Derin bir nefes alıp geldiğimiz yere baktım camdan.
1,5 saat süren yolculuğun ardından oldukça tenha bir korunun içinde kocaman ve fazlasıyla ışıklı büyük bir villa vardı.
"İyi akşamlar efendim."
Şoförün çoktan kapımı açıp konuşmasıyla düşüncelerimden sıyrıldım ve uzattığı eli tutarak arabadan indim.
Elbisemi düzeltirken evin kapısının açılmasıyla oraya doğru ağır adımlarla ilerlemeye başladım.
İç sesim bana sürekli en kötü ne olabileceğini sorup duruyordu, düşünemeye çalışarak beni karşılayan uşağa nazikçe gülümseyerek yaklaştım.
"Hoşgeldiniz efendim, lütfen beni takip edin." dediğinde söylediğine uyarak peşinden evin içine girdim. Ev tamamen boştu, bomboş evde sadece topuklarımın sesi yankılanıyordu, bir tablo bile yoktu.
Uşağın durmasıyla az daha kendisine çarpacaktım ki, uşak köşeye geçti ve büyük kapının kulpunu tutup açtığında nazikçe içeri girmemi bekledi.
Tamam, bunu yapabilirdim.
Endişeli yüzümü değiştirmeye çalışıp içeriye adım atıp öylece kaldım.
Bomboş ve neredeyse benim evim büyüklüğündeki salonun tam ortasında üstünde servis tabaklarının olduğu beyaz örtülü şık bir kare masa, yemek masasının çaprazında ikram edilecek yiyeceklerin olduğu bir masa, neredeyse tüm salonun camla kaplı olduğu köşede ise bir adet Zayn Malik-
Zayn Malik?!
Siyah takımının içinde sırtı bana dönüktü ve elbette geldiğimi anlamış olacakki elinde ki şarap kadehiyle bana döndüğünde sanki birinin beni durduğum yere çiviyle sabitlemiş gibi hissettim.
Arkamdaki kapının kapandığını duyunca yürümem gerektiğini anlayarak beynime bacaklarım için resmen komut verdim.
Orta hızda ilerleyerek masaya yaklaştım ve çantamı masaya bıraktığımda bana doğru büyük adımlar atarak yaklaştı.
Oldukça sakin görünüyordu, hatta birazda gülümsüyordu.
Gülümsüyor muydu?
"Merhaba." diyerek elimi uzattım.
Elim mi titriyordu benim?!
Sıcacık eliyle, elimi sıktı ve tebessümünü büyüterek bana sıcak bir gülümseme verdi
"Merhaba." dedi.
Vay canına, gerçekten heyecanlıydım ve ben bile bu kadar heyecan içerisindeyken Lola'nın burada olup ne hissedeceğini düşündüm.
Ah Lola, kesinlikle burada olmalıydın.
"Oturalım mı?"
Sesiyle beni üzgün düşüncelerimden sıyırıp ona bakmamı sağladı.
Kaç dakikadır masanın desenini inceliyordum?
"Ah, evet tabii." diyerek sandalyeme yöneldiğimde masanın etrafında dönüp sandalyemi benden önce çektiğinde utanarak oturdum.
Utanarak mı?!
Etrafı bir kez daha incelemeye başladığımda neden bizden başka kimsenin olmadığını düşüneceğim esnada içeri birkaç kişinin girmesiyle biraz daha rahatladığımı hissettim,
"Beğendin mi?" dedi.
Nasıl bu kadar sakin olabiliyordu?
"Anlamadım?" diyerek bakışlarımı dergilerde yada kliplerinde gördüğüm kusursuz yüzüne çevirdim.
Bu yüzü canlı görmek farklı hissettiriyordu, gerçekten de çok çok iyi bir görüntüsü vardı,
"Mekandan bahsediyorum." dediğinde başımla onay verdim,
"Evet çok güzel, ferah ve-"
"Boş." diyerek cümlemi tamamladığında gülümsedim,
"Evet boş." dedim.
"Hoşgeldiniz efendim, soğuk başlangıcın ardından ana yemekler servis edilecektir, ne içersiniz?" dedi hizmetçi.
O ne zaman yanımıza gelmişti?
"Ben senin gelmeni beklerken kırmızı şarap aldım kendime, tavsiye ederim, içimi oldukça iyi." dedi.
Hizmetçiye döndüm,
"Aynısından lütfen." dedim.
Derin bir nefes alıp önüme döndüğümde bana baktığını fark ettim.
Sorgulayan bir ifade ile ona baktığımda kocaman gülümseyerek bembeyaz dişlerini gösterdi.
Ne kadar da çok gülüyordu..
"Çok sessizsin ve ben böyle birini beklemiyordum." dedi alayla.
"Nasıl birini bekliyordun?" dedim onun ifadesini taklit ederek.
"Beni görür görmez çığlık atacak yada üstüme atlayacak birini" dediğinde gözlerimi devirdim.
Ah bu gece burada kesinlikle Lola olmalıydı, bahsettiği kişi kesinlikle onu işaret ediyordu.
"Konuşmayacak mısın?" diye mırıldandı.
Tekrar ela gözlerine odaklandım,
"Ne söylememi istersin?" dediğimde içten içe kendime hayret ettim.
"Kendinden bahset, neler yapıyorsun Lola?" dedi hemen ardından dili ile kırmızı güzel dudaklarını yaladı.
Dikkatim dağılıyordu.
"Ah ben Lola-"
"İşte neredeyse başlamak üzeresiniz!"
Kapıda yankılanan ses ile ikimizde o tarafa baktık, kalem elbisesi ile bize doğru peşinden kalabalık bir ekip ile ilerleyen bir kadındı.
Zayn'in ayağa kalkmasıyla bende kalktım,
"Sevgili Zayn umarım her şey yolundadır. Bir eksik yok ya?" diyerek elini sıktı.
"Hayır her şey mükemmel." dedi kuru sesiyle.
"Ve sen Lola olmalısın, ne kadarda güzelsin, senin fotoğrafların elime ulaşmadı ama canlı gördüğüm daha iyi oldu. Ben Meg, seninle telefonda konuşmuştuk." dediğinde ne söyleyeceğimi bilemeyerek sadece uzattığı elini sıktım.
"Nasıl hissediyorsun? Eminim bayılmak üzeresindir ama sakin ol, ilk önce birkaç fotoğrafa ihtiyacımız var." dediğinde şaşkın ifademle ona baktım.
Bakışlarım Zayn'e kaydığında bana alaycı ifade ile bakıyordu,
"Ne fotoğrafı?" dedim.
"Konuşmuştuk bunu unuttun mu? Dergide Zayn Malik ile fotoğraflarınız yer alacak gelecek sayıda. İnsanlar ve özellikle hayranlar bu yemeği merak ediyorlar, onlara birkaç kare göstermemiz gerek hem senin içinde şahane bir anı olacak." dediğinde gözlerim kocaman açıldı,
Lanet olsun sana Lola, bunu bildiği halde bana bir şey söylememişti.
"Evet, arkadaşlar tatlı Lola'nın pudrasıyla ilgilenin, fotoğrafta kusursuz olmasını istiyorum! Hadi hareket edin!"
"Ama ben-"
"Merak etme yemek devam edecek, önce birkaç poz. Hadi tatlım hareket et." diyerek beni makyöze doğru itti.
Hiçbir şey söyleyemeden yüzüme yapılan şeye sessiz kaldım.
"Tamam mıyız? Evet, hadi Lola Zayn'in yanına geç ve bu anı ölümsüzleştirelim."
Başımı Zayn'e çevirdiğimde gayet sakin bir şekilde camın orada öylece duruyordu.
"Zayn, hayranına ne yaptın böyle kız dilini yutmuş gibi." dedi gülerek Meg.
"Geldiğinden beri çok fazla cümle kurmadı, bende şüpheliyim." dedi sırıtarak.
Dalga mı geçiyordu?
"Hadi tatlım." diye beni Zayn'e doğru itti Meg.
Bu kadın beni itmeyi sevdi herhalde.
Zayn'in yanına geçip öylece durduğumda Meg ve yanında ki renkli saçlı kız güldüler.
"Aman Tanrım gerçekten olaylar garip derecede komik bir hal alıyor." dedi Meg.
Tam ona cevap vereceğim sırada belimde hissettiğim el ile bundan vazgeçip Zayn'e baktım,
"Rahatla ve gülümse." diye mırıldandı ve karşıya baktığı an flaş patladı.
Tekrar kameraya döndüm ve zoraki bir gülümseme yerleştirip elimi Zayn'in beline yerleştirdim.
Sahiden de bu oluyor muydu?
