Yirmi

141 17 14
                                        

Sessiz yerler  seni her zaman germişti. Kafanın içinde bir yerlerde en ufak bir gürültü bile olunca istemsizce kendini daha güvende hissetmeye alışmıştın çünkü gürültünün olduğu ortamda ilginin senin üzerinden tamamen kalktığına inanıyordun. Ne var ki uzun zamandır istediğin şeylerin olmamasına alışmıştın ve şimdi de sessiz ortamların en çarpıcısında bulunuyordun.
Ortama ayak bastığınızdan beri kimseden çıt çıkmamıştı. İnsanlar kendi aralarında fısıldaşıyor, elleriyle gösteriyorlardı.

Gergince başını eğdin ve Sukuna'ya sokuldun. "Sorun çıkmayacağına emin misin?" dedin.

Sukuna sırıtarak göz ucuyla sana baktı. Utancından resmen keyif alan erkek kısaca başını salladı ve etrafında bir göz gezdirdi. Boş bir yer görünce elini biraz daha sıkı tutarak seni oraya doğru çekiştirdi.

"Çocukları çoktan buraya çağırdım sen sadece sakin ol ve ben ne dersem onayla." dedi Sukuna rahatça.

Tek kaşını şüpheyle kaldırdın. "Anlaştığımız şeylerden daha fazlasını ya da eksiğini söylersen sakin kalacağıma söz veremem Sukuna." iç çektin. "Ciddiyim, sana güvendim ve bu durumun artık sona ermesini istiyorum. Onlarlayken mutlu değilim çünkü hiç kimse kimse için bir anlam ifade etmiyor bunun artık farkındayım." hafifçe öksürdün ve sesini kısarak konuşmaya devam ettin. "Ben onları ve onlar da beni fiziksel zevklerimiz için kullandık, onlar kabul etmese bile bu artık bitmeli."

Sonuna kadar sessizce dinleyem Sukuna aniden ilgiyle sana döndü ve çenesini yavaşça kaşıdı.

"Peki ya birini seçecek olsaydın?"

Tuhaf bir şekilde ona baktın. Açıkçası bu soruya çok da kafa yormamıştın sonuçta dördüyle de anlık kararlar sonucunda birliktelik yaşamıştın ve hiçbir zaman ilerisini düşünememiştin. Üstelik Nanami ve Suguru ile yaşadığın ilginç birlikteliği de hesaba katınca ikisinden biriyle sevgili olmayı düşünmek mideni bulandırıyordu.

"Mümkünse dördü dışında herkes." dedin gülerek fakat sonra kulağa biraz garip geldiğini fark edip ciddileştin. "Doğrusu sen de dahilsin kusura bakma."

Sukuna dudaklarını ıslattı ve omuz silkti. "Denemeden bilemezsin." mırıldandı.

"Ne dedin?" diye sordun Sukuna'yı anlamadığın için fakat Sukuna sorunu duymazdan gelip arkandaki bir yere odaklandı ve vücudu ister istemez gerildi.

"Geliyorlar, anlaştığımız gibi davran Y/N."

Anında kaskatı kesildin ve nefesini tuttun. Adım sesleri gittikçe daha yakından gelmeye başladığında kalbinin de yerinden çıkacak gibi attığını hissediyordun. Başını kaldırmaya cesaret edemeden sadece gözlerini Sukuna'ya çevirebildin. O da en az senin kadar gergin gözüküyordu. Çenesini o kadar sıkmıştı ki kemikleri yerinden fırlayacak gibi duruyordu.

"Ne oluyor burada?" İlk ses Toji'den yükseldi. Erkek gizlemediği öfkeyle Sukuna'nın dibine girdi ve gözlerinin içine baktı. "Neden o gün direkt bana getirmedin?"

Sukuna, Toji'yi görmezden gelerek diğer üçüne baktı. Suguru sırıtıyor, Satoru gözlerini senden ayırmıyor ve Nanami de tıpkı Toji gibi sinirle yerinde kıpırdanıyordu.

"Hoşgeldiniz, otursanıza." dedi gevşek gevşek.

"Dalga mı geçiyorsun?" Toji bağırdı ve bu sefer sana döndü. "Ne yapıyorsun sen burada? Neden bana gelmedin?"

Sen cevap bile veremeden Satoru araya girdi. "Niye sana gelecekti?" o da sana doğru döndü. "Seninle baş başa görüşmek istemiştim Y/N, neden görüşmedin?"

Yutkunarak gözlerini Sukuna'ya çevirdin. Ondan yardım istediğini anlayan Sukuna kaosu kısa kesmek için sandalyeni aniden kendisine doğru çekti ve beline kollarını doladı. Bu basit hareketle Nanami öne doğru atıldı.

Yayımlanan bölümlerin sonuna geldiniz.

⏰ Son güncelleme: May 26 ⏰

Yeni bölümlerden haberdar olmak için bu hikayeyi Kütüphanenize ekleyin!

AttentionBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin