BÖLÜM 10/KORKU

411 25 2
                                    

Sabah erkenden uyandım ben hep stresli olduğumda erkenden uyanırım.Her sene toplama gününde de erkenden kalkarım.Bugün de aynı şey oldu saat şu an 6 ve benim hiç uykum yok.Ayağa kalktım ve lavaboya gittim.Elimi yüzümü yıkadım.Ellerimi yıkarken ellerimin titrediğini fark ettim.Çok korkuyorum bu doğru hem de çok.Değişik duygular hissediyorum.Çok garip ölüceğini bile bile ölümüne gitmek.Oraya gidicem ve ölümümün nasıl olucağını ve ne zaman olacağını düşünmeye başlıycam.Şu an ellerimden destek almasam düşüp bayılabilirdim.Ayrıca şuan acaba arena nasıl olucak? ve oyun kurucular nasıl bir pislik hazırlıyor? sorularınında cevaplarını da düşünmeye çalışıyorum.Biraz daha kendime geldiğimi fark ettim.Kendimi düzeltip vücudumu dikleştirdim ve odaya döndüm.Yatağımın üstünde aynı eğitim zamanı giydiğimiz kıyafete benzeyen kıyafet vardı.

"Bunları kim bıraktı?Hey!!Kimse yok mu??"diye bağırdım ama ses yoktu.

İki dakika lavaboya gittim ve ara gelip bıraktılar.Saate baktım saat 6.30'du.Ben yarım saattir lavabodaymışım.Hemen kıyafetleri giydim ve gitme vaktinin geldiğini anladım.ÖLÜME!

Biraz sonra içeriye Rose girdi yanında Enboria vardı.Bana gitme vaktinin geldiğini söylediler.Bende hemen onlarla odadan çıktım.Rose bir anda bana sarıldı.

"Senle aramız iyi olmasada ben senin kazanmanı çok istiyorum tatlım.Sen güçlüsün kazanabilirsin."dedi.

Şaşırdım ondan böyle sözler beklenmezdi.Eminim ki bunu Frank'e de söylemiştim.Olsun ben yine ona sıkıca sarıldım.Sonra o başka bir yere gitmek için yanımızdan ayrıldı.Enboria ile başbaşa kaldık.Bu kadından hiç hoşlanmamıştım.Rose'a bile iyi davranıp sarıldıysam da bu kadına asla öyle bir şey yapmazdım.Bu kadına gördüğümden beri bir gıcıklığım vardı ama o benim arenadaki tek kozumdu bu yüzden ona hiç kötü davranmadım.Bir asansöre bindik.En üst kata çıktık orada bir hava aracı vardı.Enboria bana sarıldı.

"İlk işin cornicopia'ya koşmak olsun.Orada hemen silahlara atla.Sana güveniyorum."dedi ve asansöre geri bindi.

Korkudan elim ve ayağım titriyordu.İçeri girdiğimde bütün haraçlar vardı.Korkum bütün haraçları görünce daha da arttı.Korkumu belli etmemeliydim.Ben güçsüz görünmemeliydim.Yoksa ilk avlananılacaklar listesinde başı çekerdim ama etrafta öyle korkan haraçlar var ki ben bayağı aşağılarda olurum herhalde.Yerime geçtim.Yanımda 10.mıntıkanın kız haracı vardı.Bana gülümsüyordu bende ona hafif bir gülümsemeyle baktım ve önüme döndüm.Biraz sonra bir kadın elinde bir iğneyle geldi.Takip için çip takmaya gelmişti.İğneyi koluma batırdı.Çok canım yandı ama sesimi çıkarmadım.Hava haracı herkesin çipleri takılmasıyla havalandı.Kendimi bir an çok kötü hissettim.Gerçekten şu an kusabilirim.Galiba bu hissi tek ben hissetmemişim.Yanımdaki kız midesindeki herşeyi önüme boşalttı.Çok iğrençti ben hep böyle şeylerden iğrenirim bi kusmuk iki KAN!!Ama şimdi tam kan banyosunun içine gidiyordum.Ben bu yüzden kariyerler gibi değilim.Ben hiç bir zaman korkusuz olmadım hep bir şeylerden korktum.Şimdide korkumla yüzleşmek zorundaydım.Uzun bir yolculuktan sonra yani bana uzun gelen bir yolculuktan sonra hava aracı durdu.Bizi bir binaya götürdüler.uzun bir koridolu geçtikten sonra bir odaya vardım.İki barış muhafızı kapıda bekliyordu.İçeri girdiğim an korkum daha da arttı.

İçeride elinde kıyafetler bulunan Risse vardı.Elime kıyafetleri tutuşturdu ve beni bir kabinin içine sürükledi.Kıyafetlere bir göz attım.İki paçadan oluşuyorduüst kısmı ince bir yağmurluk rengi siyah,alt kısmı siyah bir pantalon ve ayakkabı olarak simsiyah bot.Ayrıca siyah bir tişört.Bunları giyip odaya geri döndüm.Karşıma elinde koca bir su dolu bardakla Risse duruyordu.Elime tutuşturup.

"İç.Arenaya gitmeden önce bir şeyler yemelisin diye düşündüm."dedi.

Diğer elimede sandiviç tarzı bir şey verdi.Elimdekileri bitirdikten sonra bir kadın sesi duydum.

"Son 20 saniye"diyordu.Bu da benim ölümüme 20 saniye kaldığı anlamına geliyordu.

Cam bir alanın içine girdim.Kapaklar kapandı ve hareket etmeye başladım.Bir süre karanlıkta kaldıktan sonra gözlerimi alan güneşle karşılaştım.Gözlerim ağrıyordu.Yavaş yavaş etrafı görmeye başladım.

Karşımızda Cornicopia ve etrafında daire şeklinde biz.Çoğu kişinin gözünde korku vardı.Kariyerlerden bahsetmiyorum bile.Onlar şuan nasıl kanlı ölümler yapacaklarını planlamakla meşgul ama bir problem var.Hepsi mutsuz bir şekilde Cornicopia'ya bakıyordu.Ben de oraya doğru baktım.Ben mi yanlış görüyorum.Cornicopiada çok ama çok az silah vardı.Görebildiğim 3 silahtı.Ne güzel oyun kırucular yine yapacaklarını yaptılar.Ne güzel!Durun daha bitmedi.Arena çok sıcak.Şimdiden her tarafım terledi.Bu arada arenaya göz atmak için etrafa baktım.Her taraf ağaçlarla doluydu.Buradan kurtulabilirsem saklanabileceğim çok yer olucak.Tabi nu olmayacağı için.Bir anda kulakları sağır eden bir ses duyuldu:

"Bayanlar ve baylar 72.Açlık oyunları başlasın!! Ve şans sonsuza dek sizinle olsun!"

Biraz kısa ama bundan önce paylaştığım bölüm uzun olduğu için beni bu sefere affedin yazabilirsem.Cumartesiye belki yeni bölüm gelebilir.Sizi seviyorum ❤️❤️

72.Açlık OyunlarıHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin