Bölüm 7

80 4 0
                                    

SELAM GENÇLER! BÖLÜM SONUNDA Kİ YAZIYI OKURSANIZ MUTLU OLURUM:)

HEPİNİZE İYİ OKUMALAR...

Dün gece çok yorgun olmama rağmen sabahın erken saatlerinde gözlerimi açmış beyaz tavanımda sabit bir noktaya bakıyordum. Olanlar veya daha olmamış olanlar beni yormuş muydu?

Bunu bilmiyordum. Yıkılmıştım ve güvensizlikle beraber bir hayal kırıklığı vardı üzerimde.

Dün gece eve geldiğimde hiç bir şeyi düşünemeyecek kadar yorgundum ama şimdi üstümdeki yorgunluğu atmış yerini bol düşünceli yoğun duygular almıştı. Kısa sürede çok olay yaşamıştım.

Burada okula başladığımdan beri ailemle çok az vakit geçirdiğimi fark ettim. Annemle ufak tefek sohbetlerimiz olsa da babamla neredeyse hiç konuşamıyorduk. Çünkü ya babam iş yorgunluğu yüzünden eve geldiğinde hemen yatıyordu ya da ben derslerim için odama çekiliyordum. Geçen hafta tüm sınavlarımız sona ermişti. Ne yazık ki matematiğim biraz zayıftı.. Matematik dersini sevmiyordum ve dersi de bu yüzden dinlemiyordum. Aslında dinlesem notlarımın yükseleceğini gayet iyi biliyordum. Evde nasıl bir bulmacayı çözmeye iki saat uğraşıyorsam matematiği de aynı ilgiyi göstermeliydim, gösterecektim de.

Kıyafetlerimi giyip hazırlandıktan sonra mutfağa indim. Annemle babam daha kalkmamışlardı. Babam normalde erkenden giderdi fakat bugün bir istisna olmalıydı. Kahvaltı malzemelerini dolaptan çıkartıp güzelce masaya yerleştirdim. Patates kızartması,krep derken saatin çok çabuk geçtiğini fark ettim. Onları da masaya yerleştirdikten sonra biricik ebeveynlerimi kaldırmak için yatak odasına yöneldim.

''Annee,babaa hadi kalkın artık.'' Diye birkaç defa bağırdığımda bizimkilerden ses seda çıkmadığı için kapıyı tıklatıp odaya girdim. Fakat anne ve babama dair tek bir eser yoktu. Odama gidip telefonumu aldım ve annemi aradım. Fakat beni karşılayan ''Aradığınız kişiye şu anda ulaşılamıyor lütfen daha sonra tekrar deneyiniz.'' cümlesini dile getiren operatör olmuştu. Babamı aramayı denedim bu sefer, sabah sabah nereye gitmiş olabilirlerdi ki? Telefon birkaç çalıştan sonra babam tarafından açılınca içimdeki korku yerini rahatlamaya bıraktı.

''Baba nerdesiniz?'' Babam anlık bir duraksamadan sonra sesini bularak bana cevap verdi. ''Birazdan evde oluruz bir şey mi oldu kızım?''

''Hayır merak ettim sadece. Annemin telefonu neden kapalı?''

'' Bilmiyorum ki kızım. Şarjı bitmiştir belki?'' Arkadan anneme seslenerek -Hanım telefonun kapanmış- dediğini duydum. Uzun bir sessizlikten sonra babamın konuşmayacağını anladığımda ''Baba çayı demliyorum. Geç kalmayın tamam mı?'' dedim. ''Tamam kızım. Seni çok sevdiğimi biliyorsun değil mi?''

''Biliyorum baba. Bende seni çok seviyorum.''

Telefonu kapattıktan sonra bir şeylerin ters gittiğini biliyordum. Fakat şu an bunu bilmenin doğru bir zaman olacağını sanmıyordum. Eve geldiklerinde tabi ki yarım kalan konuşmamı devam ettirecektim.

Aradan geçen kısa bir süreden sonra babamlar eve geldi ve ellerini yıkayıp masaya oturdular. Bir tuhaflık seziyordum.

''Ellerine sağlık kızım. Kahvaltı çok güzel gözüküyor.''

''Rica ederim baba. Gerçi siz gelene kadar yemekler soğumaya yüz tuttu ama olsun.'' Burada bir gönderme vardı. Almışlar mıydı acaba? Annemden ses seda çıkmıyordu. Gelenden beri konuşmuyordu. Suratında hüzünlü bir ifade vardı. Ne oluyordu Allah aşkına?

''Anne iyi misin? Yüzün biraz solgun gözüküyor.''

''İyiyim iyiyim, biraz yorgunum sadece. Birileri beni çok bekletti dün akşam.'' Asıl mesajı annem gönderiyordu bana. Geç gelme meselesi! Seninle hesabım bitmedi der gibi gülümsüyordu fakat bu gülümsemesi hüznünü bastıramıyordu.

Yıllar  Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin