BÖLÜM 15/HASTANE

255 18 0
                                    

Gözlerimi yavaşça aralarken bembeyaz bir odada olduğumu anladım.Yan tarafımda kimler varsa hareketlendiklerini fark edebiyordum.Etrafımda bir sürü kablo ve iki tane serum vardı.Bir serumdan kıpkırmızı kan akıyordu.Diğerinden ise mor bir sıvı akıyordu.Bu mor sıvının ne olduğu hakkında hiç bir fikrim yoktu.Ne ise benim tüm acımı dindiriyordu.Üstümdeki beyaz örtüyü üzerimden aşağıya ittim.vücuduma baktığımda o arenada olan tüm yaralar ve çizikler yoktu.Beni erkenden süslemeye başlamışlar.Kendime bakmaktan içeriye giren ve tahminimce hemşire olan kişiyi fark etmemiştim.

Sapsarı saçları vardı.Galiba 25 yaşındaydı.Yüzünde siyah dövmeler vardı.Odaklanınca göz renginin kırmızı olduğunu anladım.Yavaşça yanıma yaklaştı ve kolumdaki mor sıvı akan boruyu çıkardığı an belimdeki acı tüm vücudumu kapladı.Hemşire diğer boruyuda çıkardı ve odadan hiç bir şey demeden çıktı.

Elimle üstümdeki kıyafetin bel kısmını açtım ve sırtımdaki yaraya baktım.Pantalon yırtılırda üstüne kumaşla yama yaparsın ya orası da o haldeydi.Üstüne deri yapıştırmışlar.Daha fazla bakmaya dayanamadım ve tişörtü alta doğru çektim.Sıkıntıdan etrafı inceliyorken bir anda kapı açıldı v içeriye Rose girdi.

Ağlıyordu elindeki mendille içeri girdiğinde göz yaşlarını sildi ve yüzüne sahte bir gülümseme yerleştirdi.Bu sefer simsiyahtı.Elbisesi,saçları,makyajı ve dövmleri.Yavaşça bana doğru yaklaştı ve yanımdaki koltuğa oturdu.Ona döndüğümde ağladığından dolayı akan makyaj yüzünden o muttalardan birine benziyordu.Ona böyle garip baktığımı anlamış olucak ki çantasından aynasını çıkardı ve kendine baktı.Bakarken azından kısa ve tiz bir çığlık yükseldi.Hemen çantasındaki makyaj malzemelerini çıkarıp makyjını iki dakikada düzeltti.Büyük başarı.

"Tatlım kendini nasıl hissediyorsun?"dedi.

"Ben iyiyim bir an önce buradan çıkmalıyım."dedim.

Cebinden küçük ekranı dokunmatik olan bir alet çıkardı ve ordan saatler ve yanında yazılar olan bir program açtı.İnceledi sonra bana dönüp.

"Zaten başka şansımız yok.Ben sana hemen kıyafetini getiricem onu giyiceksin makyajını yapıcaz ve Caeser'ın programına çıkıcaksın.Zaten işler bir hafta ertelendi Başkan Snow bu gecikmeden dolayı çok sinirli.En iyisi ben hemen elbiseni getiriyim seni burada hazırlarlar."dedi ve gitti.

O kadar hızlı konuşmuştu ki dediklerinden çok az şeyi anladım.Kendimi dikleştirdim ve Rose tekrar içeriye girdi.Elimde simsiyah bir elbise vardı.Kısaydı ve kabarıktı.Üstünde siyah taşlar vardı ama çok az.Yavaşça ayağa kalktım ve elinde ki elbiseyi aldım.Rose hala bana bakıyordu.

"Çıkarsan giyinicem."dedim.

"Sen iyileşmişsin."dedi ve çıktı.Çok biliyo.Gerizekalı.

Üstümdeki pis hastane elbiselerinden kurtuldum ve elbiseyi üstüme geçirdim.Arkasındaki siyah fermuarı sırtıma kadar çektim.Hazırlandığımı kanıtlayacak bir ses çıkardım.Bu sefer içeriye Zaura ve ekibi girdi.Beni getirdikleri bir aynanın başına oturttular ve işlerine başladılar.Hem yapıp hem de beni nekadar sevdikleri hakkında saçma sapan şeyler geveliyorlardı.Hatta bazen Zaura ağlıyordu.Onların bu hallerine alıştığım için sessiz kalmayı tercih ettim.

Makyajın ve saçım çok kısa sürdü.İşleri bittikten sonra odadan çıktılar.Aynadan kendime baktığımda siya bir far ve siyah bir ruj sürmüşşerdi.Çok hoşuma gitmişti asi ve korkutucu bir görüntüm vardı.Aynadan Ros'un içeriye girdiğini gördüm. Bu artık gitme vaktinin ve o iğrenç insanların karşısına çıkmam gerektiğinin anlamıydı....

Uzun bir ara vericektim ama yapamadım.Yazmak istedim ve yazdım.Biraz kısa oldu ama diğer bölümü bu sefer daha yakın zamanda yayınlıycam.Sizi seviyorum❤️❤️

72.Açlık OyunlarıHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin