Söylediğim şeyin üzerine sadece önümde duran tabağa bakabiliyordum. Harry ise tek kelime bile etmemişti. Aradan biraz zaman geçince hala karşımda oturduğundan emin olmak için başımı kaldırıp ona baktım. Evet, ordaydı. Bana bakıyordu.
“O halde burada iki arkadaş olarak oturuyoruz?”
Açıkçası böyle bir tepki beklemiyordum. Hele bana gülümsemesini, hiç beklemiyordum. Başımı salladım onu onaylamak için. Bunun dışında bir tepki vermeye henüz hazır değildim. Nedense sevgilim olduğunu söyledikten sonra şoka girip eklemleri donan ben olmuştum. Ben mi yanılıyorum yani bunun tam tersi olması gerekmiyor muydu?
Yemeklerimiz bitip de kafenin önünde birbirimizden ayrılana kadar ikimiz de bir daha tek kelime etmedik.
-
Eve gittiğimde kendimi gerçekten çok kötü hissediyordum. Ona sevgilim olduğunu söyleyerek doğru bir şey yapmıştım ama istemsizce ‘keşke söylemeseydim’ gibi şeyler geçiyordu aklımdan. Söylemeseydim daha zevkli bir randevu geçirirdik. Söylemeseydim ikinci bir randevu için sözleşirdik. Söylemeseydim ikinci randevumuz muhtemelen akşam olurdu. Söylemeseydim o akşam beni dudaklarımdan öperdi. Ah, bunu yapmasını nasıl da isterdim…
“Tanrı aşkına, kendine gel, Chloe!”
Sonunda gözlerimi açıp başımda dikilen Meda’ya baktım. Ellerini belinin iki yanına koymuş, kaşlarını çatarak alnının kırışmasına sebep olmuş bir halde bana bakıyordu.
“Neyin var senin?”
“Ne demek neyim var? Bir şeyim yok. Hem sen nasıl içeri girdin?”
“Anahtarı kapıda unutmuşsun. Farkında mısın bilmem ama bu da bir şeyin olduğunu gösteriyor.”
“Ah. Öyle mi yapmışım? Farkında değilim.”
“Unutmanın farkına varamazsın zaten.” Meda konuşmaya devam etmeden önce yanıma oturdu. Sırtımı dikleştirmiştim, kendimi savunmaya hazırlanır gibi. “Harry’yle randevun nasıl gitti?” diye sordu imalı imalı. Ona söylemememe kızmıştı muhtemelen. Ama durun bir dakika.
“Sen nereden biliyorsun?”
“Harry hazırlanırken Zayn yanındaymış. Bana da söyledi.”
“Ah, tabi.” Bunu nasıl düşünememiştim? Sevgili ekstra ünlü en yakın arkadaşım Meda ve onun ekstra ünlü erkek arkadaşı Zayn. Çifte kumrular.
“Bunu neden Zayn’den duyduğumu sormadan önce bana nasıl geçtiğini anlat.”
Derin bir nefes aldım. Aslında bu konu hakkında konuşmak istemiyordum ama başka şansım yoktu. Ona bir açıklama borçluydum.
“Ona sevgilim olduğunu söyledim.”
“Bu da Harry’nin eve neden asık suratla girdiğini açıklıyor.”
Bir anda kalbimin hızlanmasına engel olamadım. Heyecandan bütün iç organlarım hareketlenmeye başlamıştı. “Üzülmüş mü?”
“Evet, seni aptal. Sana senden hoşlandığını defalarca söyledim.”
Meda’nın iğneleyici ses tonu beni kendime getirmişti. Birini üzdüğüme nasıl sevinebilirdim ki? Yani aslında tabi ki sevindiğim şey onun üzülmesi değildi, benden hoşlanıyor olduğuna dair bir kanıt bulduğuma sevinmiştim. İlk gece telefon numaramı alıp beni yanağımdan öpmesi, bir sonraki karşılaşmamızda aklından çıkmayan kızın ben olduğumu söylemesi ve sonunda bana çıkma teklifi etmesi dışında başka bir kanıt.
Şunu kabul etmeliyim ki, gerçekten bir süredir aptallığın sınırlarını ciddi ciddi zorluyordum. Meda bana kızmakta haklıydı.
“Chloe, yanlış yapıyorsun.”
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Chloe
FanfictionHer şeyin yolunda gittiği bir hayatım var. Üniversitenin son yılındayım ve mezun olduğumda kendi paramı kazanmaya başlayacağım. Daha şimdiden kendime ait evim ve arabam var, ailem sağ olsun. Harika bir arkadaşa sahibim. Bir de beni her zaman anlaya...
