18| Kanın portresi

673 95 34
                                    

"Böyle hiçbir şey olmamış gibi davranmaya devam mı edeceğiz? Tanrı aşkına koskoca üç gün geçti ve insanlar her geçen gün iki katı ölüyor ve kimse bu durum için bir şey yapmıyor."

Jennie karşısındaki üç kıza baktı. O geceden sonra her şey yolundaymış gibi davranıyorlardı. Bu sinirlenmesine neden oluyordu. Hiçbir şey yolunda değildi ve hayatları tehlikedeydi.

Kitabı Lisa saklamış, güvende ve kimsenin ulaşamayacağı bir yerde olduğuna garanti vermişti. James'in her an kitaba ihtiyacı olabilir diye düşünüyorlardı. Bir şekilde hala ona bağlantılı olduklarına eminlerdi.

"Ne yapmamızı bekliyorsun Jennie? İnsanlara kötü bir ruhu saldığımızı ve insanlardan intikam aldığını mı söyleyelim?"

Jisoo ayağını sertçe yere vurdu ve soyunma odasından çıktı. Sinirlendiğini çok net belli etmişti. Rosé bir şey diyecek gibi elini kaldırdı ama sonra indirdi. Sessizliğini o an korumasının daha iyi olduğunu düşünmüştü.

"Onu nasıl serbest bıraktıysak öyle yakalamamız gerekiyor. Jennie... o kelimeler gibi kitapta yüzlercesi var. James kitaba bağlıydı bu yüzden evin dışına çıkamıyordu. Elbette bu bizim için çok büyük bir tehlikeydi ama şimdi dünya için daha büyük bir tehlike. Nereye gittiğini, kimleri öldürüp öldürmediğini bilemeyiz."

Rosé cümlelerinin saçmalığına şaşırdı ve kendine lanet etti. Durumu toparlamaya çalışırken daha da batırmıştı. Konuşmaması gerektiğini biliyordu ama kendini tutamamıştı.

"O yüzden bırakmamı mı istiyorsunuz?"

Jennie inanamayan gözlerle Rosé'ye baktı ve ayağını sertçe yere vurdu. Sonra soyunma odasından çıktı. Bugün hiçbiri için iyi bir gün değildi ve daha fazla onlarla tartışmak istemiyordu.

"Jisoo'ya çok benziyor."

Lisa yaslandığı dolaptan sırtını çekti ve Rosé'nin karşısına geçti. Sessizliğini tüm gün korumuştu ve ilk ettiği cümle buydu.

"Pekala. Tüm iş bize kalmış gibi görünüyor. Kitabı gören kız ve mağaranın istediği kız tek başlarına."

Rosé güldü ve ayağını sertçe yere vurup Lisa'ya öldürücü bakışlar atmaya başladı. İkisi de daha fazla dayanamayıp gülmeye başladılar ve soyunma odasından çıktılar. Jennie ve Jisoo'yu barıştırıp bir çözüm bulmaları gerekiyordu. Çözümün olduğundan bile şüphelilerdi ama denemeleri gerekiyordu.

Lisa telefonunu soyunma odasında unuttuğunu fark edince Rosé'ye kızları bulmasını ona yetişeceğini söyleyerek koşarak geri dönmüştü. Kendi kendine şarkı mırıldanırken telefonunu dolabın içinde bulunca güldü ve çıkışa yöneldi. Gününün biraz düzelmeye başladığını hissediyordu.

Kapının kolunu indirmeye çalıştığında kapalı olduğunu fark etti.

"Neden açılmıyor bu lanet şey?"

Ne kadar zorlarsa zorlasın açılmadığını fark edince yardım çağırmak için telefonunu açtı. Eli kapının kulpunu zorlamaktan acımıştı.

Telefonu birden elinden düşüp kırılınca neye uğradığını şaşırdı. Tam her şeyin düzelmeye başladığını düşündüğü sırada yine her şey kötüleşiyordu. Telefonu yerden aldı ve kafasını yavaşça yerden kaldırdı. Bir siluet gördü ve korkarak karşısına baktı.

"James..."

James yanında bir kızla ona bakıyordu. Lisa kızın yüzünü saçları kapladığı için tanıyamadı ama okullarından olduğunu üzerindeki hoodie'den anlamıştı. James aynaya kanla yazma işini bitirmiş olmalıydı. Çünkü kızın kolundan akan kan küçük bir havuz oluşturmuştu ve parmaklarının ucundan kan hala damlıyordu.

James Lisa'yı görünce kızı bıraktı ve Lisa'nın üzerine doğru yürümeye başladı. Lisa kapıyı yine zorlamaya başlamıştı. Açılmayacağını anlayınca gözlerini kapattı ve yere oturdu.

"Git buradan... git buradan... git buradan!"

Lisa duyduğu çığlıkla gözlerini hızlıca açtığında James gitmişti. Çığlığı ise kendisinin mi yoksa James'in mi attığını bilmiyordu. Bir an önce soyunma odasından çıkmak ve bir daha hiç geri dönmemek istiyordu.

"Şimdi ne yapacağım?"

Yavaşça kızın yanına yaklaştı ve nabzına baktı. Atmadığını anladığında yere çöktü ve kafasını dizlerine yasladı. Ağlamamak için kendini zor tutuyordu. Birini daha öldürmüştü ve kızın hiçbir suçu yoktu.

Ayna aklına gelince kafasını hızlıca kaldırdı. Gördüğü şeyle şok olmuştu.

James... Lisa'nın birportresini yapmıştı.

LogosHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin