10.Bölüm- Sezon Finali

316 15 4
                                        

Merhaba :) Final yapacağım dedim biliyorum fakat kararsızdım sezon finali veya final yapmak arasında, arkadaşım ve onun arkadaşı(henüz doğrudan konuşmadık hep dolaylı olarak arkadaşım üzerinden konuşuyoruz ama çok yardımcı oldu) sezon finali yap dediler ve bir kaç konuda yardımcı olmayı teklif ettiler bende tamam dedim :D Bölüm gecikti biliyorum üzgünüm bu aralar başka bir hikaye üzerinde çalışıyordum, onu da paylaştım, adı Yasaklı okursanız beni mutlu edersiniz. Çok konuştum susuyorum iyi okumalarr :D

MULTIMEDIA: Eniis ^.^

Belimin üzerindeki elini onu uyandırmamak amacıyla yavaşça kaldırdım, kollarının arasından sıyrılırken aynı zamanda bunu yapmak istemiyordum. Yine aynı yavaşlıkla yataktan çıkmaya çalışırken kendimi başarılı, dikkatli bir cerrah gibi hissetmiştim fakat hayır sadece Enis'i uyandırmadan şu odadan çıkmak için çabalıyordum. Kaşları çatıldığında uyandığını sanmıştım ama diğer tarafa dönüp uykusuna devam ettiğinde derin bir oh çektim. Sessizce parmak uçlarımın üzerinde yürüyerek odadan çıkıp kapıyı aralık kalacak şekilde çektim. Midemden gelen gürültü "Hey sen Enis'le doydun ama bize gerçek yemek lazım!" diyordu sanki. Enis'in de acıkmış olabileceğini göz önüne alarak makarna yapmaya karar verdim. Salonun önünden geçerken televizyon izleyen Derin'in beni fark etmemesi için dua ettim ve adımlarımı hızlandırdım ama Derin çoktan beni görmüş ve oturduğu yerden kalkıp-fırlayıp- yanıma koşmaya başlamıştı. Mutfağa girerken beni takip etti. Ben Enis'leyken Derin'in canı sıkılmış olmalı ki bir hışımla çıktığı mutfağı düzenlemişti. 

"Tencereler nerede?" diye sorarken ona bakmadan dolapların içini yokladım. Cevaba gerek kalmadan tencerelerin olduğu dolabı bulup içinden bir tencere çıkardım ve içine su doldurdum ardından ocağa koyup altını yaktım. Gözlerini bana dikmiş olan Derin'e dönüp kaşlarımı kaldırıp baktım.

"Ne yaptınız odada?" diye sordu merakla. 

"Uyuduk daha doğrusu o uyudu." derken omuz silktim.

"Bu kadar mı?" dedi hayal kırıklığına uğramış gibi. Gözlerimi devirip ona baktım.

"İşine bak Derin." derken sert bir ifadeye bürünmüştüm. Yüzünü asıp salona giderken arkasından baktım ve sonra önüme döndüm.

---

Makarnamı sos ile tatlandırdıktan sonra Enis'i uyandırmak için odaya gittim. Yatağa oturup onu izlemeye başladım, dolgun dudakları 'Gel beni ısır.' diye bağırıyordu. Üzerinde çeşitli fanteziler kurmaya başlamadan kolundan tutup hafif sarsarken "Enis" diye seslendim. Gözlerini bir kaç kez kırpıştırdıktan sonra tamamen açtı ve "Noldu?" diye sordu kısık bir sesle. 

"Makarna yaptım yeriz diye, henüz elimden bu geliyor." dedim dudaklarımı bükerek. Yattığı yerden doğrulup elini saçına attıktan sonra kaşlarını çatıp yüzüne ciddi bir ifade yerleştirdi.

"Senden sadece benimle uyumanı istedim Arya." dediğinde şaşkınlığımı gizlemeye çalıştım.

"Ben şey karın acıkmıştır diye düşünmüştüm." diye mırıldandım.

"Herneyse." deyip başından savdıktan sonra "Yiyelim mi?" diye sordum. Başıyla onaylarken ciddi ifadesini bozmamıştı.

--

Tek kelime etmeden yemeğini yerken sessizliği bozup "Bu kadar kızacağını tahmin etmemiştim, sorun olmaz diye düşünmüştüm." dedim.

"Tamam herneyse bende biraz büyüttüm, sinirim sana değildi aslında ama sana patladım." dedi omuz silkerek.

"Ne oldu?" diye sorduğumda çatalıyla oynamaya başladı. 

"Hiç ya annem evleniyormuş sadece." dedi yine omuz silkerek.

"Ah şey ben şaşırdım..." derken sözümü kesti.

"Dahası var bekle." dediğinde sağ kaşımı kaldırıp ona baktım. "Ayaz'ın babasıyla evleniyor. Daha önce görüştüklerinde anlamalıydım, üstelik o piçte bunu bana söylemişti bense iş görüşmesi olduğuna kendimi inandırmıştım."  

"Yalnızlık zor Enis bilirsin işte annen çok genç ve yalnız olmak istememesi normal. Hem Erdem Amca'yı tanırım, çok iyidir." dediğimde gözlerini öfke kapladı.

"O yalnız değildi Arya, ben vardım! Ama boşversene bunu anlatmam hataydı. Senin doğru düzgün ailen bile yok ne anlarsınki. Hem annemle o piçin babasının evlenmesi senin yararına olur; benimle kavga edince Ayaz'a gitmek için yol yürümene gerek kalmayacak, seni becermeye çalıştığında seslenirsin gelir alırım seni." dedi. Dediklerini sindirmeye çalışırken sakinliğimi korumuştum. Aynı anda iki yerden vurmuştu beni, sinirlenince öküzün teki oluyordu. Elimdeki çatalı masaya bırakırken yutkundum. Sakinliğimi korurken "Çık git evimden." dedim. Ağlayacaktım fakat onun önünde değil, hayır bir kez daha güçsüz gözükemezdim onun karşısında.

Oh crap.Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin