öpücükle gülümsedim. Benden uzaklaştığında derin bir nefes verip onun barın üst katındaki bulunduğumuz odadan çıkışını seyrettim. Daha sonra eşyalarımı toparlayıp çantamı ve kaskımı aldım ve aşağı kata indim. Ağır adımlarla yürürken pencereden dışarıyı görmeye çalışıyorum. Minho yarışçı kıyafetini giymiş arabasına doğru ilerliyordu.

Gülümsedim onun görüş alanıma girmesi ile. Kendimi bardan dışarı attıktan sonra barın kenarında sıralanan motorlardan Minho'nunkine yerleştim ve ilerlemeye başladım. Arabayı yarışlarının yapıldığı yeri şimdi gideceğim o yol boyunca görebilecektim. Oraya doğru yol aldım. Burası yüksek bir ara yoldu. Bir ara buraya çıkmıştık Minho ile ve yolun kenarında manzaraya bakarak sohbet etmiş daha sonra sıcak ve güzel anlar yaşamıştık.

Motorumla son hız ilerlerken onları görebiliyordum. O sırada Minho'nun benim hızımı oldukça geçtiğini fark edince kaşlarımı çattım. Zaten oldukça hızlıydı? Hızını niye daha da arttırmıştı? Bu anlamsızdı. Yarıştan sonra ona kızacaktım sanırım.

Yarışma devam etti. Bittiğinde Minho öndeydi ve herkesi yenmişti. Ancak bir şeyler tuhaf gidiyor gibiydi. Çünkü Minho her zaman park ettiği yere gidip park etmemişti. Bir araba ile yan yana park etmiş ve arabadan inip onunla kavga etmeye başlamıştı. Ne saçma işti bu?

Kestirme yoldan aşağı indiğimde onlar ayrılmıştı. Minho'yu arkadaşı bara götürüyordu, kavga ettiği adam da keyifle arabasının önünde kızlarla sohbet ediyordu. Ona yetişemediğim için hafif bir öfke hissetsem de umursamamaya çalıştım. Motorla ilerlemeye devam ettim.

Barın kenarına motoru bırakıp içeri geçtim elimdeki ağır kaskla. İçeri girer girmez bakışları bana döndü. Ben ona ulaştığımda bana dönmüş ve mırıldanmaya başlamıştı, "Özür dilerim, özür dilerim."

"Ne olduğunu söyle sadece."

"Sana laf etti. Dayanamadım."

Kaşlarımı çattım. "Bana mı? Ne derdi varmış?"

Başını eğip burnundan soludu. "Sinirlerimi bozuyor düşünmek."

Yanındaki arkadaşı konuştu, "Boş ver Seungmin. Çok boş yaptı zaten."

"Kim ki o?" Diye sordum.

"Uf sıradan bir yarışmacı." Minho cevap verdiğinde arkadaşı yanımızdan gitti. Ben de direkt olarak sevgilime döndüm.

"Boş versene o zaman?"

"Ama dedikleri sinirlerimi bozuyor. Bunları söylemeye hakkı yok."

"Senin de yarış üzerinden para kazanmana hakkın yok. Yasal değil yani?"

"Polis olma şimdi bana Seungmin.."

Yakasından tutup dudaklarını öptüm. "Umursama kimin ne dediğini. Senin için yalnızca önemli olan ben olayım. Ben ve benim düşüncelerim, benim hislerim."

free guy | 2min Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin