Karşısında elinde poşetler ile Halil duruyordu. Onu görünce yüzünde aniden oluşan gülümsemeye engel olamadı. Halil poşetleri işaret ederek almasını söyledi.
...
Aradan 3 gün geçmesine rağmen Masal bu eve kendini iyice alıştırmıştı. Sanki küçüklüğünden beri buradaydı. Haftanın ilk günüydü. Masal erken saatte sabaha günaydın demişti. Gözü birden pencereye ilişti. Hava gerçekten güzele benziyordu. Üstündeki örtüyü bir köşeye savurup pencereye yöneldi. Gözlerini kapattı. Esen rüzgarda kendini hissedebiliyordu. Tam pencereyi kapatacaktı ki gözü mezarliğa ilişti. Dikkatlice baktığında mezarlikta Halil'in olduğunu gördü. Peki sabahın ilk ışıklarında orada işi neydi?
Masal daha fazla dayanamadı ve merakını yenik düştü. Eline bir örtü üzerine de hırkası alıp çıktı dışarı Halil'in ona sakın buradan ayrılma demesine rağmen. Kısa bir yürüyüşün ardından mezarliğa vardı. Halil'in yanına geldi. Mezar taşında hiç tanımadığı birinin ismi yazıyordu. Soyadından Halil'in annesi olabileceğini düşündü. Halil , Masal'ın yanına geldiğini farketmemişti. Yüzünde herzaman duran o sıcak ifade yerini mezar taşından daha soğuk bi yüze bırakmıştı.Masal elinde duran örtüyü Halil'e doğru uzattı. Tamamen mezar taşına dalmış olan Halil ani bir irkilme ile kendini toplayıp Masal'a döndü. Masalın elindeki örtüyü hızla çekip yere savurduktan söze girdi.
-Sana evden çıkmamanı söylemiştim. Burda ne işin var?
Masal öylece donup kalmıştı. Halil den örtüyü uzattığı için teşekkür beklerken karşılaştığı bu ifade onu gerçekten korkutuyordu. Elleri yavaşça titreyince Halil yaptığı yanlışın farkına vararak tekrar konuşmaya başladı.
-Senin buralarda gözükmemen lazım. Başına bir şey gelmesini istemem . Dikkatli olmalıyız. Yilbat halâ seni arıyordur.
Bu konuşması ilkine göre daha yumuşak ve samimiydi. Masal başını onaylarcasına sallayıp;
-özür dilerim. Seni böyle görünce merak ettim.
Masal daha fazla konuşmayıp eve doğru hızla yürümeye koyuldu. Eve girince hemen kapıyı kapatıp olduğu yere çömeldi. Hayatında kısa sürede çok şey değişmişti bu değişikliklere Halil'in tavırlarıda eklenmeye başladı. Evet Halil Maya'nın ölümünden sonra çok değişmişti ama bu eve geldiklerinden beri bir başka davranıyordu. Masal gerçekten tedirgindi. Halil sanki her geçen gün hayattan bir parça daha kopuyordu. Masal bunları düşünürken kapı caldi. Masal , Halil gelmiş olmalı diye düşünerek hemen olduğu yerden doğruldu. Üstüne başına düzen verip kapı koluna uzandı. Karşısında Yilbat duruyordu. Masal neye uğradığını şaşırdı. Titreyen elleriyle kapıyı geri kapatmaya çalıştı ama nafile . Yilbat bütün gücüyle kapıyı geriye doğru iteklerken o da kendisini yerde buldu . Korkuyla bakan gözlerini Yilbat'a çevirdi. Yilbat yavaş yavaş Masal'a doğru yaklaşmaya başlayınca Masal tüm gücüyle kendini merdivenlere doğru çekti. Yilbat'ın alaycı gözlerinde ki intikam isteğini görebiliyordu. Nefes alışverişi hızlanmıştı. Yilbat en sonunda aralarında bir kaç adımlık mesafe kalacak şekilde yakınına gelmişti. Gözleriyle evi derinlemesine süzdükten sonra yüzüne yalancı bir gülümseme yerleştirip dizlerinin üzerine çöktü. Buradan rahatlıkla Masal'ın kalp atışlarını duyabiliyordu. Masal etrafına bakındı ve;
-l...lütfen be..be..benim bir suçum yok. Lütfen bana zarar verme .
- Ya senin bana verdiğin zarar!O ne olacak?
- beni zorlayan sendin . Ben hiçbir zaman o köşke gitmek istemedim. Senin yanında olmak istemedim.
- bütün bu olanların sorumlusu sensin. Ama merak etme. Sana vereceğim zarar bu kadar basit olmayacak ve o gün geldiğinde kendi isteğinle köşke döneceksin.
- böyle birşey asla olmayacak.
Masal derin bir nefes aldı gözleri biraz ilerisinde duran vazo ile buluştu. Ani bi hamleyle vazoyu eline alıp yilbat'ın başına indirdi. Yilbat neye uğradığını şaşırmıştı. Birkaç yalpalamadan sonra elini başına götürdü. Saçlarının arasından düşen kan damlaları onu daha da çılgına çevirdi. Masal bulduğu fırsatla yerinden fırlayıp merdivenlere yöneldi. Abartopar merdivenlerden çıktı. Halil'in dışarıda olabileceği ihtimalini düşünerek tüm gücüyle bağırdı. Yilbat ilk önce sağa sola yalpalasada kendini toparlayıp Masal 'ın hemen arkasından yukarı çıktı. Masal'ın çığlıkları Yilbat 'ı görünce son buldu. İçinden bir ses durmadan son geldiğini söylüyordu. Yilbat'ın attığı her adımda o da arkasındaki korkuluklara doğru ilerliyordu. Tam Yilbat konuşmaya başlayacaktı ki Masal kendini merdiven boşluğunda buldu. Aşağı doğru düşüyordu. Küçük bedeni büyük bir gürültüyle yerle buluştu. Başından sızan kan koşarak aşağı inen Yilbat 'ın gölgesi ile buluştu.
Arkadaşlar umarım yeni bölümü beğenmişsinizdir.