"Biz biraz geciktiğimiz için ilk reaksiyonları kaçırdık, o yüzden birkaç ilk karşılaşma pozu istiyorum." dedi Meg heyecanla.
"Anlamadım ne pozu?" dediğimde bunu duymazdan gelip fotoğrafçıya işaret verdi,
"Hadi Lola, Zayn'e sarıl."
"Ne?!"
Biraz yüksek sesli bir tepki vermiş olduğumun farkındayım ama ne halt oluyordu ciddi anlamda bir fikrim yoktu ve Zayn Malik bana hiç yardımcı olmuyordu.
"Ona sarılmak istediğini biliyoruz, işte fırsat. Ona sarıl ve bizde birkaç poz alalım." dedi Meg.
Zayn'e endişeyle baktığımda omuz silkerek bana döndü ve beni kendine doğru çekti.
Ne?!
"Şimdi ellerini boynuma dola." dedi gözlerimin içine bakarak.
Hipnoz olmuş gibi söylediğini yaptım,
"Sarıl bana." diye sessizce konuştuğunda başımı sağ omzuna doğru götürdüm.
Patlayan flaşları görmezden gelerek gerilmiş bedenimle kitli bir şekilde öylece durdum.
"Şhh, sakin ol. Birazdan bitecek." diye fısıldadı kulağıma doğru.
Yutkunmakla yetindim.
"Ve son olarak yemek masasında da birkaç görüntü alıp bitirelim. Tatlı Lola böylelikle biraz sakinleşir." dedi Meg ve gülümseyerek ışık ekibini yemek masasına yönlendirdi.
Sinir olmuştum bu kadına.
"Bende." dedi Zayn.
Boş gözlerle ona baktığımda demin söylediğim şeyi duyduğunu anlayıp masaya ilerledim ve yerime oturdum.
"Evet hadi bana en şirin gülümsemenizi verin, sonrada sizi rahat bırakayım." dedi Meg.
Derin bir nefes alıp fotoğrafçıya döndük ve gülümseyerek poz verdik.
Gözlerimin yanmasına neden olan fotoğraf çekimleri sona erdiğinde Meg hızla Zayn'in yanına geldi;
"Dergimize zaman ayırdığın için çok teşekkür ederim." diyerek elini uzattı Meg.
"Rica ederim, oldukça eğlenceli bir etkinlik oldu." dedi Zayn.
Sahi mi?
"Ve sevgili Lola, bu gecenin tadını çıkar. Karşında Zayn Malik oturuyor ve bütün geceyi susarak geçirmemelisin." diyerek gülümsedi Meg.
"Teşekkürler." dedim kuru sesimle.
"Evet arkadaşlar burada işimiz bitti, hadi onları yalnız bırakalım. İyi geceler." diyerek takım arkadaşlarıyla kapıdan çıktılar.
Derin bir nefes verdim ve şarabımdan büyük bir yudum aldım.
Şimdiden başım ağrımaya başlamıştı.
"Bir an hiç gitmeyecekler sandım." dedim kendi kendime ve daha sonra kafamı kaldırıp beni seyretmekte olan Zayn Malik'in kusursuz yüzüne baktım.
"Artık gece başlayabilir mi?" dedi gözlerime odaklı bir şekilde.
Diliyle dudaklarını ıslattığında bakışlarım yine dudaklarına kaydı,
Tanrım bunu yapmak zorunda mıydı?
Güçlükle gözlerimi gözlerine doğrulttuğumda yüzünde tanımlayamadığım bir ifade vardı.
"E-evet." dedim tereddütle.
Havada ki akım çok farklıydı.
"Güzel." dedi ve hizmetçiye işaret ederek tabağının üzerindeki peçeteyi yüzükten çıkartıp kucağına serdi.
Hizmetçi yada garson, her neydiyse yiyemediğimiz soğuk başlangıçları kaldırıp ana yemeği servis etmeye başladığında bende peçetemi kucağıma dikkatlice serdim, ardından kusursuz suratın sesi ile bakışlarım kucağımda ki peçetede donup kalmasına neden oldu;
"Bana gerçek adını söyle."
Siktir..
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Safe And Sound | ZM
Fanfiction~ "Ne kadar zaman geçerse geçsin, seni kırmızı elbisenle süzülerek bana doğru ilerlediğin ilk andan beri biliyordum ki, elime kalemi her aldığımda, yazdığım her bir satırda seni yazacak, insanların dinleyeceği bütün şarkılarda seni söyleyecektim A...
