Yatağa uzandım. Bana inanıyordu. Sana güveniyorum. Demişti. Onun bana inanacağını nasıl düşünmedim? O beni hâlâ seviyordu. Bunu hissediyordum. Onun bana güvenini kırmayacaktım. Her şeyi ona anlayacaktım. Suçsuz olduğumu anlaması bana yeterdi. Ömrümü bu hapishanede geçirsem de umrumda olmazdı. Çünkü benim için önemli olan onun bana olan inancıydı. Mutluydum. Artık Toprak umrumda bile değildi. Bana yaptığı bütün pislikler umrumda değildi. Ama eğer Zuhal'e zarar verecek olursa bu kez cidden katil olurdum. Zuhal'i düşünmek bile güzel bir duyguydu. Bana bütün iyi şeyleri bir anda yaşatıyordu. Aşk , mutluluk , sevgi... Ona olan sevgim artarak devam ediyordu. O çok farklıydı. Benim ona birçok kötülük yaptığımı düşünse bile yanıma gelmişti. Beni dinlemeye karar vermişti. Bir an pişmanlık duydum. O bana bu kadar iyi davranırken ben ondan tam 4 sene kaçmıştım. Ben ciddi anlamda bir korkaktım. Ondan korkmuştum. Onun bana zarar vereceğini sanmıştım. Ağlamak istedim. Hatta göz yaşlarımı zor tutuyordum. 6 seneden sonra ilk defa güldüm. Onu hatırladıkça güldüm...
ŞİMDİ OKUDUĞUN
HOŞCAKAL
Misterio / SuspensoYaşam insanın algılayamayacağı bir boşluk bence...İşte bu boşlukta kaybolan dostlarıma en büyük vedam
