Pelin'den
Aslı ve Rüzgar hızla evden çıkmışlardı. Bizde onların peşinden koşarak evden çıktık. Doruk, Rüzgar'a yetişip onu durdurdu. "N'oldu Rüzgar?"
"Şey. İnanın ben nasıl böyel bir şey yaptığımı bilmiyorum. Sadece. Ahh iğrenç biriyim." dedi bağırarak.
Onun bağırmasına karşılık bende bağırdım. "N'oldu anlatsana Rüzgar."
Rüzgar saçlarını çekiştirirken Doruk, Semih'i arıyordu. "Rüzgar son kez soruyorum. N'oldu?"
"Ben Aslı'yı öpt-" Rüzgar cümlesini bitiremeden Doruk yüzüne yumruğu geçirdi. Doruk'a gözlerimi büyütmüş şekilde bakarken o Semih'le konuşuyordu. Semih'le konuşması bitince Rüzgar'ı boynundan tutup ayağa kaldırdı.
Aslı'dan
Eve geldiğimde babam odasında uyuyordu. Pelin'i arayıp buraya gelmesini istedim. Rüzgar'ın yaptığı şeyden herkesin haberi olmuştu sanırım. En önemlisi Semih öğrenmiş miydi?
Pelin gelince konuşmak için bahçeye geçtik. "İyi misin?"
"İyiyim. Sadece Rüzgar nasıl böyle birşey yaptı? Ve Semih öğrenince neler olacak?"
"Senin suçun yok. Sana kızamaz." sahte gülümsememle gülümseyip telefonumu elime aldım.
"Semih'i mi arayacaksın?"
"Evet."
Açsana Semih diyerek 15 dakikam geçmişti. Neredeydi? Ne yapıyordu şuan da? Kafamda binlerce soru birikmişken babam Pelin ve beni akşam yemeğine kalmamız için zorlamıştı. Yemek yedikten sonra Pelin'le okula döndük. Odamızın kapısının önünde Semih'i gözlerim kapatıp arkamı döndüm. Semih kolumdan tutup beni sürüklemeye başladı. Beni arabasına bindirirken hiç ses çıkarmadan onun yaptıklarını izliyordum.
-
Issız yerdeki bir deponun önünde durdurmuştu arabayı. Deponun kapısı açılınca içeriden Doruk çıktı. Semih araban inip Doruk'un yanına gitti. Bende inip depoya doğru yavaşça ilerledim. Doruk'un bakışları üzerimde durunca burada olmamam gerektiğini anladım. Doruk tekrar Semih'e bakınca koşarak depoya girdim. Rüzgar yerde kanlar içinde oturuyordu. Semih bağırarak içeri girdi.
"Rüzgar'a yardım etmeyi düşünmüyorsun değil mi?"
"Ama..." ne diyeceğimi bilmiyordum. Susmakla yetinip Rüzgar'ın yanına gidecekken Semih kolumdan tuttu.
"Bu şerefsiz seni öptü. Ona iyi davranmamı beklemiyordun herhalde."
"Semih o zaman siz onu evine bırakırsınız. Tamam mı?" sinirle yumruğunu sıkınca elini tuttum. "Lütfen hatasını anlayacaktır." kafasını 'tamam' anlamında sağlayınca "Ben arabadayım."diyerek çıktım. Semih peşimden geldi.
-
Yol boyunca hiç konuşmamıştık. Odaya girdiğim an Pelin üstüme atladı.
"Ay! Burdasın. Öleceksin diye korktum." ikimizde birbirimize garip bakışlarımızdan atıp gülmeye başladık.
"Canım çok sıkıldı. Ne yapalım?"
"Uyumaya ne dersin. Saatin kaç olduğunun farkında mısın?" saate baktığım an ağzım istemsizce açıldı. Tamam saat 2 olabilir ama yinede yapabileceğimiz bir şeyler olmalı.
"Hadi korku filmi izleyelim." Pelin 'ciddi misin' bakışlarından atarken Pelin'in telefonu çalmaya başladı. Ekranda Doruk yazısını görünce yüzünde kocaman bir gülümseme oluştu.
"Tamam. Ben uyumaya karar verdim." deyip yatağımın içine girdim. Pelin'de heyecanla telefonu açtı.
Pelin'den
Aslı'nın yatağının üzerinde zıplayarak onu uyandırmaya çalışıyordum. Ama kış uykusundaki ayılar gibi bir türlü uyanmıyordu. En sonunda zıplarken bağırmaya başladım.
"Aslııı! Kamkaa! Uyan artııık!"
"Kapa çeneni de biraz daha uyuyayım." dedi yastığını başına bastırırken. Yastığını elinde hızla çekip kafasına yastıkla vurmaya başladım.
"Ya uyan artık bebe." kafasını kaldırıp bana gülümsedi. Bu gülümseme normal değildi. Kesin bana bir şey yapa-. Aniden bacağıma yapışıp beni kendisine doğru çekti. Dengemi kaybedip yere yapıştığım da Aslı yatağında kahkaha atıyordu.
"Kamka kalk yerden üşüteceksin." dediğine kafasına yerde duran yastıkla vurdum. İkimizde birbirimize bakarak gülmeye başladık.
Aslı'dan
"Doruk ne için aramış seni? Yoksa seni eve mi atmak istiyor. Oooo. Aklımda fesat düşünceler dolaşıyor." Pelin gözlerini devirip kafama hafifçe vurdu. Bende onun saçlarını karıştırdım.
"Sinemaya gidelim mi dedi. Bende hayır dedim."
Alkışlayarak "Aferin sana. Ne güzel demişsin sen öyle." dedim. Güldü. "Öyle demiş olsan bile gideceksin."
"Kamka sence ben öyle bir şey der miyim?" alkışlayarak ayağa kalktım.
"Ya ama sen Doruk'la sinemaya gideceksin bende odada mal mal oturacak mıyım?"
"Evet." diyerek sırıttı.
"Hahaha ne kadar komik."
Kahvaltı yaptıktan sonra Pelin gitti. Odaya çıkıp film açtım. Odanın kapısı tıklatılınca üşsendiğim için ses çıkarmadan oturdum. Kapı aniden açılınca Semih sırıtarak yanıma oturdu.
"Ben geldim."
"Kapıyı kapat bari." dedim gülerek. Kapıyı kapatmak için ayağa kalktığında bende filmi durdurdum. Yanıma oturup kolunu boynuma doladı.
"Semih sana bir soru."
"Sor."
"Hiç terlemeyen Devlet Memuruna ne denir?"
"Gene espri mi yapacaksın?"
"Hadi cevap ver." gözlerini kısıp bana baktı. "Bilmiyorum ne denir?"
"Noter." ben kahkaha atarken o gözlerini kapatmıştı.
Uzun bir aradan sonra tekrar geldim. Bu bölümü çok sevmesem de @kayabelfin için yayınladım. Umarım sevmişsinizdir. *-* *-*

ŞİMDİ OKUDUĞUN
* Yeni Başlangıç *
Teen FictionAdım Aslı. Hayatım çok güzeldi taaki babamın tayini çıkana kadar. Başka şehir, başka bir okul. Hiç tanımadığım yere zorla getirtilmiştim. Bura beni ne kadar değiştirebilir??