BÖLÜM 6/GARİP

481 27 8
                                    

Tren istasyona yaklaştığında hertaraf rengarenkti.Sanki her yerde binlerce Rose vardı.Gözlerim ağrıdı onlara bakmaktan.Hepsinden nefret ediyordum ama yaşamak istiyorsam kendimi onlara sevdirmeliydim.

Hemen pencereye koştum ve gülümseyip el sallamaya başladım.

"Aferin işte böyle."dedi Enboria.

Frank'a baktım bana çok kızgın bir şekilde bakıyordu.Bunu yapmaya mecburum.

"Trenden indikten sonra hemen yeniden yaratılma merkezine gideceksiniz ve stilistlerinizle tanışacaksınız."dedi Brutus.

Trenden indikten hemen sonra bizi bir binaya götürdüler.Beni baştan aşğıya soydular ve metal bir plakaya yatırdılar.Biraz sonra içeriye üç kişi girdi.İki kadın bir erkek.Hepsi beni tebrik etti.

Erkek olan baştan aşağıya pembeydi ve altın rengi dövmeleri vardı.Kadınlardan birinin ten rengi maviydi üstünde turkuaz rengi elbise ve peruk vardı.Diğer kadının saçları altın rengiydi ve simsiyah giyinmişti.Tek tek adlarını söylediler.Erkek olanın adı Jin turkuaz rengi giyen kadının adı Zaura ve simsiyah giyen kadının adı Bianca'ydı.

Beni şapur şupur öptüler.Sürekli "Ne kadar güzel bir kızsın şu kadar tüylü olmasan."diyorlardı.

Birkaç dakika sonra bacağıma bir bez yapıştırıp çektiler ve "AHHHH!!!"diye bağırdım.Sonra "Bu ne?"dedim.

Bir şey demediler aynı şeyleri yapmaya devam ettiler.Bir saat sonra kendimi tüyleri yolunmuş tavuk gibi hissettim.Tüm vücudum yanıyordu.Vücuduma bir yağ sürdüler.Bu yağ vücudumu rahatlatmıştı.

"Tatlım biz gidiyoruz birazdan Risse(erkek)gelicek."dedi Zaura ve çıktılar.

Beş dakika sonra Risse denilen kişi içeri girdi.Üstünde beyaz gölek altındada beyaz pantolon vardı.Ayrıca bembeyaz saçları vardı ama boya olduğu belliydi çünkü 25-26yaşlarında gibiydi.Her tarafında altın rengi dövmeler vardı.Göz kapaklarında bile.

Vücuduma şöyle bir göz gezdirdi.Sonra hiç bir şey demeden çıktı.Ne garip adamdı.Bir saat sonra Risse elinde bir kıyafetle geldi.Bu kıyafet galiba haraçların geçit töreni içindi.Kıyafeti giyene kadar gözlerimi bir bezle kapattı.Biraz sonra ayağıma topuklu bir ayakkabı giydirdi.Sonra gözlerimi açtı.Bu elbise müthişti.Straples bir elbiseydi göğüs kısmında yıldızlar vardı.Risse beni elimden tuttu ve odada küçük bir tur attırdı.Arkamdan küçük yıldızlar ve parıltılar çıkıyordu.

"Risse bunu bir saatte nasııl yaptın?"dedim.

O "Meslek sırrı."dedi.

İçeriye Zaura ve ekibini çağırdı.Onlar gelince Risse dışarıya çıktı.Bence çok garip bir adam.Jim yüzüme bir şeyler sürdü.Biraz sonra Bianca iki saç tutamını aldı ve arka taraftan kocaman sarı bir yıldızla birleştirdi.Biraz sonra işleri biti çok güzel görünüyordum.Zaura beni son bir kez daha etrafımda dönürdü ve dışarıya çıkardı.Karşı odadan da Frank çıkıyordu.O da benim gibi yıldızlı şeyler giymişti.Saçlarının ön kısmını sarı spreyle boyamışlardı.

"Çok güzel olmuşsun"dedi.

"Sen de çok yakışıklı olmuşsun"dedim ve gülümsedim.

O da bana gülümseyerek karşılık verdi.Hemen asansöre bindik ve en alt kata indik.Bizi Rengi sarı olan atların yanına götürdüler.Risse bize

"Etrafa gülümseyin el ele tutuşun."dedi.

Biz bir birimize baktık ve yaşmak için bunu yapmamız gerektiğinin ikimizde farkındaydık.

o da ben de "Peki"dedik ve at arabasının arkasına bindik.

Capitol marşı çalmaya başladı ve kapılar açıldı.Etraf yine rengarenkti.Dışarı çıktık ve hemen gülümsemeye başladım.Biraz sonra Frank elimi tuttu ve havaya kaldırdı.Artık bütün gözler bizim üzerimizdeydi.Büyük ekranda biz vardık.Arkamızda parıltılar ve yıldızlar.Kesinlikle herkesin aklında biz vardık ve sponsorlarımız kesinlikle olucaktı.Büyük alana vardığımızda o pislik adamı gördüm.Başkan Snow'u.Her zamanki şeyleri söyledi ve herkes önünde eğilmeye başladı.Biz de eğildik ve sonra atlar hareket etti.Bizi eğitim merkezine geri döndük ve 2.kata çıktık.Odama gittim.Üstümü değiştirip ılık bir duş aldım.Yatağa giridim.Yorgundum.Bu yüzden kolayca derin bir uykuya daldım..

72.Açlık OyunlarıHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin