BÖLÜM 12/KUŞ

324 22 12
                                    

Sabah Frank'ın beni sertçe dürtmesiyle uyandım.

"Lucy çabuk çantan sırtına al.Buradan hemen gidiyoruz."dedi.Hemen uyuyakaldığım ağacın dibinden ayağa kalktım.Kalkmamla yere düşmem bir oldu.Kuş saldırısı!!!Her tarafta kuşlar vardı.Hemen çantamı aldım.Frank önden hemen koşmaya başladı.Ben de yerden kalktım ve onu takip etmeye başladım.

Frank benden çok hızlı koşuyordu.Aramızdaki mesafe çok açılmıştı.

"Frank!!!"diye bağırmama rağmen beni duymadı.Kuşlar da bana epey yaklaşmıştı.Bu sefer yırtamıycam kesin bana bir şey olucak dememe kalmadı.Ayağım bir yere takıldı ve yere kapaklandım.Burnumun üstüne hem de.Şimdi hepten bittim.Kuşlar çok fazla yaklaşmışlardı.Bir de galiba burnumu kırdım.Ayağa kalkmaya çalışırken biri beni kolumdan tutup kenara çekti.Kuşlar önümden geçip gitti.Arkamı döndüğümde Robin oradaydı.

"Hayatını kurtardım bir teşekkür yok mu??"dedi.

"Teşekkür ederim ama buradan gitmem lazım."dedim. u sırada burnumun kanadığınıda fark ettinim.Ağzıma kan tadı geldi.

"Nereye gidiyorsun?Hem burnun çok kötü kanıyor.Benim çantamda bez olucaktı."dedi ve çantasını karıştırmaya başladı.Bende dudağımın üstüne gelen kabları elimin tersiyle sildim.Robin bezi sonunda buldu.Eliyle burnumu biraz yokladı.Biraz canım yanmıştı.Bu yüzden yüzümü buruşturdum.

"Kırılmamış.Sadece düşünce kanamış.Sen bu bezi şimdi.Burnuna tut."dedi.Ben dediğini yaptım.Aklıma Frank geldi.Onu hemen bulmalıyım.Robin'e döndüm belimde ki palaya bakıyordu.

"Bunu nereden buldun??Cornicopiada silah yoktu."dedi.

"Silah vardı ama sadece üç tane ok ve yay,balta ve pala.Biri Frank'te baltayı o cornicopiadan aldı.Palayıda bir çocuk öldürdüm ondan aldım.Ok ve yay birinci mıntıkanın kız haracında."dedim.

"Peki Frank nerde?"dedi.

"Biz onla birlikteydik.Kuş saldırısı sırasında onu kaybettim."dedim ve bir top sesi duyuldu.Umarum bu Fran değildir.Lütfen Frank olmasın.

"Hemen onu bulmalıyım.İstersen sen de gel."dedim.Onaylamak için başını salladı.Ben hemen önden yürümeye başladım.İlerlerken daha demin ölen haracın olduğu yere geldik.Ohh!Frank değildi ama baltayla öldürüldüğü belliydi.Kafası vücudundan ayrıydı.Frank yakınlarda olmalı.

"Frank!!!"diye bağırdım.

"Sen ne yapıyorsun?Bütün haraçları başımıza toplayacaksın."dedi Robin.Biraz sonra Frank

"Lucy!"diye bağırdı.Sesin geldiği yöne doğru koşmaya başladım.En sonunda Frank'i gördüm.

"Frank!"fiye tekrar bağırdım.Bana doğru döndü ve koşmaya başladı.Onu bulduğum için o kadar rahatladım ki.Hemen ona sarıldım.O da bana.

"Top sesini duyınca bir an sen öldün zannettim çok korktum."dedim.

"Ben de seni bulamayınca çok korktum."dedi.Sonra gözü arkadaki Robin'e takıldı.Galiba hatırlayamadı.

"O Robin yeni müttefiğimiz."dedim.Ona bakıp sahte bir gülümseme attı Frank.Galiba Robin'i gözü tutmamıştı.Aslında Robin çok güvenilebilecek biri değildi.En azından bize biraz yardımı dokunur.

"Ben çok açım ve susuzum."dedi Robin.Aslında ben de hem çok açtım hem de çok susamıştım.Aklıma çantamda olan ekmek geldi.Hemen çantamı karıştırmaya başladım.Ekmeği buldum.Elimle üçe böldüm.

"Ekmek bizi şimdilik idare eder.Şimdi su bulmalıyız.Bu yüzden hadi marş marş."dedim.Yürüneye başladık.Hava çok sıcaktı çok fazla su kaybediyorduk acilen su bulmalıyız.Etrafta hayvan olsa su olduğunu anlarız ama hayvanda yokki.Hepimiz yürürken ses çıkarmamak için elimizden geleni yapıyorduk.Ayaklabılarımız elimizdeydi.Ayağımızdaki çoraplarla ve parmak ucunda yürüyorduk.

"Nereye böyle kaçar gibi ha!!!"diye bir ses geldi arkadan.Hepimiz o tarafa döndüğümüzde.İri yarı,sarı saçlı bir erkek haraç karşımızda duruyordu...

Kısa oldu biliyorum..Bu arada düzenleme bitti baştan itibaren okumanızı hala öneriyorum çünkü baya bir değişiklik yaptım kurguda.Zorunluşultan dolayı oldu bu.Yorumlarınızı ve oylarınızı bekliyorum...

72.Açlık OyunlarıHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin